Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Yarışma mı, yok sayma mı?

Tarih18 Ağustos 2010 , 17:01

Türk voleyboluna ivme kazandıran, heyecan getiren Türkiye Voleybol Federasyonu’nun yeni yönetimini birçok açıdan takdir etmemek, alkışlamamak mümkün değil… Çabası, iyi niyeti ve verdiği mesai her türlü övgüye değer…
Ancak bazı eksiklikleri ve yanlışlar da atlanmamalı veya voleybola hayatını adamış bizler tarafından da görmezden gelinmemeli, saygın ve yapıcı bir üslupla bunlar ortaya konmalı, tartışılmalı, en doğrusu bulunmalıdır…
TVF’nin de en olgun biçimde bizlere kulak vermesi, ele aldığımız konular üzerinde bir kere daha “Surf” yapması da beklediğimiz olgunluğu olmalıdır…
Voleybol hepimizindir… Hepimizin amacı bu mümtaz sporu daha iyi seviyelere getirmek değil midir?
Öyleyse, kızmadan, darılmadan birbirimizi dinlememiz en doğruları bulmamız açısından kaçınılmazdır…


“TVF Ödüllü Fotoğraf, Haber ve Röportaj Yarışması”nın ödülleri, geçen yıl olduğu gibi gene TSYD Yönetim Kurulunca belirlenen ve her nedense isimleri sır gibi saklanan, bir türlü açıklanmayan "Çok Özel Jüri” (!) tarafından yapılan değerlendirme sonuçları çok büyük tepkilere yol açtı… Birçok emekçi basın mensubu bu uygulama biçimine ve federasyonun tutumuna büyük tepki gösterirken, voleybol camiasının da çok büyük bir bölümü bu emekçilere destek verdi..
Basın kanuna tabi olan medyadaki kişilerin bir ödül yarışmasına katılması çok doğaldır… Ancak burada objektif yarışmak, konusunda uzman, kabul edilebilir duayenlerden ve bilirkişilerden kurulu bir jüri tarafından değerlendirilmeye tutulmalarını beklemek kadar da doğal bir hakka sahiptirler…
Bu arada basın mensuplarının da görevlerini yerine getirirlerken ilk amaçları katiyen ödül kazanmak değil, gazetecilik ilkelerini ve halka karşı sorumluluklarını layıkıyla yerine getirmek olduğunu da hatırlatmak isterim… Ayrıca ortaya çıkarılanların takdir görmesinin en büyük ve onurlu amaç olduğu düşüncesini taşımakta olduğumu da ilave etmek istiyorum…
TVF’nin bu yarışmadaki düşüncesi ve ana hedefi basını, bir cazibe merkezi yaratarak üzerine çekmek ve daha çok yer almak olabilir… Bu gayet doğal ve olumlu bir girişimdir ama bunu kısır bir anlayış içerisinde kapalı kapılar ardında gerçekleştirmesi, gerçekleştirirken de şaibe yaratarak şimşekleri üzerine çekmesi kendisini yıpratmaktan öteye gitmemektedir...
Kısıtlanmış, daraltılmış bir yarışma statüsü içinde, bu yarışmanın fazla rağbet görmemesini doğal olarak karşılıyorum… TVF Jürisinin de 3-4 kişi arasında ilk üçü seçmek için fazla bir gayret sarf ettiğini de düşünmüyorum…

İNTERNET SİTELERİNİ “YOK” SAYMA AYMAZLIĞI…
Yazdık, çizdik, anlatmaya çalıştık…
Çünkü yanlışlık vardı… Vefasızlık vardı… Haksızlık vardı… Bunların hepsi de emeğe karşıydı…
Üstelik bunun adresi, ısrarcılığıyla bizleri üzen, hayatımızın büyük bir bölümünü adadığımız voleybol sporunun patronu Türkiye Voleybol Federasyonu’ydu…
TVF, her nedense, voleybolun medyada daha fazla yer alması ve popülaritesinin artması amacıyla 2 yıl önce başlattığı “Fotoğraf, haber ve de röportajların, dergi, radyo veya televizyonda yer alması” ile ilgili açtığı ödüllü yarışmasında ikinci kez, internet sitelerini dahil etmemekte ısrar etti…
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de, İnternet basını taze haberciliğiyle yazılı basının önüne geçmiş bulunmaktadır… TVF’nin daha büyük kitlelere mal etmek istediği voleybolumuzun popülarite hızının artık daha ziyade internete bağlı olduğu tartışılmaz bir gerçektir…
Ülkemizde Cumhurbaşkanlığı’nın, TBMM’nin, Başbakanlığı’nın, Genel Kurmay Başkanlığı’nın, Dünyada ise FIVB’in (Uluslar arası Voleybol Federasyonu), CEV’in (Avrupa Voleybol Konfederasyonu) tanıdığı internet basınını ne yazık ki TVF tanımamakta ısrar etmektedir… Buna bir anlam vermekte zorluk çektiğimi ifade etmek istiyorum…
Bu yarışma TSYD ile ortaklaşa düzenlenmektedir… TSYD’nin resmi web sitesinde, gelişen elektronik medya kuruluşlarıyla ilgili olarak, Dünya Spor Yazarları Birliği (AIPS) ile koordineli olarak yürüttüğü internet gazeteciliğine ilişkin çalışmaların tamamlandığı, Antalya'da yapılan AIPS Kongresi'nde de görüşülen ve oy birliğiyle karara bağlanan internet siteleri tanıma kriterlerinin, TSYD Yönetim Kurulu’nun Mayıs ayı içindeki toplantısında da onaylanarak geçerlilik kazandığı haberini görmekteyiz…
Durum böyleyken bu yanlışın TVF tarafından er geç mutlak surette düzeltileceğini umuyor ve bekliyorum…
Bu arada İYAD’ın da (İnternet Yayıncıları Derneği) bu konudaki rahatsızlığını TVF’na iletmiş bulunmakta olduğunu biliyorum…

AKLIN YOLU BİR…
Her şeyin doğrusunu yapmaya çalışan, çok şeyler beklediğimiz, umutlarımızı kırbaçlayan TVF’nin er geç doğruyu kabul edeceğine ve de bir sonraki yarışmasında tüm bu yanlışları düzelteceğine, eksikleri tamamlayacağına, daha şeffaf olacağına ve de en önemlisi İnternet Basınına kucak açacağına tüm kalbimle inanıyor, voleybolumuzun bu anlayış, birliktelik ve kenetlenmeyle çok daha iyi günler göreceğini iddia ediyorum… Zira aklın ve doğrunun yolu birdir…

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar