Sporda kadın tanımlaması..

Tarih23 Ağustos 2010 , 16:24

Son yıllarda beni ve benim kadar bir çok sporseveri rahatsız eden bir konuyu tekrar ele alıp, düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

Kulislerde sıkça gündeme gelip, tartışılmasına rağmen kapalı kapılar ardında fısıltı dozunda kalan bu konu “BAYAN” ile “KADIN” arasındaki inceliği ve farkı görmeyen veya göremeyenlerin kabalığı olmaya devam ediyor.

Bazı kişi ve kurumların bayan sporculara ısrarla “Kadın” diye hitap etmeleri, hayatımızda ciddi bir şekilde ele alınması gereken bir yara haline gelmiş bulunmakta!
Bu ikilem yaşanırken, neler duydum neler?
Tuvaletlerin kapısında “Bayan” yazdığı için bu hitaptan soğuduğunu ifade edenler mi ararsınız, “Kadın” tanımlanmasından da “Hayat Kadınları”, “Hizmetçi Kadın” çağrışımlarını öne sürerek tiksinenler mi ararsınız?
Biz erkekler, hacet gidermek için kapısında “Gentilmen” yazan tuvalete girdiğimizde “Centilmen” mi olup, çıkıyoruz?

Bu traji komik algılamalar Türk insanına, Türk kadınına, Türk sporcusuna, Türk genç kızına zarar vermekten öteye gitmemektedir. Buna çanak tutanların tutumu asla bilgiçliklerinden değil, ya Türkçe kıtlığından, ya Yabancı dil eksikliğinden, ya cehaletlerinden ya da küçük menfaatler uğruna yüzdükleri dümen suyundan kaynaklanmaktadır.

ÖNCÜLER!

Bundan seneler önce İLKER YASİN “Kadın” ifadesini voleybolcu bayanlar için kullandığında çok kızmış, dahası kendisine de sert bir mektup yazmış fakslamıştım. Cevapsız kalan bu mektup sararmaya yüz tutmasına rağmen arşivimde hala durur. Daha sonra büyük üstat ve yorumcu (!) HINCAL ULUÇ da o benzetmenin içerisine balıklama dalmış ve fişlenmiş bir “Playboy” olarak ısrar etmişti.

Neymiş efendim, dünyada İngilizce “Women” deniliyormuş da, bunun sözlükteki tam karşılığı da “Kadın”mış...
Bizde de doğrusu bu olduğu için (!) bunu kullanmamız gerekiyormuş...
Mantığa bakar mısınız?

Onun ve de onun gibilerinin dil bilgilerinin, bakış anlayışlarının zafiyet içerisinde olduğundan eminim.

Bir de ATİLLA GÖKÇE var takıldığım..
O da dahiyane bir açıklama yapmıştı..
“Bay” ve “Bayan” sözcüklerinin Cumhuriyetin ilk yıllarında zarf üzerinde ya da resmi hitap tarzı olarak konulmuş uydurma sözcükler olduğunu hatırlatan (!) bay “Bilirkişi”, cinsel tanımlamalar yapılırken artık kadına “Kadın” diye hitap etmenin toplumsal saygının gereği (!) gördüğünü ifade etmiş, bu konuda Basketbol Federasyonu’nu “Öncü” (!) ilan etmişti..
Bu arada, bence Türkiye’nin en iyi köşe yazarlarından biri olan ve de yazılarını okumaktan zevk aldığım YILMAZ ÖZDİL’in bir demeci gözüme çarptı, yüzümü yıkadım!
“Kadın”a hâlâ “Bayan” diyenler tomruktur...”
Umarım bu benzetmeyi bayan sporcular için yapmamıştır...
Bu denli seviyesiz bir ifadeyi ona hiç mi hiç yakıştıramadım...
“Aydın” Özdil’in bu “Karanlık” ifadesi gerçekten beni çok üzdü ve düşünceye sevk etti...

UZMANLAR BÖYLE DÜŞÜNÜRLERSE ?...

Türk Dil Kurumu Başkanı (TDK) Prof. Dr. ŞÜKRÜ HALUK AKALIN, işin doğrusunun “Kadınlar Ligi” olduğunu, “Bay” ve “bayan” kelimelerinin, hitaplarda, genellikle soyadlarının önünde kullanılmak üzere, saygı sözü olarak türetildiğini vurgulayarak bir müddet sonra herkesin buna alışacağı iddiasında bulundu !...

Ancak ona aynı “Kadın” hitabının “Hizmetçi”, “Temizlikçi” gibi manalara da gelebildiğini de hatırlatmak isterim !...
Aynı Başkan, “Dilde her zaman doğrular değil, kullanım sıklığı da belirleyicidir !...” açıklaması kendi içindeki ikilemi göstermektedir. Akalın’ın spora uzak oluşu bu sarsak açıklamalarının hafifliğini ağırlaştıramaz !...

Dil Derneği Başkanı SEVGİ ÖZEL de 'Kadın'' ifadesinin daha doğru olacağını savundu ve “Bayanlar” ifadesini çok tutucu (!) olduğunu vurguladı !...

Gazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. LEYLA KARAHAN da dilbilimde yaygınlığın esas olduğunu, dile mal olan kelimelerde yanlışlığın tartışılmayacağını ifade etti.
''Bayan'' ve ''Kadın'' kelimelerinin yaygınlık oranının yakın olduğunu belirten Karahan, ''Kadınlar ligi” tuhaf gelmiyor, pekala olabilir. Bir zaman sonra bu alanda o da yaygınlaşacaktır. Bazı tabirler yaygınlaştıkça, kaba gibi gelen anlayış ortadan kalkar. Bir kelimeye hangi anlamı yüklerseniz, o anlamda sürer gider'' yorumunu yaptı.
İÜ'den Doç. Dr. SEVGİ ÇUBUKÇU "Erkeğin karşılığı kadındır, bayan değil" demiş...
Gerekçe olarak da “Bayan” sözcüğünün kullanımının erkekler aracılığıyla kadınlar arasında ayrımcılığı körükleyen (!) bir yanı olduğunu belirtmiş ?...

Vah vah ki ne vah...
Anlayacağınız en tepelerde de bir kültür, algılama zafiyeti yaşanmakta...

ÖNEMLİ ARA AÇIKLAMA

Üşenmedim, Türk Dilinin bu önemli “Bilirkişi”lerinden birine ulaştım (Ricası üzerine, resmi kimliğine zarar gelir korkusuyla, malum devir enteresan ve tehlikeli bir devir, ismi bende saklı) ve tanımlamasını hatırlattım. Bana yaptığı açıklamayı aynen yayınlayıp, sizlerle paylaşmayı görev sayıyorum !...

“-Beni arayan bir gazeteci, direk olarak “Erkek” tanımlamasının karşıtının “Kadın” tanımlaması mı, yoksa “Bayan” tanımlaması olduğunu sordu. Ben de tabii ki “Kadın” dedim !... Aslı da budur... Ancak ben spora uzak bir kimseyim ama bana bu tanımlamayı sporda bir genelleme içerisinde sorduğunu söyleseydi, tabii ki her yaştaki sporcuları düşünerek, tereddütsüz “Bayan” derdim !...”

Yorumu sizlere bırakıyorum !...

BİR KADIN (!) VOLEYBOL YAZARIMIZIN İŞGÜZARLIĞI
İnsanlar yaşadıkları camialara saygı duymak zorundadırlar..
Hele kitlelere haber ulaştıran, ulaştırırken de gazeteciliğin erdemi olan “Doğruluk” ilkesine uyması gerekenler bu konuda çok hassas olmak zorundadırlar !...

İsminin bir manasının “Hint Prensesi” olduğunu bildiğim genç bir “Kadın” (!) voleybol yazarımız bakıyorum da voleybol ile ilgili haberlerinde “Kadın Takım” ve dolayısıyla “Kadın Voleybolcu” tanımlamasını zimmetine geçirmiş...

Basketbol yazsa bu kadar üzerinde durmayacağım !...
“Körle yatan şaşı kalkar..” diyeceğim !...
Ama söz konusu Voleybol olunca, orada “Dur bakalım...” deme hakkım doğuyor !...
Öyle ya, TVF’nunun elinin tersiyle ittiği böylesine bir adlandırmayı nasıl ve ne hakla dejenerasyona uğratır ?...
Bu ne cüret ?...
“Basın hürriyeti” bu mu demek ?...
Yaptığı etik mi ?...
Dürüstlük bu mu ?...
Bu kadını şiddetle kınıyor, doğruya ve dürüstlüğe davet ediyorum ?...
“BİRGÜN” pişman olmadan !...

KÜLTÜR FARKI
Basketbol Federasyonu’nun “Kadınlar Ligi” ifadesini kullanması, Voleybol Federasyonu’nun ise “Bayanlar Ligi” tanımlamasında ısrar etmesi beraberinde bu tartışmayı alevlendirerek gündeme tekrar oturttu. Edebiyat kültürü hayli yüksek olan Voleybol Federasyonu Başkanı EROL ÜNAL KARABIYIK, “Dil kendi gelişimini kendi tamamlar. Zorlamaya gelmez, zorlarsan tutmaz.” sözlerini ayakta alkışlıyorum...
Helal olsun !... İşte kültür farkı...

“KADIN”IN SÖZLÜK KARŞILIĞI

Şimdi İngilizce-Türkçe sözlük takıntısından bir an sıyrılıp, gelin “Kadın” kelimesinin Türk Dil Kurumu’nun Türkçe sözlüğündeki manasına bir göz atalım...

Kadın: Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen, erkek veya adam karşıtı.

Şimdi sorarım, kızlarımızı bir anda “Kadın” diye adlandıran o çok bilmiş (!) kişilere.
İçlerinde genç kızların çoğunluğunu oluşturduğu bir takımı bu şekilde adlandırıp, hitap etmekle o genç kızların bakireliğine de dokunmuş, sözle taciz etmiş olmuyor musunuz?
Peki ya kendi kızınız olsa ona da “Kadın” sınıfına mı koyar, öyle mi hitap edersiniz?
Evinizde “Kadın gel buraya ?...” dediğiniz zaman karınız ve kızınız aynı anda mı geliyorlar?

Kısacası “Kadın” ile “Bayan” arasındaki farkı hala göremiyor, anlayamıyor musunuz?
Yarın birisi daha çıkıp, “Erkekler Takımı” yerine “Adamlar Takımı” dese, bunu da mı kabul edeceğiz?

Merak edenler için hemen belirteyim, “Adam” kelimesinin de (Erkek gibi) İngilizce karşıtı “Men”dir. Tüm bunları geçelim, biz kendi öz lisanımızı, zengin Türkçemizi, ifade güzelliğimizi İngilizceye göre mi ayarlayacağız?
Bu kadar mı özentiyiz?
Bu kadar mı basitleştik?
Yoksa bu bir kör cehaletten mi kaynaklanmakta?...

“ÇOKBİLMİŞ”LERE BİR SORUM VAR...
“Çok bilmişler”e bir de şunu vurgulayarak sormak istiyorum !... Her dildeki kelime, diğer dillerdeki kelimelerin aynı manasına gelecek diye bir kural yok !...
Hatta bazı kelimelerimizin İngilizce'de karşılığı bile yok, olan bazılarının da anlamları değişik!...

Hadi bakalım, bana “Oğlan” kelimesini çevirin...

Vaktinizi almamak için hemen cevabını vereyim: “Boy”...
Yani “Erkek Çocuk”...
Tam tersini yapın...
“Boy” kelimesini Türkçe’ye çevirin: ... “Oğlan” ...

Sayın “İngilizce” budalası beyler, şimdi tutup ben Genç Milli Erkek Takımlarımıza “Oğlan Milli Takımı” desem ve yazıma da böyle manşet atsam, bana tepki göstermez misiniz?
“Oğlan” kelimesi dilimizde genelde aşağılayıcı bir tonlamayla da kullanıldığını hepimiz gayet iyi biliyoruz değil mi?

Eeee..
Bakire genç kızlarımızı “Kadın” yapan zihniyet, bir gün bakarsınız, delikanlı sporcularımızı da diğer bir anlamı da “Cinsel bakımdan erkeklerin zevkine hizmet eden sapık erkek (Afedersiniz) manasına da gelebilen “Oğlan” da yapabilir...
Belli mi olur ?...

MİNİ ANKETİM

Çevremde, irtibata geçtiğim, içlerinde bayan sporcuların, voleybol basınının da bulunduğu tam 416 kişiye sordum.

"SPORDA KADIN TANIMLAMASI" manşetli köşe yazım için özellikle sporcu bayanlar için 'Kadın' tanımlaması kullanan Basketbol Federasyonu'nun ve de kullanan herkes ile ilgili düşünce ve yorumlarınızı bekliyorum dedim.

168 kişi geri döndü.
(Bana zaman ayıran, bu çok önemli yaraya merhem olanlara teşekkür ediyorum!
Cevap vermeyenlerin ve de veremeyenlerin de canları sağ olsun!)

Bunlardan yalnızca 3 kişi, “Kadın” kelimesi kullanımını normal karşıladıklarını ifade ettiler! (İçlerinde eski bir bayan sporcumun da olması beni ne yalan söyleyeyim üzdü)
7 kişi çekimser kaldığını belirtti!

(Ancak çoğunun, “Bana dokunmayan bin yaşasın!” felsefesinde olduğunu biliyorum !...)

158 kişi net bir cevap vererek, “Sporcu Kadın” tanımlamasını itici ve kaba bulduklarını vurguladılar!

Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı EROL ÜNAL KARABIYIK tavrını net bir şekilde ortaya koymuş, “Sporcu Kadın” tanımlamasını elinin tersiyle itmiş, nazarı dikkate bile almamıştır. Basketbolumuzun duayenlerinden 2 kız sporcu babası DOĞAN HAKYEMEZ geçenlerde bir televizyon programında “Kadın Sporcu” kelimesini doğru bulmadığını açıkça ifade etti. Aynı şekilde yıllarını Türk Bayan Basketboluna adamış FEHMİ SADIKOĞLU’nun da tepkisi büyük oldu, hiç şaşırmadım...

Yaptığım görüşmeler sonunda bakın kimler ne dedi ?...

NACİ BAYAMLIOĞLU (TVF Eski Başkanı) :
“Alışılmış kibar tanımlamayı kabalaştırmak çok çirkin. Birileri kuyuya bir taş atmışlar, şimdi bin akıllı çıkarmaya çalışıyor. Bu konuda ayrılan zamana yazık! Sporda tartışılacak başka konu mu kalmadı?”

ERDOĞAN ARIPINAR (TMOK En eski ve kıdemli üyesi) :
“Sporda kadın benzetmesine çok öfkeliyim ! Hangi mantık bu ? Ne yapmak istiyorlar ? Yanlış kere yanlış”

JEYAN ERBEN (Voleybol Antrenörleri Derneği Başkanı) :
“Küçük yaştaki sporculara kadın yakıştırması yapmak kaba ve terbiye dışıdır. En uygun bayan veya kız yakıştırmasıdır.”

FEHMİ SADIKOĞLU (Basketbolumuzun duayen Hocası) :
“Ben bayan sporculara kadın denmesine karşıyım. Ayrıca çok da tuhaf geliyor. Eskiden kız takımları derdik? Basketbol Federasyonu yanlış yapıyor. Eğer illaki kadın sıfatını kullanacaklarsa A takımları bazında kullansınlar, genç, yıldız ve küçük takımlara kız takımları kız sporcular desinler? Ama A takımlarında oynayan kızları da nazarı dikkate alsınlar!”

BÜLENT MERİÇ (Eski Voleybol Antrenörü) :
“Kadın sporcu tanımlaması kaba ve genç bayan sporcular için onur kırıcı. Kızlarına kadınım diye hitap eden ana babalar var mı acaba bilmek istiyorum?”

NEJAT SANCAK (FIVB Antrenör Hocası) :
“Öyle saçma şey olmaz kardeşim! Kız kızdır, kadın kadındır. Aradaki farkı biz mi öğreteceğiz? Bayan her iki tarafı da kucaklayan bir sıfat.”

ADNAN KISTAK (Eski Bayan Milli Takım antrenörü) :
“Sporcularımıza “Kadın” damgası vurmak, genç sporcu kızlarımızı da bu kategoriye koymak aşağılayıcı bir üsluptur! Biz daima sporcularımıza “Kızlar”, “Bayanlar” olarak hitap ettik ve de etmeye devam ediyoruz. Bu kötü benzetmeyi kullananlar ayıp ediyorlar. İngilizceye göre mi hareket edeceğiz? Zaten zengin dilimiz yeterince dejenere edilmeye çalışılıyor?...”

NEDİM ÖZBEY (Voleybol Erkek Milli Takım eski antrenörü) :
“Kadın tanımlamasına inanılmaz tepki gösterdiğimi ifade ediyorum. NTV ve Eurosport’taki o malum spikerler ve de bazı çok bilmişlere çok şey söylemek istiyorum ama dilim varmıyor?”

CENGİZ TOKGÖZ (Duayen Voleybol Yazarı) :
“16 yaşındaki bir kız çocuğuna bayan mı diyeceğiz, yoksa kadın mı?”

ALEV ANAKÖK (Duayen Voleybol Yazarı) :
“Sporda “Kadın” tanımlamasını sert, uygulanmasını itici buluyorum. Bazı kelimeleri yabancı dillere göre bire bir çevirmek zorunda değiliz. İşin suyu çıkıyor.”

RAGIP TEKİN (Duayen Voleybol Yazarı) :
“Genç Kadınlar” müsabakası yapabilir miyiz? Türkiye’de alışılmış bir hitap biçimi vardır. Sabit fikirli olup ortalığı velveleye verenleri kınıyorum.”

ENVER BAĞLARBAŞI (Duayen Voleybol Yazarı) :
“Türkçede kaçıl diye bir kelime vardır. Ancak daha kibar olduğu için çekil ya da çekilir misin deriz. Normal hayatta erkek / kadın deriz, ancak voleybolda bayan daha dile ve kulağa hoş geldiği için kullanılmalıdır. Ayrıca kadın evlenmiş kızları da akla getirmektedir... Bayan Voleybol Takımlarının kapılarına teker teker kilit vuruluyor. Veda etmemek için çabalayanların sayısı da az değil! İşte bu önemli. Bayan kelimesi hem kız hem de diğerlerini kapsadığı, dile de hoş geldiği için kullanılmaktadır. Bayan voleybol takımları teker teker kapıya kilit vuruyor.Türk Telekom, Gaziantep Şahinbey, Yalovaspor, SGK..., Ankaragücü ve Karşıyaka ise çabalıyor veda etmemek için. Önemli olan budur. Gerisi bence abesle iştigal.”

ABDULLAH GÜMÜŞBAŞ (Voleybol uzmanı ve idarecisi, TVF eski İstanbul temsilcisi) :
“Böyle saçma şey olur mu? Bayan ile kadın arasındaki farkı göremeyenlere söyleyecek söz bulamıyorum.”

GÖKHAN EDMAN (Eski Bayan Voleybol Milli Takım antrenörü) :
“Rahmetli babamın bir sözü hala kulaklarımda… “Dil yaşar…” demişti. “Bayan” hitabı sadece sporda değil, genel olarak Türk halkının latif bir sözcüğüdür. ”Kadın” erişkinliği çağrıştırır… Bir alt yapı antrenörü olarak “Kadın” kelimesini ve benzetmesini sporda çok itici ve kaba buluyorum.”

TAYFUN PİŞİREN (Voleybol Antrenörü) :
“Bayan sporcu ve Bayan takımı tanımlamasını daha uygun ve etik buluyorum.”

DÜŞVAR İYİİŞ (Duayen Gazeteci) :
“Sporda kadın tanımlaması çok çirkin geliyor. Benim spor ve gazetecilik yapım böyle bir sıfatı kaldırmıyor! Kızım olsaydı ve de birisi “Kadın” diye hitap etseydi dava ederdim!”

NACİ ARKAN (TSYD İstanbul Şube Başkanı) :
“Sporumuzda yapılacak bin tane iş varken, nelerle uğraşmak zorunda kalıyoruz, anlamak mümkün değil ?...Yıllarca alışık olduğumuz ve de çok yakışıp, örtüşen “Bayan” kelimesinin birden bire değiştirilmek istenmesini çok yanlış buluyorum. Bu hitap çok çirkindir ve de dişiliği çağrıştırmaktadır… Gencecik sporcu kızlarımızı da bu kategori içerisine hapsetmek büyük ayıptır!”

GÜVEN TANER (TRT Spor Servisi Müdürü) :
“Yıllarca “Bayan sporcu” diye tanımladıklarımıza “Kadın” demek çok çirkin ve ağır. “Kadın Sporcu” denmesi kadar saçma sapan bir şey olamaz!”

BAHAR MERT (Bayan Milli Takım eski takım kaptanı) :
“Valla böyle bir ikilemin açıkça farkında bile değilim, karşılaşmadım da? Ama “Kadın” kelimesi kulağı tırmalayıcı ve rahatsız edici. “Bayan sporcu” tanımlamasına alışığız. Doğrusu da budur. Kalıplaşmış bir hitap bozulmamalı. Hem sempatik, hem tüm yaşları kucaklayıcı. Bu arada “Kadın” benzetmesinin kullanılmasında ben açıkça bir kötü niyet görmüyorum ama yanlış olduğu kesin!”

EMİN BOĞAÇ (BELICIUM AVM Genel Müdürü) :
“Sporcu bayanlara kadın tanımlaması yapmak çok çirkin. Modern ülkeleri (!) bilemem ama bizde bu cinsel ayırım sınırı yüksek! Millet işini gücünü bıraktı da cinsel uzman mı kesildi?”

SİNEM BELTAN (Eski Bayan Milli Voleybolcu) :
“Günlük hayatta kullanılan ve çoğu zaman " bağyan" diye okunan "bayan" kelimesi bana çok itici gelir. Hatta sadece erkekler değil kadınlar tarafından da… Örneğin: Çok güzel bir bayan filan diyorlar. Bu bana göre hoş değil. Erkeğin karşılığı kadındır, bayan değil. Ancak spor camiasında çeşitli kategoriler var. Minik, yıldız, genç, A olarak. Şimdi bu durumda “Kadın” kelimesi pek uygun düşmüyor bana göre…”

GİZEM GÜREŞEN (Bayan Milli Takım oyuncusu) :
“Kesinlikle bayan olmalı. Kadın kelimesi çok kaba, kulağa hiç hoş gelmiyor.”

ZENNİBE YILDIZ (Voleybolcu) :
“Tabii ki Bayan olarak hitap edilmek isterim. Kadın benzetmesi çok kaba !”

ŞEHRİBAN SÜMER (Bayan sporcu annesi) :
“Neden her şey değiştirilmek isteniliyor, bu moda mı oldu? Benim kızım evlenmedi, evlenip de ayrılmadı. Ben de modern bir anne sayılırım. Ama yine de kadın ve bayan arasındaki fark beni rahatsız ediyor. Üslup çok çirkin geliyor. Voleybol Federasyonu’nun bu konudaki açıklaması beni çok memnun etti. Erol Ünal Karabıyık Başkanıma teşekkür ederim. Daha anlamlı ve içeriği fayda getirecek konularla uğraşmalı insanlar. Eğer bunun siyasetle de bir alakası var ise esefle kınıyorum bir anne olarak .Kızımı saygı sevgi ve değer gören bir toplumda yetiştirmek istiyorum.”

BİROL KESKİN (Eski Voleybol Antrenörü / Almanya) :
“Türkçemiz, öylesine zengin bir dil ki, ancak bizler cahilliğimizden olsa gerek dilimizi yeteri kadar kullanamıyoruz. Bir Alman günde 8 ila 10 bin kelime kullanarak konuşur, bizlerde sadece ve sadece, 3 ila 5 bin kelime kullanarak konuşuyoruz, bunun içinde İngilizce’den ve Fransızca’dan aldığımız kelimeler de dahil. Evet Almanca’da “Frau” bayan demektir, “Weib” da kadın. Mesela Almanya’da da Bayanlar Voleybol Ligi, “Frauen Volleyball Liga”dir, “Weiber Volleybal Liga” değildir. Şimdi nereden çıktı bu “Kadınlar ligi” Allah aşkınıza? Ne gerek var böyle tartışmalara? “Bayanlar Ligi”nin suyumu çıktı? İleri gideceğimize geri gidiyoruz. Yazık, gerçekten yazık! Bu anlamsız , bu gereksiz tanımlamayı kınıyor ve bu tanımlamadan bir an önce geri dönmelerini , bir spor emekçisi ve bir antrenör olarak diliyorum.”

SEVİL GÜNER TANYOL (Eski voleybolcu) :
“Sporcu bayanlar için “KADIN” tanımlamasını ilk duyduğumda irkildim, şaşırdım ve yadırgadım. Bu güne değin hiç kimseyi rencide etmediği halde “BAYAN” sözcüğünün yerini “KADIN”a bırakmasına aslında bu kadar da şaşırmamak gerek. Tüm değerlerin yozlaştığı, sevgi ve saygının yitirildiği, terbiye ve nezaketin çoktan unutulduğu bir ülkede erkekler hanımlardan “Karı” diye bahsediyorsa, sporcularına da “Kadın” demelerini çok doğal karşılamalı. Aslında belki de yanlış olan bizleriz? Bakıyorum da her şey bize ters, çirkin, bayağı, tuhaf geliyor. Çünkü doğduğumuz şehre, ait olduğumuz ülkeye yabancıyız ve ne yazık ki azınlığız?”

NUR UĞURDEMİR İZCİ (Eski voleybolcu) :
“TV’de eşimle beraber bir voleybol maçı izlerken büyük tepki verdiğimde bana şöyle bir soru sormuştu: "Bayanlar deniyorsa o zaman baylar, erkekler deniyorsa o zaman da kadınlar denmesi gerekmiyor mu?” Teknik olarak belki doğru olduğunu ama bu hitap şeklinin kulağa hoş gelmediğini hatta kaba olduğunu belirtmiştim. Bu değişimi ortaya kimin attığını ve camianın da bunu bu denli kolay nasıl kabullendiğini merak ediyorum doğrusu?”

GÖKHAN SAYGI (Veteran Bayan Voleybolcu babası) :
“Günümüzde Türk kadınının yitirdiklerini unutmayalım. "Bayan" kadınlar için bir değer ifadesidir. Ben "kadın" tanımlamasına karşıyım!”

GÜLBİN EPİRDEN (EPİRDEN BEACH VOLLEY Başkanı) :
“Spor camiasında çeşitli kategoriler var, minik, yıldız, genç ve A olarak. Şimdi bu durumda "kadın" kelimesini onlara nasıl yakıştırırsınız ?... Çok çirkin bir hitap tarzı… Bu benzetmenin içinde Kadın / Kız ayırımı süistimal edilmekte. “Bayan” sıfatı mutlaka devam etmeli. Bizim dilimiz, bizim kulağımızdır önemli olan. Esas Amerikalılar, İngilizler bizim dilimizi örnek alsınlar ?...”

MEHMET ALİ KUYUMCU (Turizmci, Tatil Köyü İşletmecisi) :
“53 yıllık hayatımda hep “Bayan” diye hitap ettik. Doğrusu da budur. Eski köye yeni adet getirmesinler!”

MUZAFFER ARSLANBOĞAN (İş Adamı) :
“Bayan tanımı sporcular için çok daha yumuşak ve yakışır. Bunu tartışmak bile abes!”

KERİM DİNÇ (Ses Mühendisi) :
“Bayan çok daha estetik. Hele spor yapan kız çocuklarımızı da düşününce?...”

TEKİN DEMİRTAŞ (TV Vakfı Kurucu Üyesi) :
“Kadın kelimesi çok kaba. Alışılagelmiş sıfatlarla uğraşma kahramanlığından çok daha önemli işler var sporumuzda.”

NURHAN ÇİFTÇİBAŞI (TVF eski MHK Üyesi, Eski Milli voleybol hakemi) :
“Tabii ki “Bayan”, “Kadın” tanımlaması çok itici.”

İsminin açıklanmasını istemeyen Türkçe Dil Uzmanı Öğretmenim : “Kadın söylemi sporcuda çok kaba bir benzetme. Nasıl “Kadın Hakları” “Bayan Hakları” olamıyorsa, “Bayan Sporcu” da “Kadın Sporcu” olamaz! Türkçemizi yerinde, doğru kullanalım!”

TURGAY TÜRKOZAN (Alyans Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı) :
“Ben de Türkçenin katledilmesine karşıyım. Yakında o veya bu sebeplerden hiçbir kelimeyi kullanamamaya başlayacağız. O zaman ne olacak?... Sürekli yeni anlamsız kelimeler mi türeteceğiz ve bunlara anlam katmaya çalışacağız?...”

ALPER ÖZBEKREM (Gıda Uzmanı) :
“Kadın benzetmesi çirkin ve oldukça kaba. İşin içine bekaret sokmayın beyler? Sporu kirletmeyin!”
Evet dilimizde “Erkek” karşılığı “Kadın”dır doğru olan ama bu hitap şeklinin kulağa hoş gelmediğini hatta kaba bulduğumu belirtmek istiyorum. Bu değişimi ortaya kimin attığını ve camianın da bunu bu kadar kolay nasıl kabullendiğini merak ediyorum doğrusu...

ZEYNEP SAĞLAM (Sağlık Uzmanı) :
“Nasıl ''Erkekler takımı'' değil de ''Beyler takımı'' denilmiyorsa, “Kadınlar” yerine de “Bayanlar” denilmemesi lazım. Bayan sadece bir kadına hitap şekli olabilir; Kadın'ı daha saygın, daha yüce, daha statülü göstermez…”

DİLEK GÜLMEN (Eski voleybolcu) :
“Ben “Kadın” sözünü tercih ederim, “Bayan” sözünü duyunca hep tuvaletler geliyor aklıma. Bir de bayan, yani bayıltan anlamı var! O da çok sevimsiz! Kadın kadındır, her dil ortamında…”

FEDERASYON BAŞKANLARI NELER DEMİŞLERDİ?

(Kaynak : Yazılı Basın ve Web siteleri)
Türk sporuna yön veren liderlerdir Federasyon Başkanları… Görüşleri, tutumları ve icraatları sporumuzu yarınlara taşımaktadır… Bu son derece önemli konuda yaptıkları açıklamaları basın ve web sitelerinden alıntı yaparak aşağıya çıkardım… Gelin bir göz atalım?...

EROL ÜNAL KARABIYIK (Türkiye Voleybol Federasyonu Bşk) :
“Zorlamaya gelmez. Mevzuatta isimlerde değişiklik yapılmadan, tanımlanmış, isimleşmiş faaliyetlerde, lig isimlerinde bu kelimeleri kullanmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Biz bayan takımlarımızı “Bayanlar”, erkek takımlarımızı da “Erkekler” adıyla tanımlamaya devam edeceğiz. Kadın sözü aynı anda kız çocuğu ve genç kızı kapsamaz. Dil kendi gelişimini kendi tamamlar. Zorlamaya gelmez, zorlarsan tutmaz.”

EYÜP GÖZGEÇ (Boks Fed. Bşk.) :
“Kadın kulağa hoş gelmiyor. Bana göre bayanlar denmeli. Kadınlar ligi veya müsabakası demek kulağa hoş gelmiyor. Bugüne kadar nasıl uygulama yapıldıysa öyle devam ederiz.”

HASAN AKKUŞ (Halter Fed. Bşk.) :
“Bayan daha kibar. İki kelime de Türk Dil Kurumu sözlüğünde var. Ancak genellikle bayan kullanılıyor. Bu tip olaylarda toplumun nasıl kabul ettiğine de bakmalı. Toplumun kabul ettiği, benimsediği bir şey kullanılabilir. Ama bayan kelimesi daha kibar bir ifade taşıyor.”

MEHMET TERZİ (Atletizm Fed. Bşk.) :
“Kullanabiliriz. Bu tartışmanın gerekçesini iyi bilmek lazım. Böyle bir gereksinim varsa değerlendirilir. Diğer sporlarda olduğu gibi atletizmde de hep bayanlar diye konuştuk, adlandırdık. Ama kullanmayız da demiyorum.”

EMİN MÜFTÜOĞLU (Bisiklet Fed. Bşk.) :
‘Kadın sporcu mu olur? Kadın sporcu olur mu? Bayan sporcu olarak devam edeceğiz. Dünyada ne ise bizde de öyle olacak. Kafamıza göre değişiklik yapamayız.”

ABDULAH TOPALOĞLU (Okçuluk Fed.Bşk.) :
‘Kadın sevimli değil. Bayan olarak devam edeceğiz. Televizyonda bazen duyuyorum. Kadın lafı sevimli gelmiyor. Okçuluk Federasyonu bayan kelimesini kullanmaya devam edecek.”

ÖZER AYIK (Kayak Fed. Bşk.) :
“Bayana devam. Gündemimizde böyle bir değişiklik yok. Bizim zaten ligimiz bulunmuyor. Bayan ve erkek branşımız var. Bayan olarak devam edeceğiz.”

ATİLLA ÖRSEL (Cimnastik Fed. Bşk.) :
“Anlamları çok farklı. Böyle bir değişikliği düşünmüyorum. Bayanlar olarak devam edeceğiz. Ben Türkçe öğretmeni değilim ama “kadın” ile “bayan” kelimeleri arasında fark vardır. “Bayan” kelimesinin içine kadın da girer, kız da. Oysa “Kadın” kelimesinin anlamı ise çok farklıdır.”

OKTAY ÇİMEN (Masa Tenisi Fed. Bşk.) :
“Değişiklik yok. Böyle bir isim değişikliği olamaz. Dünyada ve Avrupa’da “Womens League” denir. Bu da bayanlar ligidir. “Men League”i de “Adamlar ligi” olarak mı kullanmalıyız? Kadınlar liginin altına genç kızları nasıl eklersiniz. Bayanlar deyince hepsini kapsarsınız. Biz herhangi bir değişiklik yapmayacağız.”

Gençlik ve Spor Genel Müdürü YUNUS AKGÜL ise bu konuyu hiç düşünmediğini, iki ifadeyi de kabul ettiğini söylemiş (Kaynak A.A.) ve "Dilbilimci değilim, benim için ikisi de aynı. Federasyonlarımız ne derse kabulümdür" diyerek aradan sıyrılıvermiş ?...

BAZI KADIN HAKLARI SAVUNUCULARINDAN SEVİYESİZ PROTESTO
Basketbol Federasyonu’nun “Bayanlar Ligi”ni “Kadınlar Ligi” olarak değiştirmek istemesi “Bayan”dan hoşlanmayanları umutlandırmış… Bazı Kadın örgütleri “Bayan sizsiniz, biz kadınız!” kampanyası başlatmış ?... Basketbol Federasyonu’nun öncü olduğu bu değişimin diğer spor dallarında da uygulanması isteğinde bulunan bu kadınlar keşke bu zamanlarını ve gayretlerini, okuma yazma seferberliği ve de sosyal hakları için ayırabilselerdi ?... İşe, çoğunlukla itildikleri, kakıldıkları, hizmet ve seks objesi olarak görüldükleri bu memlekette “Kadın Hakları” ile başlasalar da biz aklı selim, kültürü içinde barındıran erkekler, Atatürk devrim ve inkılaplarının bekçileri olarak destek versek daha akılcı ve yararlı olmaz mı ?...

TURGAY DEMİREL’E AÇIK MEKTUP


Sayın Demirel ;

Öncelikle Dünya Şampiyonasında 12 dev adama başarılar… Kalbimiz onlarla… Bu arada Basketbol reklam filminiz dört dörtlük… Müthiş… Çok çarpıcı ve açıkça isabet becerisiyle basketbol bir eğlence, maharetleri ortaya çıkarma içgüdüsü ile imrendirilerek, çocuklara ve de gençlere davetiye çıkararak üzerine çekiyor… Bir reklam filmi bu kadar başarılı olur… Düşünen, metni yazan, vesile olan kimlerse kutluyorum…

Türkiye Basketbol Federasyonu’nun resmi internet sitesinde tanımlamalar hala A Bayan, B Bayan, Genç Bayan, Yıldız Bayan, Üniversiteler Bayan olarak geçiyor… Ana sayfada ise bir ikilem göze çarpıyor… Bir köşedeki haberin manşeti “Yıldız Kızlarımız Yarı Final Yolunda”, diğer köşedekinin ise “A Milli Kadın Takım, Finlandiya Maçına Hazır”…

Yönergelerine bakıyoruz… 12 Ağustos 2010 tarihinde yürürlüğe giren yönerge “Kadınlar Birinci Lig Yönergesi (2010-2011)”, 02 Şubat 2010 tarihinde yürürlüğe giren “Bayanlar İkinci Lig Yönergesi (2009-2010)”, 03 Ağustos 2009’daki ise “Bayanlar Bölgesel Lig Yönergesi (2009-2010)”…

Şimdi ister istemez TBF Başkanı Turgay Demirel’e bunun sebeplerini sormak isterim… Ortalığı karıştırın, bazı basın yayın organlarını “Kadın Sporcu” tanımlamasıyla zehirleyin, ama kendi web sitenizde çekimser bir tutumla bu ikilemi yaşayın ve de yaşatın ?...

Açık olun sayın Demirel...
Yoksa işin ciddiyetini ve gelen tepkileri göz önüne almaya mı başladınız ?...
Eğer öyleyse bunu da açık yüreklilikle açıklayın !...

Merak ettiğim bir şey daha var...
Genç kızınıza “Kadın” sıfatını kullanıyor musunuz ?...

Aklıma büyük dostum, filozof/şair rahmetli ÖZDEMİR ASAF’ın bir dörtlüğü geliyor…
“Anahtar” isimli bu dörtlükte bakın rahmetli ne diyor ?...

“Konuşmak susmanın kokusudur…
Ya sus-git, ya konuş-gel, ortalarda kalma…
Yalan korkaklığın tortusudur…
Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma…”

Sürçü lisan ettimse af ola ?...
Derin saygılarımla…

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Ajansspor Tüm Yazarlar