Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

TBF, TMOK, TVF üçgeni..

Tarih13 Eylül 2010 , 01:37

Milli Takımımız'ı yürekten kutluyorum... Dünya Devleri'ni resmen eze eze, çatır çatır yenerek, bileğinin hakkıyla finalist oldu...

Finalde rakibi basketbolun artık bir sanayi dalı haline gelen beşiği Amerika’ydı… Tüm otoritelerce şampiyonluğun % 90 favorisiydi… Finalde çok kötü oynadık… Çok top kaybettik… Kendi potamızda bile ribaund alamadık… Rakipte bir şeytan vardı, her attığını yazdı… Amerika’nın hızlı oyunu ve çok iyi savunması karşısında pek varlık gösteremedik… Zaten bir gün önceki Sırbistan maçının yorgunluğu ve rehaveti vardı… Olmadı… Ancak Dev Adamlarımız çok zor bir iş başardılar… Tarih yazdılar… Dünya ikinciliği bu ?... Emeği geçen, katkıda bulunan herkese teşekkürler… En kötü basketbolumuzu oynadığımız maçta, şampiyonadaki en iyi oyununu oynayan dünya devi Sırbistan’ı yendiğimiz maçta, bırakın 4 saniyenin, 0,5 saniyenin ilk kez ne kadar uzun bir süre olduğunu ancak şimdi, 56 yaşımda öğrenebildim !...

BÜYÜK ORGANİZASYONLAR İNANÇ VE YÜREK İSTER…
Başta Olimpiyatlar ve Dünya Şampiyonaları olmak üzere büyük sportif organizasyonlar, verildikleri ülkelerin sadece onuru, prestiji ve uluslararası düzeydeki itibarı olmakla kalmazlar, tanıtımı ve turizmi açısından büyük önem taşırlar, üstelik büyük bütçelerinin yani giderlerinin misli mislisini bu ülkelere kazandırırlar…

Dünyanın en büyük reklam kampanyaları bile bunun bilmem kaçta birini gerçekleştiremezler… İşte sporun doğal erdemi, ayrıcalığı ve gücüdür bu… Ancak bu organizasyonların ülkelere dağıtımlarında başta ülkelerin güvenirlilikleri, kapasiteleri ve özellikle iştahları önemli rol oynar… Hemen hemen hepsinde de diplomasinin becerisi, yani zaferi söz konusudur…

TMOK İRTİFA KAYBETTİ…

Rahmetli Sinan Erdem’in Başkanlığı sırasında, yüce kişiliği ve saygınlığı bizleri umutlandırmış, çabaları “Olimpiyat Oyunları”nda İstanbul’un ev sahipliği şansını çok yükseltmişti… Umutlarımızın gündemde, aynı tazeliğinde kalması, talihsiz bir şekilde onu yitirmemizle son bulmuştu… Yerine apar topar getirilen Togay Bayatlı ile TMOK (Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi) maalesef aynı çizgiyi sürdüremedi, umutlar irtifa kaybetti, o muazzam güç zafiyete uğradı … TMOK tarihinde ilk kez güvenirliliğini yitiren bir başkan ve yönetimi yüzünden ikiye bölündü… Benim de sonradan içinde bulunmayı tercih ettiğim, akıllı, donanımlı, tecrübe ve iyi niyet sahibi önemli spor adamlarından oluşan yaklaşık 200 kişilik bir gurup bir araya gelerek ve kenetlenerek, AOH’u (Akil Adamlar Olimpik Hareketi) kurdu… TMOK’nin en kıdemli üyesi Erdoğan Arıpınar liderliğindeki AOH pasif ve yetersiz kalan TMOK içinde karşı bir oluşum kurarak, TMOK’a yeni bir soluk ve dirilik getirmek için bir reform hareketi gerçekleştirme çabasında çalışmalarına devam etmekte… Umutlarımızın tekrar yeşermesi için böylesine bir Akil Hareket zaten kaçınılmazdı…

BÜYÜK BECERİKSİZLİK VE VURDUMDUYMAZLIK…
Önce 2012’yi Londra’ya, sonrasında da 2016’yı Rio’ya kaptırdık !... Hoş IOC'in ( Uluslar arası Olimpiyat Komitesi) oyunları arka arkaya aynı kıtaya vermez prensibi söz konusuydu ama isteğimizin, gücümüzün de erimemesi, gündemde kalması gerekirdi, olmadı… Gözlerden uzaklaştık !... Şu anda gerek TMOK, gerek Hükümet, gerekse İstanbul Büyükşehir Belediyesi “2020 Oyunları”nın rüyasıyla avunmakta ve halkı da kandırmaktadır… Ancak bırakınız şu anda konuya ilişkin mesai yapmalarını, başka alemlerde (!) günlerini gün etmekteler… Haklarındaki yüz kızartıcı suçlardan aklanmak akıllarına bile gelmemekte, zan altında yaşamayı, “Dokunulmazlık” kalkanları arkasına sinerek pişkince tercih etmekteler… “Olimpiyat Oyunları” için meclis çatısı altında rüzgar esmemekte, yaprak kımıldamamakta…

Zaten atı alan da çoktan Üsküdar’ı geçmiş durumdadır !... Madrid şu anda aday şehirler arasında açık ara ilk sıraya yükselmiş hatta neredeyse rakipsiz duruma gelmiştir… Anlayacağımız, umutlar bir başka bahara kalmıştır !...
Bazıları rüya görmeye devam edip, önce kendilerini, sonra milleti kandırmaktalar… Madrid bana bile 2020 logosuyla tanıtım broşürünü göndermiş bulunmaktadır…

ÖZAK’A BİR ÇİFT SÖZÜM VAR !...
Gençlik ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak’a bazı hatırlatmalarda bulunmak istiyorum…
Takip ettiğim HDK’nın (İstanbul Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulu ) Olimpiyat hedefi doğrultusunda yeterli çalışmasını görememekteyim… Kurulca hazırlanan ''İstanbul Olimpiyat Projesi'' içinde, İstanbul'da 9 alan ve 34 adet spor tesisinin, Atatürk Olimpiyat Köyü'nün, medya merkezinin ve gençlik kampının hazırlanmasının öngörülmesi hiçbir mana ifade etmemektedir !... Bu kapsamda, gururla (!) bahsedilen, hazine garantili dış kredilerle finanse edilen (!) ve yaklaşık 120 milyon dolarlık proje bedelli Atatürk Olimpiyat Stadyumu inşası şu anda bile çağın gerisinde kalmış, üstelik hala ulaşım sorunu da çözülmüş değildir ?...
İstanbul’un önünde o kadar büyük zorluklar, öylesine eksiklikler vardır ki bunların asla kısa vadede çözülmesi mümkün gözükmemektedir…
Devlet, GSGM, HDK, TMOK, TOBB, İTO, İSO, TÜSİAD, İBB böylesine büyük bir organizasyon için hala bir ön hazırlık, yapabilmiş, sağlıklı, akılcı, radikal bir ön rapor hazırlayabilmiş değiller…

İstanbul, alt yapısı, trafiği, konaklama kapasitesi başta olmak üzere, hiçbir yanıyla aday şehir kriterlerine uymamaktadır !... (AJANSSPOR’da yayınlanan “Olimpiyat Rüyası” dosyamı geçmiş yazılarım arasında bulun ve lütfen zaman ayırıp, okuyun…)

Madrid’in çok olası ev sahipliğinden sonra, bir sonraki 2020 Olimpiyat Oyunları’nın Avrupa kıtasına verilmesi de gene çok uzak bir ihtimaldir… Geriye kalıyor 2028… Önümüzde 17 yıllık bir süreç var… O günleri bizin jenerasyonda kaç kişi görür bilinmez (Allah hepimize uzun ve sağlıklı ömür versin !...) ama akıllı, ısrarlı ve iştahlı bir planlamayla 2028’e adaylık için şimdiden kolları her yönden sıvamak zorundayız !... Devlet politikalarının böylesine dev organizasyonlarda ne denli önemli olduğunu, nasıl rol oynadığını “Yüzde yüz aldık !...” dediğimiz, ancak 1 oyla kaybettiğimiz “2016 Avrupa Futbol Şampiyonası Finalleri Ev Sahipliği” seçiminde hepimiz yaşamadık mı ?...

Lafla peynir gemisi yürümez sayın Devlet Bakanım !... İşin uzağında kalarak, bol keseden atarak önce kendinizi sonra da halkı kandırmayınız ?... Hayallerde ve rüyalarda yaşamayın !... Uyanın, gerçekçi olunuz !... Eğer ileriyi görmede, hiyerarşik düzen içerisinde bir adale kopukluğu veya görüşlerde bir miyopluk varsa, onların da çareleri var ?... Eğer arzu eder, kabul ederseniz, size bu konuda bir brifing verebilir, aydınlatabilirim ?... Öğrenmenin yaşı ve mevkisi yoktur !...

BASKETBOL FEDERASYONU'NU AYAKTA ALKIŞLIYORUM…
Evet… Öncelikle Türkiye Basketbol Federasyonu’nu, başta Başkan Turgay Demirel olmak üzere yürekten kutluyor ayakta alkışlıyorum… Gerek Dünya Basketbol Şampiyonası’nın ev sahipliğini alma başarısı, gerek böylesine muhteşem bir organizasyona imza atması ülkemize inanılmaz bir prestij ve onur kazandırmış durumdadır… “12 Dev Adam”ın ve ağır hastalık geçirmesine rağmen, hayatını riske edip, takımın başarısı için didinmeyi tercih eden Tanyeviç’in, emsali görülmemiş bir başarıyla tarihe imza atıp, Türkiye’yi ayağa kaldırması, dahası başta çocuklar ve gençler olmak üzere toplumu, olağanüstü çarpıcı ve etkileyici reklam filmleri ve sloganlarıyla etkisi altına alması, yeni ve başarılı bir yapılanma içerisinde olan Türkiye Voleybol Federasyonu ile arasındaki farkın daha da açılmasını da beraberinde getirmiştir… Bu Basketbol adına sevindiricidir ama asla Voleybol camiasını da üzmemeli, bilakis kırbaçlamalı ve hırslandırmalıdır…

SIRA ARTIK VOLEYBOLDA…
Şimdi sıra Voleybol’da, top da Türkiye Voleybol Federasyonu’nda, sayın Başkan Erol Ünal Karabıyık’tadır… TVF’nun artık ilk hedefi “Dünya Voleybol Erkekler / Bayanlar Şampiyonası Finalleri” olmalıdır !... Tek vücut olacak camimızdan alacağı takviye güçle bunu başaracak durumdadır ?...
Bunu beklemek, yani çıtayı en yüksekte görmek biz tüm voleybol severlerin ortak dileği olmalıdır !... Bu çok doğal bir beklentidir… Bu hedef için ne gerekiyorsa yapılmalıdır !... Devlet Basketbola verdiği desteği şüphesiz voleybola da verecektir…

VOLEYBOLDA AVRUPA FİNALLERİNDEYİZ…
Voleybol Erkek Milli Takımımız, Avrupa Şampiyonası Eleme eşleşmesinde Ankara’da 3-1 yendiği Yunanistan’ı deplasmanda, Girit’te 3-2 yenerek Avrupa Finallerine, 16 takım arasına adını yazdırdı… Yoğun ve planlı bir çalışma dönemi ve bol hazırlık maçları ile takımımız çok iyi bir derece elde edebilirler… Bu arada kıl payı Avrupa 5.si olan genç kızlarımızın önümüzdeki dönemlerde büyük başarılar kazanacaklarını tahmin ediyorum…

ADNAN KISTAK’A BAŞARILAR…
Voleybolumuzun yüz aklarından, antrenör kardeşim Adnan Kıstak, Azerbaycan'da Nagliyyatchi Bakü Kulübü ile anlaştı… Geçen sezon Azerbaycan'da çok başarılı bir sezon geçiren Adnan Kıstak kardeşime üstün başarılarının devamını diliyorum…

İDDİA EDİYORUM…
Ülkemizde üvey evlat muamelesi gören antrenörlerimizin ve voleybol adamlarımızın ülkemiz dışında kıymet görmesi çok düşündürücü…
Bildiğiniz gibi Nejat Sancak kardeşim de yıllardır FIVB (Uluslar arası Voleybol Federasyonu) bünyesinde antrenör eğitmenliği (Hocalığı) yapmakta ve dünyanın dört bir tarafında kurs vermekte…
İddia ediyorum, ülkemizde dünya çapında onlarca antrenörümüz var !... Her ne kadar iletişim çağındaysak da çoğunun eksikliği asla bilgi değil, sadece tecrübedir… Bu da onların ayıbı değildir ?...
Bu yabancı antrenör hayranlığına gerçekten üzülmemek elde değil ?...

Ülkemizin voleybolda büyük hamleler yapabilmesi için TVF’nin vakit geçirmeden voleybol antrenörleri ordusuna büyük destek vermesi, dünya çapındaki tüm kurslara, seminerlere, organizasyonlara göndermesi, ne pahasına olursa olsun tüm Milli Takımları Türk antrenörlerine teslim etmesi gerekmektedir… Bu sadece benim değil tüm gerçek (!) voleybol severlerin ortak görüşü ve temennisidir…

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar