Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Alanya'daydım...

Tarih20 Eylül 2010 , 10:20

Swatch FIVB Dünya Gençler Plaj Voleybolu Şampiyonası…

Dünya çapında bir organizasyon…

Bu spor için en uygun mevsim… Mükemmel kumsal… Lüks oteller, sınırsız hizmet… Kısacası bir cennet Alanya…

Merkez Saha, tribünler, yan kortlar, seyyar açık lokantasından, basın bürosuna, ilkyardım noktasından, prefabrik tuvaletlerine kadar her şey dört dörtlüktü…

Tek eksik, tüm spor dallarında olduğu gibi müsabaka atmosferini yükselten, sporcuları motive edip, havaya sokan seyirci ?...

Birinci gün saydım, 1200 oturaklı yani 1200 kişilik dört taraflı ana kort tribünlerde (2000 kişilik olarak ifade edilmişti…) en kalabalık anında, Basın ve Protokol Tribünleri dahil toplam 92, 2. gün ise 101 kişi vardı ?... (Bu rakam içinde ben ve Gökhan da dahildir…) İtiraf edeyim ki zaten bu kişiler sporcular, idareciler, hakemler, protokol misafirleriydi…

Son gün final maçlarında ise kendisiyle görüştüğüm sevgili Enver Bağlarbaşı’nın ifadesiyle bu rakam 350-400 kişiye yükselmiş ?...

Akıllara zarar bir tabloydu bu ?... Hemen, EPİRDEN BEACH VOLLEY turnuvalarında bile 1000 seyirciyi az görüp, üzüldüğümüz anlar aklıma geldi ?...

BAYAN TAKIMLARI ÇOK ZAYIFTI…
Koca bir Gençler Dünya Şampiyonası…

İnsan, zevkle izleyeceği, güçlü ve kaliteli takımlar bekliyor, arıyor ?...

Erkeklerde bizimkiler hariç çok iyi takımlar olmasına rağmen bayanlarda iyi takım ara ki bulasın ?...

Ancak, açıkça ifade edeyim, 2-3’ü bir kenara, seyrettiğim bayan takımlar hep sıradan takımlardı…

Hatta içlerinde Fransa, Norveç gibi çok zayıf halkalar da vardı… Ancak Troy Tanner’ın liderliğinde, plaj voleybolu antrenör gurubumuzun hazırladığı kızlarımız bu takımlara karşı bile bir varlık gösteremediler, elenip tribüne çıktılar ?... Aldıkları sayıların çoğu rakiplerinin basit hatalarından kaynaklandı…

Küçük bir örnek vereyim, bir bayan takımımızın oynadığı maçın bir seti 10-21 aleyhimize sonuçlanıyor… Yani 10 sayı almışlar ?... Oynadıkları takımın sıradan bir takım olduğunu da hemen belirteyim… Ama işin içine girdiğiniz anda, alınan bu 10 sayının açılımı aynen şöyle çıkıyor :
6 sayı rakibin kaçırdığı servislerden… (Bir sette 6 servis kaçıran bir takımın zaten önemli bir maç kazanması zaten çok zorlaşır ?...)

3 sayı rakibin atmaya teşebbüs ettiği plaselerin filede kalmasından…

1 sayı rakibin file temasından…

Yani kısacası o sette kızlarımızın ürettiği tek sayı yok ?...

Kızlarımızın fiziksel güçleri çok sınırlı, hatta yetersiz diyebilirim ?…

Belli iyi hazırlanamamışlar ?... (Zaten böylesine, en üst düzeyde turnuva için 10 günlük kampın ne yeterliliği olabilir ?...)

Smaç yok denecek kadar az ve de çok cılız ?...

Hücum tamamen plase anlayışı üzerine kurulu ?... (Bunun taktiksel değil, yetersizlikten kaynaklandığını gördüm…)

Servisler çok basit ve yetersiz ?...

3 kız takımımızın guruplarında yaptıkları toplam 9 maçta yaptıkları blok sayısı sadece 3…

Bundan sonrasını sizler düşünedurun ?...

Milli Takım anlayışı bu denli hafif olmamalı, Milli forma da bu kadar ucuz verilmemeli ?...

Erkek takımlarımızı az seyrettim ama seyrettiğim kadarıyla kapasiteleri ve fizikleri daha asla derece yapabilecek düzeyde değil ?...

Hele bir-iki sporcu belli, biraz fazla torpil görmüş ?... Bu sporcuların mutlaka daha üst seviyelerinde, kim bilir kimler var ?...

Ayrıca ele fırsat geçti diye de 3’er takımla temsil edilme zorunda da değildik ?...

Konuştuğum 2 yabancı delege de, sanki aralarında konuşup, söz birliği etmişçesine bu yorumlarımdan çok daha ağır ve ironi dolu cümleler sarf ettiler, çok üzüldüm !...

Şimdi hemen birileri klasik savunma moduna geçip, gerçekleri çiğneyerek akıl vermeye kalkışacak ?... “Bu işler birden olmaz hoca ?... Bu işe yeni soyunduk ?... Tecrübe kazanacaklar haliyle ?...” diyerek zeytinyağı misali su üstüne çıkmaya kalkışacak ?...

Onlara şunu vurgulamak istiyorum… Bu denli zayıf takımları koca Dünya Şampiyonası arenasına yem gibi atacaklarına, irili ufaklı Ulusal turnuvalarda pişirsinler, burada oynayabilecek, mücadele edebilecek seviyeye getirsinler, onlara hak vermeye zorlansam da gayret edeyim ?... Şunu iyi bilsinler ki, bu işe 20 yılını vermiş bir emekçi olarak onları ilk alkışlayacak ben olurum ?...

Muhabir değilim, merak edenler zaten her şeyin anında ve en doğru verildiği sitemizden sonuçları öğrenebilirler… Ama daha ilk gün bir çok dosta Bayanlarda İtalya ve Amerika, Erkeklerde de Brezilya, Rusya ve Kanada demiştim… Sonuçlar ortada… Ancak bayanlarda İtalya’nın, erkeklerde de Breziya’nın Şampiyon olmasını bekliyordum, işte o konuda kıl payı yanıldım…

“PARMAK PAS” KATLİAMI…
Denemesi bedava… Üstelik de en fazla 1 dakikanızı alır ?...

Sokaktan rastgele bir kişi çevirin ?... Kasabınıza, manavınıza, bakkalınıza da gidip şöyle bir soru sorabilirsiniz ?...

“Voleybolu bana tarif edebilir misin ?...”

Hepsi de, göreceksiniz, size iki kollarını başlarının üzerine kaldırıp elleri ve parmaklarıyla pas işareti yapacaklar…

Voleybolu voleybol yapan ilk fundamental hareket “Parmak Pas”tır… “Pas”sız voleybol, voleybolluğu'nu kaybeder !...

Bu “Salon Voleybolu”nda olduğu gibi “Plaj Voleybolu”nda da aynıdır…

FIVB, “Plaj Voleybolu”nu daha seyredilir, daha cazip hale getireceğine, “Parmak Pas”a uyguladığı toleranssızlık, bu sporu “Manşetbol”a dönüştürmeye başlamıştır… Pasa çalınan faul düdükleri sporcuları bu vuruştan soğutmuş, manşet vuruşuna yöneltmiştir…

Pas Plaj Voleybolu literatüründen neredeyse çıkma aşamasına gelmiştir… Bu anlayışı bir çarpıklık olarak nitelendiriyor, bilakis, “Parmak Pas”a tolerans verilmesinden yana olduğunu belirtmek istiyorum…

PLAJ VOLEYBOLU HAKEMLERİNE EZİYET…
Gene denemesi bedava… Gene en fazla 1 dakikanızı alır ?...

Plajda gene rastgele bir kişi çevirin ?... Bayan da olabilir ?...

“Plajda üzerinize giyeceğiniz tişört’ün hangi renk olmasını istemezsiniz ?...” diye bir sorunuz ?...

Size söyleyeceği renk göreceksiniz “Siyah” olacaktır ?...

Çünkü, hepinizin bildiği gibi “Siyah” renk sıcakta, hele hele güneş altında yakar, pişirir, bunaltır ?...

Bunu tartışmak bile zaman kaybıdır ?...

Ama gelin, görün ki, “Parmak Pas”taki engin anlayışı (!) yanında FIVB (Uluslar arası Voleybol Federasyonu) uluslararası işi hakemlerine “Siyah” tişort giydirecek zihniyet zafiyetine kadar götürmüştür…

Kendileriyle görüştüğüm 4 uluslararası hakem, bu konuda sıkıntı ve şikayetlerini dile getirdiler ve de öğle sıcağında, sıcaklık gölgede 35-40 dereceyken, saat 12’de bile kızgın güneş altında maç yönettiklerini ifade ederek bu konudan çok büyük sıkıntı yaşadıklarını ve de şikayetçi olduklarını ifade ettiler…

Bu konuda sanırım FIVB’in bir açıklaması vardır ?... Bugün itibarıyla FIVB Plaj Voleybolu Hakem Komitesi'ne bu konuyu sordum… Cevap geldiği anda bu sütunlardan yayınlayacağım !...

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar