Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

İletişimi algılayamayanlara..

Tarih28 Eylül 2010 , 22:03

Yüzünü güneşe dönen insan gölge görmez...

İLETİŞİMİN ÇAĞDAŞ TARİFİ
İletişim, çağımızda en önemli ihtiyaçlarımızdan birisi...
İnsanları le barışık olalım !...birbirleriyle buluşturan bu mesaj alışverişinde çoğu zaman, kelimelerin etkili ve önemli olduğunu zannederiz… Oysa kelimeler sık ve düşünülmeden kullanıldıkça anlamlarını yitirirler, fakir kalırlar…
Konuşmak zannedilenin aksine, iletişimde en az gerekli olandır.
Daha az eleştirerek, daha çok dinleyerek bir empati zenginliği içerisinde olabilmek özelliğidir en geçerli olan ?... Fikir ve duygu alışverişinde bulunarak paylaşım içerisinde yaşamaktır iletişim…
Bazen sadece bir tebessüm, sıcak bir dokunuş, bazense 2 zıt fikri harmanlayabilme ve en doğruyu bulabilme yeteneğidir… Karşısındakine saygı duyarak, kırmadan, incitmeden ?...
Önce kendimizle barışık olmalıyız ?… Sonra karşımızdakilerle saygılı ve seviyeli ?...
Et parçası olan her kalp her zaman gönül yoluna, her beyin ise doğru yola girmiyor ?...

RUMUZLA AHKAM KESENLERİN TEŞHİSİ
Internet ortamında bazı başarılı köşe yazılarının rumuzlar arkasına sığınarak ahkam kesenler, rastgele tenkit edenler günden güne artmaktadır…
Misyonları yazılanların tam tersini savunmak, ortalığı kızıştırmaktır ?...
“Yanlış !...” diyenler “Doğru”yu nedense bizlerle paylaşmaktan, “Bu böyle olmaz !...” diye eleştirenler de nasıl olduğunu bizlerden nedense hep esirgerler ?...
İşin içinde çoğu kez bilgisizlik ve yetersizliğin tetiklediği kendini korkudan gizleyerek de olsa gösterme kompleksi yatmaktadır…
Çok şükür, benim okuyucu kitlemin yorumları çok seviyeli ve üsluplu…
Bu yönden kendimi şanslı sayıyorum…
Hepinize sonsuz teşekkürler…

NEJAT SANCAK’TAN DÜNYA FAYDALANIYOR, YA BİZLER?
FIVB Uluslararası Voleybol Antrenör Eğitmeni ve Coach, Avrasya Voleybol Antrenörleri Derneği Başkanı Nejat Sancak Nijerya Voleybol Federasyonu tarafından davet edidiği Nijerya'nın Kaduna kentinde düzenlenen, 60 kişinin katıldığı, 4 gün süren seminerde “Ulusal Voleybol Coach Kliniği”nde Nijeryalı Antrenörlere teorik ve pratik dersler verdi…
Antrenörümüz Adnan Kıstak Azerbaycan’da el üstünde tutuluyor…
Değerlerimizden dünya faydalanırken, bizler seyrediyoruz ?...

BİR ANTRENÖRÜN SERZENİŞİ
İstanbul’da okul spor salonlarının Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan Milli Eğitim Müdürlüğüne devri konusunda o kadar çok mektup ve öylesine enteresan yorumlar aldım ki ?...
İstisnasız hepsi bu konudan bir şekilde rahatsızdılar ?...
Geçen yıl başlattığım tüm çabalarıma İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, İstanbul Milli Eğitim İl Müdürü ve hepsinden önemlisi Bakan Nimet Çubukçu, kendilerine yönelttiğim basit sorulara cevap vermediler, belki de veremediler… Oysa bu sorulara cevap vermeleri onların vazifeleriydi… Yan çizdiler !... Ama hala takipçileriyim…
İşte aldığım sayısız mektuplardan yalnızca biri…

“Merhaba sayın Hocam. Okul spor salonları 2006 yılında açıldı. 2.5 yıl görev yaptım. Görev süremde 1 defa yılın antrenörlük ödülünü, 1 defa ayın antrenörlük ödülünü aldım. Mükafat olarak 2010 yılının ocak ayında işimize son verildi. 9 aydır iş arıyorum ve bir sonuç elde edemedim. Düşünüyorum bizler neden okuduk diye? Ben ve arkadaşlarım salonları evimiz gibi koruduk. Öğrencilerimize ve velilerimize sporu sevdirdik. Bazı sporcularımız büyük kulüpler tarafından izlendikten sonra bünyelerine katıldılar. Bizler için çok büyük bir mutluluk bu. Sokak çocuklarını sokaklardan kopartıp onları topluma kazandırdık. Bu sayıyı 1 değil 1000’ler olarak ifade edebilirim. Şimdi salonları dolaşıyorum, inanın bazıları kullanılamayacak hale gelmiş. Yazık değil mi bu milli servetleri bu hale getirmek? Tabii, siyaset olayları farklı bir boyuta getirmektedir. Hocam anlatacak çok şey var. Müsait bir zamanda çok geniş yazarım. İş aramaya gidiyorum. Siz değerli hocama teşekkür ediyorum. Bu konuyla ilgilendiğiniz için.”

SİMİT TEZGAHINDAN ZİRVEYE
Özellikle Basketbol Milli Takımımızın elde ettiği müthiş başarı bu spor dalını ülkemizde bir anda zirveye taşırken kahramanlarımız arasında alçak gönüllüğü ile gerçek bir kaptan da tüm Türkiye’nin gönlünde taht kurdu… HİDAYET TÜRKOĞLU…
Yıllar önce bir TV programına konuk olan Hidayet çok ilginç bir hikaye anlattığında gözlerim dolmuştu… Son zamanlarda kulaktan kulağa yayılan bir yaşam öyküsünü o zaman aldığım notlarla sizlere daha doğru ve ayrıntılı anlatmak istiyorum…

Hidayet Türkoğlu eşiyle birlikte, Eminönü’nde geziyordu. Önce akvaryumcuları dolaştılar, Kapalıçarşı, Nuruosmaniye, Yerebatan Sarnıcı, Ayasofya, Sultanahmet, Topkapı Sarayı, Gülhane Parkı derken, Yeni Caminin önüne kadar geldiler… Orada bağıra bağıra simit satan bir çocuk vardı. Hidayet birden durakladı... Sonra simitçiye yaklaştı:
- Simit´in kaça koçum ?
- 300 bin abi. Çıtır çıtır....
- Tezgahta kaç simit var ?
- 70-80 tane var herhalde...
- Hepsini alsam ne tutar ?
- Seksen desek 24 milyon.
- Al sana 30 milyon... Hepsini alıyorum...
Çocuk şaşırmıştı… Parlayan gözleriyle tebessüm etti, minnettar bir ifadeyle mahçup cevap verdi…
-Sağol abi... sağol...
Basketbolcu üç onluk çıkartıp simitçinin önüne bıraktı. Eşi şaşkındı…
Üç beş adım yürümüşlerdi ki eşine yaklaşıp fısıldadı…
- Hidayet sen deli misin ?...
- Yooo…
- Peki yemediğimiz simitlerin parasını niye verdin ?...
- Boşver sorma…
- Diyelim ki soruyorum… Hem de ısrarla soruyorum...
- Öyleyse anlatayım...
- ???????????
- Tablanın kenarı dikkatini çektimi ?...
- Hayır ?...
- Baksan görecektin… Tahtaya bir isim kazınmıştı…
- Nasıl bir isim ?...
- “Hidayet”…
- Yoksa ?...
- Evet o tezgah, eskiden benimdi…

Bu hikayeyi anlatmamdaki esas neden, geldikleri yeri küçümseyen, “Ne oldum Delisi” olan şımarık sporcuların kıssadan hisse almalarını sağlayabilmek ?...
Çok zor olsa bile ?...

SANATA SALDIRI
Sözde “Kültür Şehri İstanbul” ?...
Şehrin göbeğinde bir sanat galerisine 20-30 çapulcu saldırıp, sorgusuz sualsiz terör yaratıyorlar, camları indiriyorlar, kepenk kapatılmasa bir linç felaketi yaşanacak ?...
Sebepleri, kalabalığın sokağa taşması ve açılış kokteylinde içki içilmesi ?...
Bu serseri şehir eşkıyaları, sanat yobazları kimden güç alıyorlar ?... Onlara gaz veren kimler ?...
Yoksa bir zihniyetin cesaretlendirmesi mi söz konusu olan ?...
Kimse kusura bakmasın ama Sivas olayları hala bir kor gibi yüreğimizi dağlamaya devam ediyor ?...
Bir Belediye Başkanı sanatın içine tükürüyorsa, bir başkası anlamadığı bir modern heykeli “müstehcen” diye ortadan kaldırabiliyorsa, Devlet Büyükleri (!) sanatın vazgeçilmez bir gözde branşı olan “Karikatür”e tahammül edemeyip karikatüristleri dava yağmuruna tutabiliyorsa, yüce Atatürk’ün buyurduğu gibi ülkenin hayat damarlarından biri kopmuş demektir ?... Önderimiz Atatürk’ün 2 sözünü hatırlamamak mümkün değil ?...
“Hepimiz milletvekili olabilirsiniz... Bakan olabilirsiniz... Hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz... Fakat sanatçı olamazsınız…”
“Bir millet ki resim yapamaz, bir millet ki heykel yapamaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapamaz, o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur !…”
İbn-i Sina’nın dediği gibi “İlim ve sanat takdir edilmediği yerden göç eder…"
Yoksa içki içiliyormuş da, kalabalık sokağa taşmışmış, bahane…                                          

REZALETİN SON AŞAMASI
Bugün çok rezil bir o kadar da acı bir gelişme yaşandı…
Tarihi bir miras olan, Atatürk’ün yatı “Savarona”ya baskın yapıldı, içlerinde iş adamlarının da bulunduğu bir fuhuş ortamı saptandı…
Bu kadarı da olmaz dedirten bu tablo her halde “Rezaletin son aşaması”ydı…
Kahretsin ?...

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar