Diğer Sporlar

Emniyet zafiyeti...
30 Kasım 2010 , 12:58
SEYİRCİ REZALETİ + EMNİYET ZAFİYETİ = HAK GASPI
Fenerbahçe ve Galatasaray kulüpleri, İstanbul İl Güvenlik Kurulu’nun tavsiyesi üzerine erkek ve bayan voleybol takımlarının bu sezon yapacakları Aroma Türkiye Voleybol Ligi'nde, play-off Teledünya Türkiye Kupası maçlarında, güvenlik nedeniyle sadece ev sahibi takımın seyircisinin alınması konusunda ortak karar almış...
Bu kararı 2 ayrı açıdan yorumlamak istiyorum…
Birincisi önceki bir çok yazımda defalarca ifade etmeye çalıştığım gibi, Bakanlar Kurulu tarafından 28.04.2004 tarihinde kabul edilen ve 07.05.2004 tarihinde 25425 numaralı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, “Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair 5149 sayılı kanun” ve bu kanunun uygulanmasına ilişkin görüşlerimde bu yönetmeliğin yanlış ve sağlıksız olduğunu vurgulamış, traji komik örnekler vermiştim… Gelin bir hatırlayalım...
“Salonun kendi güvenliğinin çıkması muhtemel olaylara el koyma düşüncesi, ısrarla tekrarlıyorum, çürük bir düşüncedir… Amaç fanatik taraftarlarla polisi bir araya getirmemekse (?), polisi o zaman halkla da, kanunsuzlarla, hırsızla, teröristle de karşı karşıya getirmeyelim... Her şirket, apartman hatta halkın bizatihi kendisi kendi güvenliğini kendisi sağlasın... Ayrıca ev sahibi bir takımın sağladığı güvenlik ne derecede tarafsız olabilir ?... Polise bile kafa tutan, hatta saldıran o gözü dönmüş (!) fanatik seyirci bu nazik (!) güvenlikçiler tarafından nasıl durdurulabilecek ?... Peki ya ihtilaf vukuunda merci neresi olacak ?... Karakol ise, işe gene polis karışmış olmayacak mı ?... Peki ya hukuk nasıl işleyecek ?... Kim olayları, nasıl Adliye’ye taşıyacak ?... Peki ya o Güvenlikçilerin güvenliği (!) kimden sorulacak ?... Traji komik bir tablo oluşturmaz mı bu yönetmelik...
Bizzat, hukuki prosedür içerisinde resmileşmiş bu yönetmelikle, hukukun ruhuna çalım atma tezatı yaşanmıyor mu ?...”
Sadece salonlara değil, statlara da rakip seyirci alınmama kararı etik değildir… İnsan haklarına aykırıdır… İnsanın sportif bir amaçla bulunma hürriyetini resmen kısıtlamadır… Hepimizin, seyirci sıfatını hak etmeyen bazı aykırı kişilerden şikayetçi olduğumuz malumdur… Ancak bu kişiler yüzünden, rakibin elit seyircilerine yasak koymak kanımca sadece Emniyet zafiyetine delalettir…
Küfür edeni, fiili saldırıda bulunanları anında topla, arttırılmış cezalarla yargıla, müsabakalardan men cezasıyla fişle, para ve hapis cezasını devreye sok, bak bakalım sonrasında, o ayıklanan seyirci sonrası en ufak bir olay oluyor mu ?...
Sporumuzda neşter vurulacak en büyük yaranın kısa reçetesidir bu anlatmaya çalıştıklarım… Uygulanması basit ve net ?...
BAYAN / KADIN TANIMLAMASINDA SON PERDE…
Yer : Bursa…
Kapalı Spor Salonu…
Spor Salonunun duvarında yan yana 2 dev bez afişi…
Biri 2. ligdeki Bayan Voleybol Takımlarıyla ilgili…
“Bayan Voleybol Takımımıza 2. Lig’de Başarılar Dilerim…”
Diğeri 2. ligdeki Kadın (!) Basketbol Takımlarıyla ilgili…
“Kadın Basketbol Takımımıza 2. Lig’de Başarılar Dilerim…”
Altlarında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı ve Belediyespor Kulüp Başkanı Recep Altepe’nin imzası…
Üstelik yazılarda imla hataları var… “Başarılar Dilerim…” kelimeleri büyük harfle değil, küçük harflerle başlamalı…
Yorum sizlerin…
“HACKER”LIK ONURSUZLUĞU...
Kargaşa, kaos ve didişme dolu hayatımızda bazılarımız insanca düzgün ve onurlu yaşamaya ve yaşatmaya gayret ederken, bir diğer kısmımız da misyonunu fesatlık, hainlik ve kötülük üzerine kurmuş, en ufak bir anlık rant uğruna zarar verme içgüdüsüyle hareket etmektedir…
Zamanımızın artık bir elektronik iletişim çağı olması ve yarattığı dev sektörün hayatımızın bir parçası haline gelmesi, beraberinde bazı problemleri de karşımıza getirip dikmiştir… Bu alanda da kah ucuz kahramanlıklarla, kendi kendini tatmin gayreti içerisinde oluş, kah sanayileşen bu dev pastanın işlevini bozarak beraberinde tamir edici ve önleyici bir yan sanayi kurma düşüncesi ve hırsı, sayıları azımsanmayacak virüs bulaştırıcılarını ve de “hacker”larını da birlikte yaratmış bulunmaktadır !… Uzman psikologların bazıları bu kişileri ruh hastası, diğerleri ise aşağılık kompleksi altında ezilmiş, kendini başkalarına zarar vererek ispatlamaya çalışan zavallılar olarak nitelendirmekteler… Aslında zeki ama ruhi erozyona uğramış bu kişilerin büyük çoğunluğu, “İnternet Suçları” ile ilgili mevcut yasaların hafifliğinden ve yetersizliğinden yararlanarak başarıya (!) ulaşmaktalar !... Bu kişiler günümüzde azımsanmayacak kadar çoğalmış, “Anti Virüs Programları” yan sanayisinin tohumlarını ekmişlerdir…
Bunun bir örneğini geçenlerde dünyaca ünlü LE MONDE gazetesinde okudum ve de doğrusunu söylemem icap ederse irkildim ?...
Dünyada her gün gönderilen spam (virüs) sayısı 200 milyar civarındaymış ?... Üstelik bu spamların en fazla gönderildiği üç ülkeden birisiymişiz ?... Başı Amerika Birleşik Devletleri % 17,5 çekmekte, hemen arkasından % 7,8 ile Rusya ve % 6,9 ile ülkemiz gelmekteymiş ?...
Bu ürkütücü rakamların yol açtığı arızalar ve bozukluklar, internet sektöründe “Antivirüs Programları” ile ciddi bir onarım ve korunma pazarı yaratmıştır… Ancak bu Pazar mevcut virüslere karşı tedbir alana, yani tabiri caizse hastalığa çare bulana kadar, karşı taraf da boş durmamakta yeni mikroplar, yani virüsler yaratarak öncülüğü elinde bulundurmakta, doktorlarına kaptırmamaktadır…
Bu durum sporumuzda da, çağımızın belası, sporun erdemini allak bullak eden “Doping” belası içinde de yer almaktadır… Yakın tarihli bir yazımda da ifade ettiğim gibi, bir yandan “Doping” ile mücadele sürer, doping sayılan maddeleri alanları tespit edici farmakolojik bulgular geliştirilirken, “Doping”i çözen ve saptayıp, ortaya çıkaran bu solüsyonları nötralize eden, yani sıfırlayıp, görülmemesini sağlayan veya daha geliştirilmiş, mevcut mücadeleyi saf dışı bırakabilen maddeler üretilmekte, bu sektörde maalesef sporun ruhuna ihanet eden çok üst düzeyde farmakologlar kullanılmaktadır…
Bu örnekleri çağımızda hukukta, tıpta, spor yöneticiliğinde ve özellikle politikada artık daha sık görmekteyiz… Düzgün ve dürüst insanlar gittikçe azalmakta, karmaşa ve haksız yollardan rant elde edenlerin ve/veya bundan sadistçe zevk alıp, tatmin olanların (!) sayısı süratle artmaktadır… Bu tam manasıyla bir dejenerasyon ifadesidir !...
Ancak şu çok iyi bilinmelidir ki, insanlık onuru ve asalet her şeyin üzerinde yer almaktadır !... Kanımca gerçek zenginlik işte budur !...
Çevrenizin bu erdem kuşağına sahip kişilerden oluşmasını diliyorum…
2 ÖNEMLİ HATIRLATMA…
* AVRASYA VOLEYBOL ANTRENÖRLERİ DERNEĞİ’nin düzenlediği ve Kanada A Erkek Milli Takımı ve Arkas Spor Kulübü A Erkek Takımı Baş Antrenörü GLENN HOAG, Almanya A Bayan Milli Takımı ve Vakıfbank Güneş Sigorta TT A Bayan Takımı Baş Antrenörü GIOVANNI GUIDETTI, Mısır Milli Takımı Yrd. Antrenörü ve Genç,Yıldız Milli Takım Antrenörü, FIVB Antrenör Eğitmeni SHERIF EL SHEMERLY ve Bulgaristan Milli Takımı ve Vakıfbank Güneş Sigorta TT A Bayan Takımı Kondisyoneri ALESSANDRO BRACCHESSI’nin eğitmen / konuşmacı olarak katılacakları, TVF onaylı “II. ULUSLARARASI COACH SEMİNERİ“ 29-30/ KASIM 2010 tarihlerinde (Bugün) Burhan Felek Kamp Eğitim Merkezi Seminer Salonunda yapılacak…
Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) onaylı seminerin sonunda katılımcılara gene TVF onaylı katılım Sertifikaları verilecektir…
Çok önemli ve ciddi gördüğüm bu semineri düzenleyen AVRASYA VOLEYBOL ANTRENÖöRLERİ DERNEĞİ’ni kutluyor, tüm voleybol antrenörlerine katılım çağrısında bulunuyorum…
* “İSTANBUL VOLEYBOL HAKEMLERİ VE GÖZLEMCİLERİ DERNEĞİ”nin Olağan Kongresinin, 23 Kasım 2010 tarihinde ekseriyet sağlanamadığı için 30 Kasım 2010 salı günü saat 18:30’ da Burhan Felek Spor Kompleksi Toplantı Salonunda yapılacak…
24 Yıldır TVF İstanbul İl Temsilcisi olarak İstanbul ve Türk voleyboluna gönüllü hizmet veren Aydın Yolaç’ın bu kez karşısında Çetin Akbulut var…
YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hasan Uğur Epirden Son Yazıları

Ajansspor Tüm Yazarlar
Futbol
Vedat Bayram - Fenerbahçe Kongresi
Hayri Ülgen - Beşiktaş'ı sıradan takım yapmayın!
Cevdet Ünüvar - Güzel futbol, çirkin söz!
Erhun Ateş - Fikret Orman geçmişi mi devam ettiriyor !!!
Mustafa Öztoprak - Bizi bizimle bırakın lütfen!
Adem Yılmaz - Başladı ve bitti
Dr. Sedat Hayran - İnancın zaferi..
Erdem Erol - Namusumuz temizlendi!
Hakan Cerrahoğlu - Bunlar ve Onlar
Selahattin Ekrekli - Futbolun adaleti var mı?
Mustafa Yaşar - Deli olmak işten değil!
Erdem Ulus - Sen uyudun hocam
Hüseyin Kutay - Fark var!
Aytekin Akay - İnkıta..
Haluk Kaplan - Mersin'de bir Sehic varmış, bir Hakan yokmuş
Çağatay Çıtlak - Başarıyı paylaşmak
Ökkeş Özekşi - İtiraf ve realite..
Adil Yıldız - İğrenç ithama, muhteşem cevap
Tijen Bolulu - Kalbimi kıra kıra..
Sadi Karakaş - Megaloman mısın hocam ?
Hakan Yağcıoğlu - Hepimiz Abdullah Avcı'yız...
Fatih Kaya - Beşiktaş kongre üyelerinindir...
Ali İncegül - Ne verdiniz ki?
Sedat Tahir - Adana ateşi!
Berkay Aytekin - Terim soyunma odasında kazandı..
Hakan Coşkun - Çamur at izi kalsın!
Şükrü Oytan - Fener mi oynamadı, Es Es mi oynatmadı ?
Emre Karataş - Fener tuhaf, Aysal'ın açıklaması daha da tuhaf..
Nihat Evren Derman - Formalite (play-off) grubunu garantiledi!
Gökmen Örkmez - Türkiye Futbol Faşizmi
Metin Kösedağ - Böyle olur TRT'nin maçı..
Murat Özgen - Fenerbahçe ve Galatasaray
Adnan Ercan - İşte o sene, bu sene..
Önder Varol - Denizlispor'un borç mektubu?
Ahmet Us - İstifa etmesi gereken Ertuğrul Sağlam mı?
Serkan Özen - 1 gol değil masumiyeti getiren!
İbrahim Bulut - Başkan Yaşlıca bu açıklamanın altında kalır mı?
Hüseyin Demir - Beşiktaşlılık melekelerimizi sorgulayamazsın
Serkan Tunç - Ünal - Yanal hezimeti
Doğaç Çor - La Fontaine'den Süper Final!
Volkan Toslak - Deplasman fatihi!
Ahmet Öksüz - Neyi ima ediyorsun Kocaman?Voleybol
Enver Bağlarbaşı - Tuhaf şeyler oluyor
Mustafa Korhan Gün - Olimpiyat rüyamız gerçek olsun..Hentbol
Tayyar Sümen - Dedikodu makinesi tam gaz çalışıyor!Genel Spor Haberleri
Mert Genç - İyiler daima kazanır!Vücut Geliştirme
Erhan Delibaş - Yurtta spor, dünyada spor!Formula 1
Berk Sarıoğlu - 200'üncü yarışını kazanan ilk pilot!
Mali Selışık - Kazanmayı seçmek...Yazarlar Anasayfa






