Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Yıldırım Demirören ne zaman bırakacak ?

Tarih02 Mart 2011 , 17:50

Beşiktaş’a ne oldu anlayamadık..
Bu kadar yıldızı topla, sonra da nal topla..
Hep hüsran, hep hüsran..
Avrupa’da ‘yarı final mi, final mi oynayacağız’ derken Dinamo Kiev’den 8 gol yemişsin..
Sen lige soğumuşsun, lig sana soğumuş..
Taraftarını üzmüşsün..
Kazansan da futbolun tatmin etmiyor..
Peki bu duruma neden düşüldü ?

Fenerbahçe takımı ilk yarıda kupadan, Avrupa’dan elendi, ligde 9 puan geride kaldı..
Ancak dağılmadı !.. Futbol Şubesi ayakta kaldı, başkan pes etmedi..
Şimdi Fenerbahçe lider durumda..
Beşiktaş’ın Futbol Şubesi ise medya ve taraftardan uzak durdu !..
Beşiktaş şuan 6. sırada..
Halbu ki Fenerbahçe’den ne eksiği vardı Beşiktaş’ın ?..
Bence fazlası bile vardı..

Başkan Yıldırım Demirören iyi niyetle iyi transferler yaptı..
Alman hocanın bir dediğini iki etmedi..
Başkanın ne denli hırslı olduğunu ileriki satırlarda aktaracağım..

Peki o zaman sorun neydi ?
Sorun; “generallerle maç kazanılmıyor” gerçeğinde gizliydi..
Futbolda önce 9-10 askerin olacak, 1-2 general ise onları yönlendirecek..
Yıllar sonra çok iyi oyuncular toplandı.. Gereğinden fazlaydı belki bunlar.. Bu ayrı bir tartışma konusu..
Ancak en gerekli yer olan defans mevkiinin unutularak transfer yapıldığı gerçeğini saklayamayız.. Bu mevkiiye iyi transfer yapılmamasının ceremesi ödendi adeta..

ADALI’YA SESLENİYORUM..
Tribünden gelen bir başkan Demirören..
Hataları olmadı mı? Elbette ki oldu..
Ancak bana göre en büyük hata kendisinde değil, Serdar Adalı ve Cengiz Zülfikaroğlu’ndadır..

Başkan inanmış, takımı onlara emanet etmiş..
Ancak görüyorum ki “adam gibi adam” olmasına rağmen özellikle Serdar Adalı bazı konularda hatalar yapıyor..
Beşiktaş ne zaman zaferlere koşsa kendisini ekranlarda ve gazetelerin ön sayfasında görüyorum.. Ancak Beşiktaş ne zaman kötü duruma düşse, ne taraftarın karşısında oluyor, ne de medyanın.. Ben kendisine bir ağabey tavsiyesinde bulunmak istiyorum.. Beşiktaş’ın iyi ve kötü gününde de aynı şekilde desteklemez, ayakta durmazsan bu iş olmaz..

Adalı’nın ayrıca takımı “parayla” motive etmesini de hatalı buluyorum..
Antalya maçı öncesinde “Daha iyi oynayın size 2 misli prim vereceğim” demesi yanlıştır.. Beşiktaş formasını giymek parayla ölçülemez.
Böyle dev bir kulübün profesyonel futbolcusu primle oynayacaksa, o formayı giymesin !..
Yeteri kadar para alıyor bu adamlar !..

Adalı’ya sesleniyorum; Beşiktaş’ı parayla onore edecek oyuncuları barındırma.
Oynayacaksa oynarlar, oynamayacaksa çekip giderler !..
Bu formaya layık olmayanların burada durmaya hakkı yok !..
Beşiktaş gereken her şeyi onlara zaten veriyor.. Vermeden almak ise sadece Allah’a mahsustur. Bu kadar yeter !..

Adalı; sen Beşiktaş’ı bu durumdan çıkarabilirsin..
Avrupa’ya gidilmesi için elinden geleni yapacağına eminim.
Schuster’e de, futbolcuya da en iyi şekilde etki edeceğin kesin..
Ama parayla değil, sevgiyle..
Bunları yap ve bu takımı ayağa kaldır..

CENK TOSUN GİBİ FUTBOLCU BULUN..
Bu konuda birkaç sözüm daha var..
Beşiktaş’ı artık menajer oyunlarına alet etmeyin...
Oyuncu seçeceksiniz Cenk Tosun gibi genç ve kaliteli Türk oyuncular bulun..
Keşke Cenk gibi bir isim Beşiktaş’a kazandırılmış olsaydı, bugün santrfor ihtiyacının tümü karşılanırdı..
Santrforda Bobo’nun kalmasına sevindim ancak istikrarını göremiyoruz..
Biz sözüm de Nihat Kahveci’ye.. Seni seviyorum Nihat kardeşim, artık dön..

TARAFTAR TAKIMDAN NE İSTİYOR ?
Adalı’ya mesajlarımı ilettim.. Taraftarın mesajlarını da takıma iletmek istiyorum..

Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar vefakar taraftar yoktur..
Yağmur çamur demeden stada koşan bu taraftar bunları hak etmiyor..
Futbolda takım ne kadar iyi olursa olsun, ne kadar coşarsa coşsun, şampiyonluk coşkusu olmadan
taraftar mutlu olmaz.. Beşiktaş taraftarı şimdi takımından en azından şunları bekliyor;
“Antalya ile başlayan galibiyetin arkası gelsin..
Trabzonspor maçının rövanşı alınsın..
Artık kaybetmeyen bir Beşiktaş sağlansın..
Şampiyonlar Ligi sonuna kadar kovalansın..
Kupa mutlaka kazanılsın..”

Evet Türkiye Kupası Beşiktaş’ın olmazsa olmazı.. Eğer Beşiktaş bu sene Avrupa’ya taşınamazsa, “taşınmaz mal” gibi kalan 14 yabancı futbolcunun yükü de omuzlara biner.. Bu da Beşiktaş’ın sırtının yerden kalkmamasını sağlar..

Beşiktaş, ligde de Trabzonspor maçını kazanmak zorunda.. Hem rövanşı alması, hem yıldızlarının hakkını vermesi, hem de daha ölmediğini göstermek için..

Tabii tüm bu maçlar oynanacakken iki çift söz MHK’ye etmeden olmaz..
Artık zor maçlar, zor günler önümüzde.. Kavgalı, ateş hattı maçları oynanacak..
O kadar iyi hakem atamaları yapın ki; kavga gürültü çıkmasın, kimsenin emeği çalınmasın..

DEMİÖREN NE ZAMAN GİDECEK ?
Gelelim yazımızın başlığına..
“Yıldırım Demirören ne zaman bırakacak ?” demiştik..

Yazımda da belirttiğim gibi ben Demirören’i suçlamıyorum.. Başkan halen büyük inancıyla hedeflerini gerçekleştirmek için çaba sarfediyor..

Ben kendisiyle bir yazar gibi değil, bir arkadaş, bir ağabey gibi konuşurum..
Çeşitli önerilerim olur, o da bana düşüncelerini aktarır..
Geçtiğimiz gün söylediği şeyleri aktarmak istiyorum..
Demirören diyor ki; “Stadyum bizim hayalimiz.. Onu bitireceğim.. Diğer hayalim de Avrupa şampiyonluğu.. Beşiktaş’ın o stadyumda Avrupa şampiyonu bir takım olmasını istiyorum.. Bunlar olmadan bu görevden ayrılmam..”

Evet başkan bu denli iddialı..
Çok hırslı biri olduğunu bilen bilir..
En az 3 şampiyonluğun olduğu bir sezonu hayal ediyor.. Bu konuda adeta ant içmiş..
Bundan sonra artık her şeyi kendi eline alacağını da söylemek istiyorum..
Beşiktaş’a Avrupa’da hayal ettiği şampiyonluğu kazandırmak için uğraşıyor..
Bunları yaptığı zaman da görevi bırakacak..
Peki görevi kime bırakacak?
İşte bunu kimse bilmiyor..

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Hayri Ülgen Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar