Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
Reklam
  GÖZDEN KAÇIRMA : VİDEO | Spor Toto Süperlig | Puan Durumu

Öfke ve tepki!

Tarih26 Haziran 2009 , 11:10

Önceki gece İsmail haberini siteye koyduğumuz andan itibaren gelen taraftar yorumlarında ağırlık noktası, ÖFKE ve TEPKİ ile birleşiyordu..
Tabii bazıları beni de göreve çağırıyor ve birşeyler yazmamı istiyorlardı.. Doğrudur, mutlaka yazmalıyım ki, Gaziantepspor'a ilgisi gerçekten büyük olan ve bu uğurda yaşamını etkileyecek derecede tutkun olanlar gerçekleri öğrenebilsin..

Önce kısa yoldan görüşümü açıklayayım ve 'İsmail satılmalımıydı?' sorusuna yanıt vereyim...
-İbrahim Kızıl'ın bana söylediği rakam eğer doğru ise, ben de başkan olsam kesinlikle satardım. Evet.. Sakın şaşırmayın ve öfkelenmeyin.. Çünkü Topuz'u ve Gökhan Zan'ı elinden kaçırarak çılgına dönen Yıldırım Demirören, bir daha böyle havada yakalanamazdı..
Önceki gece, Yıldırım Demirören ve babası Erdoğan Demirören ile konuştuktan sonra beni arayan Kızıl, şu anda kendisi resmen açıklayana kadar yazmamaya söz verdiğim, ama dün zaten duyulan rakamı söyleyince "Ben başkan olsam bir dakika durmaz verirdim" dedim..

Çok iyi biliyordum ki, Beşiktaş'ın İsmail'e verdiği para, Gaziantepspor tarihinin en büyük transfer bedeliydi.. Celal Doğan Ayhan'ı 6.250 milyon dolara vermişti ve tarihe geçmişti. Ama İbrahim Kızıl yeni bir tarih yazarak, bu rakamın eurosuyla inanılması güç bir transferi gerçekleştirdi.. Bir futbol adamı olarak hatta Türkiye'deki tüm futbol adamlarının da aynı görüşte olabileceğini belirterek buna "müthiş bir rakam" diyebilirim..

TARAFTARIN HAKLI OLDUĞU KONU BAŞKA
Gelelim taraftarın öfkelenmesine, tepki göstermesine neden olan gerçeğe.. Bir kere, sayın İbrahim Kızıl'ın Beşiktaş Başkanı ve O'nun babasıyla ilişkisini bilmeyen yok. Zaten kendisi de söylüyor ve Erdoğan Demirören için "babam gibidir" diyor.. Ama benim son zamanlarda daha iyi tanımaya başladığımı sandığım İbrahim Kızıl, bu tür ticari işlerde, baba-oğul-kardeş gibi hatır gönül dinlemeyen bir anlayış sergiler.. Bazılarının düşündükleri gibi, "Kızıl Beşiktaş'tan o kadar parayı alamaz, taraftarı susturmak ve etkisiz kılmak için bu rakamı yalan söyleyebilir" ihtimalini elbette gözönünde bulundurmak istiyorum.. Ama, öyle varsayımlara inanarak kendimi şartlandırmak istemiyorum.. Eğer olursa o zaman yanılma payımı kendime saklıyorum.. Bunun için de İsmail konusunu Türkiye'de tüm kulüplerin kıskanarak izlediğini ve Kızıl'ı akılcı pazarlık yaparak kulübüne büyük para kazandırdığı için takdir ettiğini düşünüyorum..

Umuyorum ki, taraftarın büyük bölümü olaya bu açıdan yaklaşınca benim gibi düşünecektir.. Çünkü ben tüm gözlemlerimi taraftar ruhu ile yapıyor, onlar gibi düşünüyor, onlar gibi değerlendiriyorum.. Sayın İbrahim Kızıl'ın bu transferdeki hamlesini başarılı olarak görüyorum.. Ama haftalardır, hatta aylardır futbolcu satmayacağını söylemesinin ardından, böyle bir kararı vermesinin taraftarda yarattığı hayal kırıklığını, mutlaka telafi etmesi gerektiğini düşünüyorum.. Hepimiz biliyoruz ki, kulüpler yaşamalı ayakta kalmalıdır.. Şu anda tek başına Gaziantepspor'u yaşatmak isteyen Kızıl için elbette maddi konular önemlidir.. Ama daha 2 gün önce Kanaltürk'e çıkıp "Benim para sıkıntım yok, bu işi zevk için yapıyorum" dedikten sonra böyle bir işe girişmesi, elbette taraftarın canını yakmış, güvenlerini sarsmıştır..

BU KIZGINLIĞI NE GİDERİR?
Aylardır ulusal gazeteler İsmail, Murat Ceylan ve Tabata için yazıp durdu.. Bu futbolcuların Beşiktaş'a verileceği iddia edildi.. İbrahim Kızıl ise ısrarla "Hayır satmayacağım" dedi.. Bu konuşma belki taktik icabı olabilir, piyasa yapma adına alt yapı oluşturma anlamına gelebilirdi.. Ama taraftar "Hayır satmayacağım, önümüzdeki sezon hedefimiz büyük" sözüne inanmıştır.. Şartlanmış, umutlanmış ve yeni sezonun büyük takım rüyasını görmeye başlamıştır.. Henüz doğru dürüst bir transfer yapılamadan, hatta Fenerbahçe'ye giden Bekir'i bile aforoz etmeye kalkışarak Kızıl'a destek veren taraftarların, ani gelişen ve sonuçlanan İsmail transferindeki öfkesi bence çok görülmemelidir.. Bu öfke ve tepki anlayışla karşılanmalı, hatta Başkan İbrahim Kızıl durumu bu çerçeveden ele alarak taraftarlarına bilgi vermeli, bu güne kadar söylediği "Satmayacağım" sözünün açılımını yapmalı, kendisine güvenenleri ikna etmelidir..

Çok iyi biliyoruz ki, elbette futbolcu satılacak, elbette kulübün çarkının dönmesi için birşeyler yapılacaktır.. Hele böylesine akılcı bir transfer politikasıyla kulübün kasasına tarihin en büyük rakamının girmesini sağlamak büyük alkış alması gereken bir iştir.. Bu müthiş alışverişi gerçekleştiren "hatta yılın transferi" denilerek takdir edilmesi gereken İbrahim Kızıl'ın, bir başka nedenle üzdüğü taraftarların gönlünü alacağını umuyorum.. Onun yolu da yukarıda söylediklerimden geçer diye düşünüyorum..

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Ökkeş Özekşi Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar