Ajansspor.com - Anında, Tarafsız Spor Haberleri
   GÖZDEN KAÇIRMA : Spor Toto Süperlig | Puan Durumu | Süper Final Şampiyonluk Grubu | Süper Final Avrupa Ligi Grubu |

Hoca çaresiz, futbolcu sessiz..

Tarih13 Aralık 2011 , 16:28

Maçı televizyondan izlerken ilk dikkat ettiğim şey, İstiklal Marşı öncesi futbolcuların yüzlerindeki ifadeleridir.. İsteği, arzuyu, hırsı, inancı orada görürüm ben.. Oyunun ilerleyen dakikalarında o gördüklerimin oyuna yansıyan şekline bakarım..

Gaziantepsporlu futbolcuları, Eskişehir maçı öncesi gördüğümde, hepsinin kafasının karışık olduğunun işaretlerini aldım..
Nitekim maç içerisinde bir kez daha yanılmadığımı gördüm..

Abdullah Ercan'a teknik direktör olarak fazla yüklenmek istemiyorum.. Çünkü kulüpteki sorunların hem kendisini hem de futbolcuları huzursuz ettiğinin farkındayım.. Her ne kadar içeriyi önceden bilse de, yine de bu kadarını beklemiyordu diye düşünüyorum..
Haliyle bu realite Abdullah hocayı da çaresizliğe sevk etmiş demeliyim.. Ve ister istemez hata yapmaya zorlamış, o hatalardan da kendini bir türlü kurtaramıyor diye eklemeliyim..

Futbolcular için söyleyeceğim tek bir sözüm bile yok.. Onlara sadece üzülüyorum.. Bu kadar sevgisizlik ortamında, bu kadar güvensizlik içerisinde, hele hele parasal konudaki kafa karışıklıklarının, onları ne hale getirdiğini çok iyi görüyorum..
Söyleyeceğim en net şey; tüm bu olumsuz tablodan kesinlikle iyi resim çıkmayacağıdır.. Hoca "tuval"de kafasındakini canlandırma adına fırçayı her renkteki boyalara batırıyor ama resme can veremiyor..
Futbolcu o resim içerisinde beklenen güzelliğe katkı sağlayamıyor..
Çünkü huzuru yok.. Çünkü rahat değil..

Eskişehir maçında sezon başından beri ilk kez bu rahatsızlığın tavan yaptığını gördüm.. Sakatlıktan yeni çıkan Dany gibi bir oyuncuyu ilk kez böylesine aciz durumda izledim.. İyi niyetli çabalarıyla hata yapsa bile hoşgörüyle karşıladığım ve beğendiğim Emre'yi de çaresizlik içinde buldum..
Hele Olcan.. Samsun maçının kazanılmasındaki başrol oyunculuğunu bırakmış, sanki "artık ben de dayanamıyorum" diyen bir bıkkınlığın fotoğrafını çektiriyor gibiydi..
Muhammet bile rahat olmadığının sinyallerini veriyordu.. Ortada Yasin, genç yaşta nasıl sinir küpü olunur bunu göstermeye çalışıyordu.. Serdar ne yaptığını bilmez halde bir şeyler yapmaya çalışan acemiler gibiydi.. Elyasa zaten ne artı ne eksi veren görüntüsüyle ha var, ha yok gibiydi.. O hepimizin hayranlığını kazanan efendi insan, kişilikli topçu Ivan bile çaresizlik ummanında bocalayıp duruyordu..
Kalitesine güvendiğim ama Gaziantepspor'a bunun sadece yüzde 20'lik kısmını verdiğine inandığım Sosa ve Popov bile sanki pes etmişlerdi.. Karcemarkas ise bu çöküntü içindeki görüntüsünde depreme dayanmaya çalışan az hasarlı bina gibi ayakta tutmaya çalışıyordu..

Evet..
Bu tablodan elbette güzel bir resim çıkamazdı, nitekim öyle de oldu.. Eskişehir eğer biraz daha cesur, biraz daha akıllı oynasaydı skor tek fark değil daha fazlasıyla kapanabilirdi..

GENÇLİK 27 GRUBUNA YAZIK EDİLİYOR
Eskişehir maçından sonraki son sözüm Gençlik 27 Grubu için olacak..
Yanlış yoldalar.. Yılların saygınlığını kaybetmek üzereler.. Oysa ilk yıllarında tribünlerin onları kabul etmek istemedikleri, dışladıkları günlerden, kendi küllerinden doğarak büyümüş ve seslerini duyurmuşlardı. Onlara verilen destek yaptıkları doğru işler içindi.. Ama son yıllarda özellikle bu sezon yanlış bir yola saptılar ve tüm sporseverlerin güvenini sarstılar..
Bu nedenle Eskişehir maçındaki tavırları kimseye inandırıcı gelmedi.. Söyleyeceğim tek şey; Gençlik 27 grubunun kendi kendini bitirmeye başladığıdır..

YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Ökkeş Özekşi Son Yazıları
Reklam
Ajansspor Tüm Yazarlar