Diğer Sporlar

Galatasaray penaltıya sığınamaz!
03 Aralık 2007 , 01:38
Galatasaray 1 puan aldı. Aynı zamanda da namağlup unvanını da sürdürdü. Galatasaray için bu unvanı sürdürmek çok önemli. Gerçi maçı kazanmakta önemliydi ama zaten bu kafayla kazanılması zor.
Ben sene başından beri şunu söylüyorum. Galatasaray yenilebilir, berabere kalabilir veya kazanabilir. Hatta farklı da kazanabilir. Bu da böyle bir maçtı.
İki tane gol buldu İstanbul Belediye. Sertan’ın attığı golde kaleci Orkun’un büyük hatası vardı. İlk golde de Servet büyük bir hata yaptı. İstanbul Belediye’nin futbolcuları da bunları çok iyi değerlendirdi. Galatasaray adeta sahada yoktu. Özellikle Mehmet Topal çok kötü bir günündeydi. Arda aldığı bütün topları neredeyse ezdi. Lincoln zaten bebek gibi. Dokunsan sakatlanıyor. Yine sakatlanıp çok çabuk oyundan çıktı ve takımı çok zor bir durumda bıraktı. Lincoln’ün sakatlanmasıyla erken bir oyuncu değişikliğine gitmek zorunda kaldı Galatasaray. Bir futbolcu nasıl böyle sakatlanabiliyor anlayamıyorum. Ortada sakatlanacak pozisyon bile yok ama Lincoln’ün canı oynamak istemiyor galiba.
Bu maçta en iyi oynayan isim Serkan Çalık’tı. Yine her yere koştu. Ancak ne kadar çok beğenirsen beğeniyim Serkan Çalık asla ve asla Galatasaray’ın santraforu olabilecek bir futbolcu değil. Hele tek santrafor olacak bir futbolcu hiç değil. Gerçi yanında Hakan da vardı ama Hakan da iyi bir günüde değildi. 1–2 hava topu indirmesine rağmen yeterli olmadı bu. Uğur biraz çalıştı. Sabri eski formundan çok uzak. Hasan Şaş iyiydi ancak iyi olmasına rağmen bu maçtaki sinirinin bedelini 2 sarı kart ve ardından da kırmızı kart görerek ödedi. Daha doğrusu Galatasaray’a ödetti. Ancak şunu söylemekte de yarar var. Maçın hakemi Hasan Şaş’ın ikinci sarı kartı gördüğü pozisyonda Ümit Karan’a yapılan bariz penaltıyı vermedi. Böyle bir penaltıyı vermeyip de insanları çıldırtırsan, Hasan Şaş gibi de çıldırmaya müsait bir adam çıldırır. Hasan o pozisyonda hatalı olabilir ama orada da o penaltıyı vereceksin. Hakemsen göreceksin.
Ancak geçelim bunu. Galatasaray penaltıya sığınacak bir takım değil. Olmaması lazım daha doğrusu. Ancak bu sene Galatasaray, Feldkamp ile ne zaman ne yapacağı belli olmayan bir takım haline dönüştü. Bu da bir gerçek.
İlk yarıda çok kötü oynadı ve pozisyona dahi giremedi Galatasaray. İkinci yarıda ise İstanbul Belediye’nin geriye çekilmesiyle sağdan soldan doldur boşalt ile tek kale oynamaya başladı. Ve Feldkamp da bütün forvetleri oyuna soktu. Nonda ve Ümit Karan’ı. Hakan Şükür ile birlikte 3 forvetle oynadı neredeyse. Arda’yı da dahil edersek Galatasaray 4-5 forvetle oynadı diyebiliriz bu devrede. Fakat bu sefer de kontra ataklarda gol yeme ihtimali doğdu. Ancak İstanbul Belediye’nin 3. golü arama ve atma niyeti olmadığı için onlar da fazla kontra atağa çıkmadılar. Neticede tek kale oynanan bir maç ortaya çıktı bu yarıda. Maçın bitimine de çok az bir süre kala Ümit Karan’ın attığı golle Galatasaray 1 puanı kurtardı.
Şimdi önümüzdeki hafta Fenerbahçe Stadı’na gidecek Galatasaray. Duyduğuma göre Fenerbahçe federasyondan erteleme istiyormuş. Çarşamba günü Şampiyonlar Ligi maçı olduğu için… Adnan Polat’ın açıklamasından anlıyoruz ki Galatasaray da bu ertelemeye karşı. Aslında bu noktada Fenerbahçe’nin erteleme istemesi kadar yanlış bir şey yok. Eğer sen büyük takımsan hem Şampiyonlar Ligi’nde oynayacaksın hem de Süper Ligde. Hatta Fortis Türkiye Kupası’nda da. Üst düzey maç yapmak facia bir şey demek değil. Tüm Avrupa yapıyor bunu. Ertelenmesinin veya ertelenmemesinin derbiye hiçbir etkisi olmaz. Galatasaray Şükrü Saraçoğlu’nda hep yeniliyor zaten. Bir an önce yenilelim de namağlup unvanından da kurtulalım diyeceklerdir belki de. Ancak Fenerbahçe’nin böyle bir ertelemeyi talep etmesi çok manidar geliyor bana.
Kısacası Galatasaray iyi değil ancak baskılı oynadığı bir ikinci yarı sonrası 1 puanı kurtarmayı başardı. Sevinmesi gerekiyor bunun için.
YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Error processing SSI file


Ajansspor Tüm Yazarlar
Futbol
Selçuk Yula - Önümüze bakalım
Ali Karaboğa - Denizli 3 milyon euroyu bırakıp gitmez
Erce Kaftan - Trabzonspor ruhunu özledim..
Şükrü Oytan - Hakem hataları..
Halil Fincan - 10'unda sonunda bu da oldu..
Metin Kösedağ - Niye böyle oldu?
Aytekin Akay - Ey gidi Trabzonspor!
Sedat Tahir - Alex'in Fenerbahçe'si!
Adnan Ercan - Adanaspor doludizgin
Önder Varol - Jo+Arda..
Berkay Aytekin - Yönetim, Daum, Aykut: Şeytan Üçgeni
Ökkeş Özekşi - Bu sene kurtulalım gerisi önemli değil
İbrahim Bulut - Sakaryaspor ligin üstünde!
Hakan Yılmaz - Karaosmanoğlu'na mesajımdır
Melih Çelikbilek - Tabii ki Fenerbahçe
Barış Çalışkanlar - Japonya Ligi 14. hafta yorumları!
Sedat Yılmaz - Ülkeye yabancılık..Basketbol
İsmail Arslan - MVP! Winner oyuncu Bootsy Thornton!Voleybol
Hasan Uğur Epirden - TMOK nereye koşuyor?
Enver Bağlarbaşı - Ligde Arkas ve FB Acıbadem zirvedeHentbol
Tayyar Sümen - Sonunda beklenen oldu!Formula 1
Volkan Başer - Ferrari Olmak
Mali Selışık - Formula 1 2010: Grand Prix Ruhu'nun DönüşüYazarlar Anasayfa






