Diğer Sporlar

Madalyonun diğer yüzü
28 Temmuz 2010 , 12:20
İnce hesapların ve yüksek hızların sporu F1, bu hafta oldukça önemli bir virajı geride bıraktı. Damalı bayrağın ardından kazananlar belli olmasına rağmen, yankıları halen süren grand prix ile ilgili haftaya damgasını vuran tartışmalarla birlikteyiz. Herkese merhaba.
Formula 1 için devre arası niteliği taşıyan 4 haftalık aranın yaklaştığı şu günlerde, kalan yarış sayısının azalması, şampiyonluk yarışının içinden çıkılmaz bir hale gelmesi, bu sporun içerisindeki herkesi ve bu sporu izleyenleri fazlasıyla heyecanlandırmış durumda.
Pazar günü geçilen yarış öncesindeki heyecanlı sıralama turları ve hatta antrenman turlarında gördük ki, hemen tüm takımlar işi çok daha sıkı tutuyordu. Sezonun şekillenmeye başlaması, sadece şampiyonluk için gaza basan pilotlar ve milyonlarca dolarlık bütçeleri ile bu büyük savaşı kazanmak isteyen takımlar, geçtiğimiz hafta boyunca çok çalıştılar.
Rakiplerini saniye saniye takip eden takım patronları ve çalışanları, tartışmalı esnek ön kanatlar, F- kanalları, arka kanatlar, difizör sistemleri derken, herkes büyük bir çekişmenin stresini üzerinde taşımaya başladı. Sadece kendilerinin değil, rakiplerinin de yaptıkları herkes için oldukça önemliydi.
Grand Prix öncesinde de belittiğim gibi, bu yarış oldukça önemliydi. Zira burda kazanılacak ya da kaybedilecek puanlar, yarıştan kopmak veya avantajı büyütmek anlamını taşıyordu. Tüm bu detaylar ile stresi ve konsantrasyonu yüksek bir yarış izledik, takımlar ve pilotlar açısından. Ekranları başındaki bizler ve bu heyecanı Hockenheim’ da yaşayan izleyiciler açısından çok tatminkar bir yarış olmaması oldukça normaldi. Herhangi bir hata ve sürpriz yaşamak istemeyen takımlar, tüm konsantrasyonlarını puan alarak finiş görmeye ayarlamışlardı.
Sıralamalarda ve antrenmanlarda nadiren geçilen RB-6, pazar günkü yarışta yine gridin ilk sırasındaydı. Sezon ilerledikçe performans kaybı yaşayan Red Bull için, pilotlar arasındaki gözle görülür rekabet, kırmızıların üstün gayreti, Mc Laren’ in pistlerdeki en hızlı aracı, işleri onlar açısındandan zorlaştırıyordu. Pol pozisyonda başlayan Vettel damalı bayrağı 3., takım arkadaşı Webber ise 6. olarak geçti.
Mc Laren, motor sporlarındaki üstün teknolojisi ve karizması ile, katıldığı her mücadelenin içerisinde şampiyonluk için var olmaya devam ediyor. Sezonun yarısını tamamladığımız şu günlerde markalar ve pilotlar şampiyonasındaki liderlikleri tesadüften ve sürprizden uzak, güçlü bir şeklide devam ediyor. Markanın logosuna ve başarılarına yakışan iki dünya şampiyonu kaliteli pilotu ile tartışmalardan uzakta, pistlerdeki virajları şampiyonluk için birer birer dönmeye devam ediyor. Hafta sonu aldıkları 4. ve 5. sıralar şampiyonanın devamında daha önemli hale gelecek puanlardı.
Kendi evinde, kendi tribünlerinde bu yarışa oldukça iyi hazırlanan Mercedes Gp, hafta sonu taraftarlarını çok mutlu edemese de, 1 tur geriden kazandıkları 8. ve 9. ları, alkış almalarına yetti. Mercedes 2011 için çalışmalarına başladı. Bu sezon ise onlar için ciddi bir gelişim yarışı olacak. Görülüyorki bu pahalı ve hızlı sporda herşey para değil. İlk ve en önemli aşama teknoloji. 2011 yılında çok daha rekabetçi bir Mercedes izleyeceğimize eminim.
Şiddetle puana ihtiyacı olan Scuderia Ferrari, iyi başladığı sezona havlu atmak üzereyken aldığı duble puanlarla yarışta kalmayı bildi. Tabi ardında bir çok tartışma ile birlikte. Tüm dünyada Formula 1 haberlerine konu olan bu olay, bilindiği gibi daha önce de yaşanmış, aynı tartışmalar yapılmıştı.
Bu olayı iki farklı şekilde yorumlamak mümkün.
İlk olarak sportif ve etik açıdan düşünmek, yarışmanın doğasına yapılmış bir müdahale gibi gözüküyor. Pistlerde her zaman, en hızlı olanın ve kazananın hatırlandığı bir gerçek. Bunun da doğal yollardan gerçekleşmesi elbette en büyük isteğimiz. Her yarışın ortalama bir buçuk saat sürdüğü, pilotların yaşam şekillerini özveri ile bu spora adadığı, yarış başına kaybedilen kilolar, yapılan teknolojik güncellemeler, sponsorların katkıları, maruz kalınan g kuvvetleri, herşey temiz bir grand prix ( büyük ödül ) için.
Ancak madalyonun diğer bir yüzü daha var. Yüz milyonlarca dolarlık bütçeleri, yarım veya bir asırlık marka değerleri, istihdam edilen görünen ve görünmeyen binlerce insan, medya - pr çalışmaları, yapılan anlaşmalar, elde edilecek gelirler, yarışlara götürülen davetliler, hepsi tek bir amaca hizmet etmek adına var olan büyük bir oluşumun dinamikleri. ŞAMPİYONLUK.
Takım olmanın önemini ve gerekliliklerini, yüzyıllardır oynanan futbol ile orantılamak mümkün. Takımın galip gelmesi ve 3 puanı almak tek amaç. Ama sezon sonuna doğru boş kaleye atacağı rahat bir golü, gol krallığına oynayan takım arkadaşına attırmak büyük bir jest. Çoğu kez örneklerini gördüğümüz bu tür olaylar, sporun içerisindeki insan doğasını alkışlamamıza neden olmuştur. Olaya bu bakış açısı ile yaklaşmak, hafta sonu olanların en insani açıklaması olabilir.
Bu madalyonu boynuna geçiren herkesin, binlerce kilometrelik bu yarışta üzerine düşeni eksiksiz ve tam olarak yerine getirmesi, sezon sonunda kazanılacak büyük bir başarıyı vaad ediyor. Bu yazıyı yazarken kendime sordum. Ya ben Massa’ nın veya 2002’ de Barrichello’ nun yerinde olsaydım ? Tek bir cevap var. ‘Sadece takım arkadaşımın değil, hiç kimsenin beni geçmek için bu kadar yaklaşmasına izin vermezdim.’
Bir sonraki yarış hafta sonu Macaristan Grand Prix’ i. Formula 1 tarihinde unutulmaz yarışların yapıldığı 24 yaşındaki bu pist, 1986 yılındaki ilk Formula 1 yarışına akın eden 200.000 civarındaki seyircisi ve 1990 yılında Thierry Boutson – Aytron Senna arasındaki 0.3 saniyelik nefes kesen finiş görme rekabeti ile tarihsel bir değer taşıyor. Ev sahipliği yapacağı bu haftaki yarışın da, tarihteki nefes kesen anlara katılması dileği ile tüm F1 tutkunlarına iyi seyirler dilerim.
YORUM EKLE
Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.
Volkan Başer Son Yazıları

Ajansspor Tüm Yazarlar
Futbol
Vedat Bayram - Fenerbahçe Kongresi
Hayri Ülgen - Beşiktaş'ı sıradan takım yapmayın!
Cevdet Ünüvar - Güzel futbol, çirkin söz!
Erhun Ateş - Fikret Orman geçmişi mi devam ettiriyor !!!
Mustafa Öztoprak - Bizi bizimle bırakın lütfen!
Adem Yılmaz - Başladı ve bitti
Dr. Sedat Hayran - İnancın zaferi..
Erdem Erol - Namusumuz temizlendi!
Hakan Cerrahoğlu - Bunlar ve Onlar
Selahattin Ekrekli - Futbolun adaleti var mı?
Mustafa Yaşar - Deli olmak işten değil!
Erdem Ulus - Sen uyudun hocam
Hüseyin Kutay - Fark var!
Aytekin Akay - İnkıta..
Haluk Kaplan - Mersin'de bir Sehic varmış, bir Hakan yokmuş
Çağatay Çıtlak - Başarıyı paylaşmak
Ökkeş Özekşi - İtiraf ve realite..
Adil Yıldız - İğrenç ithama, muhteşem cevap
Tijen Bolulu - Kalbimi kıra kıra..
Sadi Karakaş - Megaloman mısın hocam ?
Hakan Yağcıoğlu - Hepimiz Abdullah Avcı'yız...
Fatih Kaya - Beşiktaş kongre üyelerinindir...
Ali İncegül - Ne verdiniz ki?
Sedat Tahir - Adana ateşi!
Berkay Aytekin - Terim soyunma odasında kazandı..
Hakan Coşkun - Çamur at izi kalsın!
Şükrü Oytan - Fener mi oynamadı, Es Es mi oynatmadı ?
Emre Karataş - Fener tuhaf, Aysal'ın açıklaması daha da tuhaf..
Nihat Evren Derman - Formalite (play-off) grubunu garantiledi!
Gökmen Örkmez - Türkiye Futbol Faşizmi
Metin Kösedağ - Böyle olur TRT'nin maçı..
Murat Özgen - Fenerbahçe ve Galatasaray
Adnan Ercan - İşte o sene, bu sene..
Önder Varol - Denizlispor'un borç mektubu?
Ahmet Us - İstifa etmesi gereken Ertuğrul Sağlam mı?
Serkan Özen - 1 gol değil masumiyeti getiren!
İbrahim Bulut - Başkan Yaşlıca bu açıklamanın altında kalır mı?
Hüseyin Demir - Beşiktaşlılık melekelerimizi sorgulayamazsın
Serkan Tunç - Ünal - Yanal hezimeti
Doğaç Çor - La Fontaine'den Süper Final!
Volkan Toslak - Deplasman fatihi!
Ahmet Öksüz - Neyi ima ediyorsun Kocaman?Voleybol
Enver Bağlarbaşı - Tuhaf şeyler oluyor
Mustafa Korhan Gün - Olimpiyat rüyamız gerçek olsun..Hentbol
Tayyar Sümen - Dedikodu makinesi tam gaz çalışıyor!Genel Spor Haberleri
Mert Genç - İyiler daima kazanır!Vücut Geliştirme
Erhan Delibaş - Yurtta spor, dünyada spor!Formula 1
Berk Sarıoğlu - 200'üncü yarışını kazanan ilk pilot!
Mali Selışık - Kazanmayı seçmek...Yazarlar Anasayfa






