Bundesliga bunu tartışıyor: Çare play-off mu?
Editör: Akın Ungan
Son Güncelleme /
Bundesliga'da Bayern Münih'in üst üste şampiyonlukları, play-off alternatifinin düşünülmesine yol açtı. İlk kadın CEO Donata Hopfen, bu durumun konuşulabileceğini söyledi.

- Haberin Kaynağı:
- Ajansspor
Hüseyin Özkök-AJANSSPOR
Almanya Bundesliga’da Bayern Münih'in son 9 yıldır şampiyon olması ve üst üste 10’uncu şampiyonluğuna koşması, ligin cazibesini ciddi şekilde etkiliyor. Bunda Bayern’in gerçekten çok iyi kadrolar kurmasının yanında, başta Dortmund olmak üzere diğer takımların da bir türlü istikrarlı bir gidişat yakalayamamasının rolü büyük.
Ligin bu tekdüzeliği, Almanya’da play-off tartışmalarının ortaya çıkmasına neden oldu. Bu konudaki en ciddi açıklama ise 1 Ocak 2022 günü göreve başlayan Bundesliga’nın ilk kadın CEO’su Donata Hopfen’dan geldi.
Bild’e bir röportaj veren yeni CEO, kendisine play-off ile ilgili sorulan soruyu şu şekilde yanıtladı: “Ligin zirvesinde iddia olması ligi tabii ki çok daha cazip kılar. Göreve başlamadan haftalar önce de söyledim. Benim için tabu olan bir konu yok. Eğer play-off iddianın artmasına yardımcı olacaksa bunun üzerine konuşabiliriz. Ancak Bayern’in son yıllarda çok iyi işler yaptığını da unutmamak gerek. Şampiyonlar Ligi’nde sürekli başarılı olmaları onları finansal olarak da güçlendirdi. Dolayısıyla sorun sadece ligde değil."

Hopfen röportajda Bundesliga’nın pandemi nedeniyle toplamda 1,3 milyar Euro kayıp yaşama tehlikesi altında olduğunu belirtirken, bunun yıllık TV gelirlerinin üzerinde bir rakam olduğunun altını çizdi.
Hopfen, kış transfer döneminde beş büyük lig içinde en az para harcayan ligin Bundesliga olmasında, kulüplerin dikkatli harcama yapmasının yanında, finansal açıdan diğer liglerdeki kulüplerden daha küçük çaplı olmalarının da önemli rol oynadığını söyledi.
Yayıncı kuruluşların üyelik fiyatlarını arttırmaları hakkında ne düşündüğü sorusuna da cevap veren Bundesliga CEO’su, kale arkasından, locada oturana, TV’deki konferans yayınından, özet yayın seyredenlere kadar tüm taraftarların daima kendileri için önemli olduğunu ifade ederken, onları her zaman futbolun merkezinde görüp, beklentilerine önem verdiklerini, bu bağlamda onlara uygun koşullarda neler sunabilecekleri konusunda çalışmalarını sürdüreceklerinin söyledi. Hopfen, yayıncı kuruluşların fiyat politikalarının ise kurumların kendi sorumluluğunda olduğunu da belirtti.

Fahiş bonservis bedelleri ve yüksek maaşlar konusunda kendisine yöneltilen soruya ise Hopfen, bu işin belli kurallara bağlanmasının iyi olacağını ve Avrupa’da maaş üst sınırı konusunda bir anlaşma yapılmasını, politikanın da adaletli bir yarış için çaba göstermesini umduğunu açıkladı.
Kulüp sahipliğinin önüne geçen 50+1 kuralı için de düşüncesi sorulan Donata Hopfen, “Gelecek kapitalin bizim değer ve geleneklerimize uyması gerek. Bayern Münih 50+1 kuralına rağmen çok başarılı ve 50+1 kuralının başarıyı önlemediğini açık şekilde ortaya koyuyor. Muhtemelen para girişi olsa her şey biraz daha kolaylaşırdı ama o zaman Bundesliga bizim Bundesliga’mız olur muydu? Ben sanmıyorum. Sahiplik modelinin bizim futbol kültürümüze uyduğunu düşünmüyorum." dedi.
50+1 kuralı, kulüplerin halka açılabileceğini veya dışarıdan yatırımcıların desteğini alabileceğini ancak yatırımcıların kulüp yönetimindeki söz hakkının en fazla %49.9 oranında olabileceğini ifade eder. Kalan %50+1 hisse ve oy hakkı, kulüp yöneticilerinde olur.

