Cumhurbaşkanı Erdoğan koronavirüs ile ilgili alınan kararları açıkladı!

18 Mart 2020 14:39- Son Güncelleme - 18 Mart 2020 15:08
Google news abonelik

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı öncesinde konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürecin atlatılacağına inandığını ifade etti.

 

Erdoğan, "Kovid-19 ile mücadele ederken sanayisi ve ekonomisi ile tüm çarkların dönmesini sağlamak kolay değildir. Devletimizin yanı sıra özel sökterin de üzerine düşenenler var. Bugün alacağımız kararlarla bu süreci atlatacağız" dedi.

 

Toplantı basına kapalı

Ayrıca Erdoğan, "Günlük hayatı durma noktasına getiren böyle bir sürecin pek çok boyutu yanında ciddi ekonomik sonuçları da ortaya çıkacaktır. Birlikte aşacağız, buna inanıyorum" ifadelerini kullandı.

 

Bu arada Erdoğan'ın bu açıklamalarının ardından toplantı basına kapatıldı.

14:00'te başlayan toplantıya tüm bakanlar, bilim kurulu üyeleri, Merkez Bankası Başkanı ve çok sayıda kurum yetkilisi olmak üzere 85 kişi katıldı.

Futbol dünyası, toplantının ardından erteleme olup olmayacağına ilişkin sorunun cevabını bekliyor...

Toplantı sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan birazdan koronavirüs ile ilgili alınan kararları açıkladı.

Aziz Milletim,Değerli Basın Mensupları, Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Sözlerimin hemen başında Çanakkale Deniz Zaferimizin 105’inci yıldönümünde aziz şehitlerimizi bir kez daha hürmetle yâd ediyorum.Bu vesileyle asırlardır ülkemizin bağımsızlığı için canlarını feda edenbütün şühedaya, terörle mücadelede, 15 Temmuz’da ve sınır ötesiharekâtlarımızda şehit düşen tüm güvenlik güçlerimize Allah’tan rahmetdiliyorum. Çanakkale   Savaşlarının   muzaffer   kumandanı,   İstiklal   Savaşımızın Başkomutanı, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal ve silaharkadaşlarına da burada rahmetle anıyorum. Rabbim şehitlerimizin makamlarını âli, mekânlarını cennet eylesin.Rabbim bizi şehitlerimizin kutlu yolundan ayırmasın.Aziz Milletim,Değerli Basın Mensupları, İnsanlık tarihi boyunca her dönemde salgın hastalıklar ve tabii felaketlerçok ciddi can kayıplarına yol açmıştır. Tarih kitaplarında, Avrupa nüfusunun üçte biri ile üçte ikisi arasında birbölümünün ölümüyle sonuçlanan salgın hastalıklardan söz ediliyor. Aynı şekilde kendi tarihimizde de, İstanbul nüfusunun yarısına yakınınınhayatını kaybettiği salgınlarla ilgili bilgilere rastlıyoruz.

"Türkiye, bu sürece olabilecek en hazırlıklı şekilde yakalanmıştır"

Dünyada ağır sonuçları olan salgınlar, aynı zamanda büyük siyasi,sosyal, ekonomik dönüşümlerin de tetikleyicisi olmuştur. Osmanlının Avrupa’yı fethi ve Rönesans başta olmak üzere, insanlık tarihine damga vuran pek çok hadisede, bu sürecin izlerini görmekmümkündür. Yakın zamanda da dünyamız, 2002 yılında SARS ve 2012 yılında MERS adı verilen salgın hastalıklarla mücadele etmişti. Ayrıca dünyamız, 2009 yılındaki domuz gribi, 2014’teki Ebola salgını,2016’taki Zika virüsü gibi tehditlerle yüzleşmişti. Koruyucu   sağlık   ve   tedavi   hizmetleri   ile   ilaç   sektöründe   yaşanan gelişmeler, virüs salgınlarının eskisi kadar büyük can kayıplarına yolaçmasının önüne geçmektedir. Nitekim, şu anda dünyada insan ölümlerine yol açan hastalıklar arasında,bu tür salgınların payı oldukça düşüktür. Ancak, önüne geçilmediği takdirde, salgın hastalıkların kitlesel ölümlereyol açma tehlikesi hala vardır.Bunun için de her türlü salgın hastalığa karşı hızlı ve etkin önlemler alınması gerekiyor. Son aylarda hep birlikte şahit olduğumuz gelişmeleri bu perspektiften değerlendiriyoruz. Yaşadığımız   sürecin   insanlık   üzerinde   ne   gibi   sonuçlar   ortaya çıkartacağını henüz bilemiyoruz. Sanayileşme, ardından gelen teknoloji ve bilgi devrimleri ile şekillenen bugünkü dünyanın nasıl bir geleceğe evrileceğini kestirmek zordur. Ancak, artık hiçbir şeyin eskisi gibi gitmeyeceği, gidemeyeceği de açıkçaortadadır. Küresel   ekonomik,   siyasi   ve   sosyal   düzende   köklü   değişiklikler yaşanması muhtemel yeni bir döneme giriyoruz. Türkiye’nin, bu fotoğraf içinde avantajlı bir yerde durduğuna inanıyorum. Özellikle, son 17 yılda ülkemizin temel hizmet alanlarında ve altyapısında gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşüm sayesinde, hamdolsun Türkiye, bu sürece olabilecek en hazırlıklı şekilde yakalanmıştır.

"Sahipsiz bırakmıştır"

Ülkemizin uyguladığı dengeli politikalar, bir yandan özel sektörün üretim gücünü desteklerken, diğer yandan eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi alanlardaki hizmetlerin kamu garantisiyle kesintisiz sürmesini sağlamıştır. Batı ülkeleri ise yıllarca tüm temel kamu hizmetlerini, görünüşte özelsektöre terk ederek, ama aslında başından savarak, vatandaşını adetasahipsiz bırakmıştır. Daha düne kadar liberalizmin en hararetli savunucusu olan kimi Avrupa ülkeleri,   bugün   hastaneleri   ve   diğer   kimi   temel   hizmet   kurumlarınıdevletleştirmeye başladı. İnsan hakları savunuculuğunu kimseye bırakmayan kimi ülkelerin de,salgını kendi haline bırakarak, “ölen ölür, kalan sağlar ile devam ederiz”anlayışıyla hareket ettiğini görüyoruz. Kriz derinleştikçe, bu tür tartışmalar da artacaktır. Yaşadığımız süreci, gerisindeki bu derin arka planı ve belirsiz geleceğigöz önünde bulundurarak değerlendirmemiz gerekiyor. Bir yandan önümüzdeki sorunun çözümü için gayret edecek, diğer yandan da geleceğimizi en güçlü şekilde inşa etmenin mücadelesini vereceğiz. Bunun   için,   büyük   ve   güçlü   Türkiye   hedefimize,   2053   ve   2071 vizyonlarımıza   olan   bağlılığımızı   artırarak   hep   birlikte   daha   çokçalışacağız.  Dünyanın yöneldiği istikamette önceden mesafe kat etmiş bir ülke olarak,inşallah 21’inci asrı Türkiye’nin asrı haline getireceğiz. 

Aziz Milletim,Değerli Basın Mensupları,

Bilindiği gibi, YENİ KORONAVİRÜS veya KOVİD-19 hastalığı, ilk olarak2019 yılı Aralık ayında Çin’in Vuhan şehrinde tespit edildi. Ocak ayının  birinci  yarısında,  hastalığın  tam  teşhisinin  konmasınınardından ilk ölüm haberi de geldi. Hemen ardından hastalık Tayland, Japonya ve Amerika’da da görüldü.

"Mart’ın ilk haftasında İran’daki, ikinci haftasında ise İtalya’daki ölümler dikkat çekici düzeyde arttı"

Ocak ayının son haftasında Çin yönetimi Vuhan’dan başlayarak, virüsün görüldüğü şehirleri karantinaya almaya başladı.  KOVİD-19, Avrupa’da ilk olarak 27 Ocak’ta Fransa’da tespit edildi. Dünya Sağlık Örgütü, Ocak ayının sonunda acil durum ilan etmeye kararverdi. Şubat ayı başında Çin’de ölümler hızla artarken; Avustralya, Kanada,Almanya, Singapur, Birleşik Arap Emirlikleri, Vietnam, Filipinler gibi ülkelerden yeni vaka haberleri geldi. Yolcu gemilerinden sınır kapılarına, uçaklardan trenlere kadar tüm ulaşımaraçlarında karantina tedbirleri yaygınlaştırılmaya başlandı. Şubat’ın 10’una gelindiğinde, KOVİD-19 teşhisi konanların sayısı 40 bini geçerken, ölenlerin sayısı bine yaklaştı ve SARS salgınındaki cankaybını geride bıraktı. Filipinler, Japonya, Fransa, Güney Kore gibi, Çin dışındaki ülkelerde deölümlerin başlamasıyla, salgının dünya çapındaki faturası ağırlaştı. Şubat’ın üçüncü haftasında, İran’da ve hemen ardından İtalya’da virüs salgınının hızla yayıldığı görüldü. Şubat’ın son haftasında virüs, Güney Asya’dan Kuzey Avrupa’ya kadargeniş bir alanı etkisi altına almıştı. Suudi Arabistan, 27 Şubat itibariyle umre ziyaretlerini askıya aldığınıaçıkladı. Mart’ın ilk haftasında İran’daki, ikinci haftasında ise İtalya’daki ölümler dikkat çekici düzeyde arttı. Dünya   Sağlık   Örgütü,   11   Mart’ta   dünya   çapında   KORONAVİRÜS PANDEMİSİ, yani salgın ilan etti. Pek çok ülke, havayolu ulaşımı başta olmak üzere sınırlarını insantrafiğine kapatmaya yönelik tedbirler aldı. Aynı   şekilde,   insanların   günlük   hayatlarında   evlerinde   kalmalarını sağlamaya yönelik pek çok önlem açıklandı. Bugün itibariyle, dünyada KOVİD-19 hastalığı teşhis edilen kişi sayısı200 bine, bu hastalıktan dolayı ölen kişi sayısı ise 8 bine yaklaşmıştır

"Karantina sonunda bu yolculardan hiçbirinde, hamdolsun, virüs çıkmadı."

Hastalık teşhisi konanlardan 80 bini iyileşirken, kalanlarının tedavisisürmektedir. Aziz Milletim,Değerli Basın Mensupları,Her   ülke,   KOVİD-19   tehdidine   karşı   farklı   tedbirlerle   mücadele etmektedir. Kimi hızla sınırlarını kapatıp sıkı karantina yöntemlerine başvururken,kimileri de hastalığın serbestçe seyrine izin vererek doğal bağışıklık sistemini harekete geçirmeyi tercih etmektedir. Türkiye, en başından itibaren bu hastalıkla ilgili gelişmeleri yakından izlemiş, tedbirlerini de süratle alarak hayata geçirmiştir. Henüz işin çok başında, 6 Ocak’ta Sağlık Bakanlığımız bünyesinde bir operasyon merkezi, 10 Ocak’ta da Bilim Kurulu oluşturarak, gelişmeleri anbean takibe aldık. 14 Ocak’ta KOVİD-19 Hastalığı Rehberinin ilk versiyonunu hazırlayarak, konuyla   ilgili   herkesi,   teşhisten   tedaviye   kadar   tüm   süreçlerle   ilgili bilgilendirdik.20 Ocak’tan itibaren, hastalığın görüldüğü Çin’in Vuhan şehri, Honkong,Hindistan, Endonezya, Malezya, Myanmar, Filipinler, Singapur, Tayland,Tayvan, Amerika, Rusya ve Vietnam’dan gelen tüm yolcuları, ülkemizegirişte taramadan geçirmeye başladık. YÖK’ten ve 12 üniversiteden akademisyenlerin katılımıyla oluşturulan Bilim Kurulumuzun belirlediği tedbirlerin ilgili kurumlar tarafından süratle hayata geçirilmesini temin ettik. 27   Ocak’ta,   Dışişleri   Bakanlığımız   seyahat   uyarılarını   yayınlamayabaşladı. 1   Şubat’ta,   Dışişleri,   Sağlık   ve   Milli   Savunma   Bakanlıklarımızın işbirliğiyle, Çin’in Vuhan kentindeki vatandaşlarımızı askeri bir uçakla ülkemize getirerek karantinaya aldık. Karantina sonunda bu yolculardan hiçbirinde, hamdolsun, virüs çıkmadı. Riskli bölgelere yapılan tüm uçuşlarda, yolcuların termal kameraylataranması ve uçakta bilgilendirilmesi işlemine geçtik

"14 günlük karantina kuralına uymalarını tavsiye ettik"

3 Şubat’ta, Çin’e olan tüm uçuşları durdurduk. Bu tarihten sonra da aşamalı olarak önlemleri genişlettik. 23 Şubat’ta hastalığın ortaya çıktığı ve yayılmaya başladığı İran’dan ülkemize olan tüm hava, kara ve demiryolu geçişlerini kapattık. 27 Şubat’ta İran, Irak ve Gürcistan’la olan 8 sınır kapımızda Sahra Hastaneleri kurduk.29 Şubat’ta İtalya ile ülkemiz arasındaki tüm yolcu trafiğini durdurduk.2 Mart’ta, umreden dönen herkesin sağlık muayenesinden geçirilmesini kararlaştırdık   ve   vatandaşlarımıza   14   günlük   karantina   kuralına uymalarını tavsiye ettik. 6 Mart’ta, son 14 gün içerisinde İtalya’da bulunan yabancı uyruklularınülkemize girişini yasakladık, ülkemiz vatandaşları için de 14 günlük evde karantina zorunluluğu getirdik. 10 Mart’ta, Sağlık Bakanımız, ülkemizde ilk defa, Avrupa’dan gelen bir vatandaşımızda KOVİD-19 testinin pozitif çıktığı bilgisini kamuoyuyla paylaştı. 12 Mart’ta, şahsımın başkanlığında yapılan toplantıda, oldukça önemli tedbirler alarak, hemen uygulamaya geçirdik. Bunlar arasında, okulların tatil edilmesi ve uzaktan eğitime geçilmesi, kamu   çalışanlarının   yurt   dışı   görevlerinin   ertelenmesi,   spormü sabakalarının seyircisiz oynanması gibi hususlar da yer alıyordu. Altyapısı uygun Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerimizi, dezenfektan vecerrahi maske üretimi yapabilecek hale getirdik. Uzaktan eğitimi, hem internet, hem televizyon aracılığıyla vererek, tüm çocuklarımızın erişebilmesine imkân sağladık. Haziran ayında yapılacak Liselere Geçiş Sınavı ve üniversiteye giriş sınavının soru hazırlıkları da, tatil süreleri göz önünde bulundurularak yapılacaktır. Gelişmelere göre, bu sınavları da ileri bir tarihe ertelemeyi gündemimize alabiliriz. 13 Mart’ta, ülkemizdeki vaka sayısı 5’e çıktı.

" İtalya ve Fransa’ya yapılan Ro-Ro seferlerini, insan teması olmaksızın gerçekleşir hale getirdik"

Aynı gün, yine şahsımın başkanlığında yapılan kapsamlı bir toplantı da yeni kararlar aldık. Almanya, Fransa ve İspanya dâhil 9 Avrupa ülkesi ile olan havayolu ulaşımını durdurduk. Hastanelere ziyaretçi sınırlaması getirdik. Kamuda çalışan hamilelere, süt izninde olanlara, engellilere ve 60 yaşüzeri personele 12 gün idari izin verdik. Özel kreşleri, gündüz bakımevlerini, özel çocuk kulüplerini tatil ettik. Kışlalardaki askerlerin çarşı izinlerini durdurduk. Ceza-infaz kurumlarındaki görüşler ile nakillere ara verdik. Acil olmayan duruşmaların ve diğer adli işlemlerin ertelenmesinin yolunuaçtık. Kültür-sanat faaliyetlerini Nisan sonuna kadar erteledik. İlaçları rapora bağlı yaşlıların ve kronik hastalığı olanların, rapor süresibitiminde hastaneye gitmeden ilaçlarını almaya devam edebilmelerine imkan tanıdık. Nisan ayı sonuna kadar programlanan tüm ulusal ve uluslararası bilimsel faaliyetleri,   açık-kapalı   toplantıları,   kongreleri,   konferansları,   askeri tatbikatları, bedelli askerlik celplerini tehir ettik. İhracatçılarımızın   alınan   önlemlerden   etkilenmemesi   için,   gümrük kapılarında gereken her türlü tedbiri aldık. Salgının yaygın olduğu İran üzerinden yapılan Orta Asya ihracatlarının TIR güzergâhlarını Gürcistan ve Azerbaycan’a yönlendirdik. Bakü-Tiflis-Kars demiryolundan yapılan seferleri günlük 2 bin 500 tondan 6 bin tona çıkartacak çalışmaları başlattık. İtalya ve Fransa’ya yapılan Ro-Ro seferlerini, insan teması olmaksızın gerçekleşir hale getirdik. Vatandaşlarımıza fahiş fiyatlarla mal satmaya çalışan firmalara yönelik denetimleri yoğunlaştırdık ve cezai müeyyideleri etkinleştirdik.İş dünyasıyla, ortaya çıkan yeni durum karşısında alınabilecek tedbirlerisürekli istişare ettik ve çözümleri hızla hayata geçirdik.

"Bar, gazino, gece kulübü gibi eğlence yerleri ile müze ve kütüphanelerin faaliyetlerini durdurduk"

14 Mart’ta, umreden dönen bir vatandaşımız yeni vaka olarak kayıtlara geçti. 15   Mart’ta,   umreden   dönen   vatandaşlarımızın,   öğrenci   yurtlarında karantinaya alınması uygulamasını başlattık. Sadece Ankara ve Konya’da, umreden dönen 10 bin 330 vatandaşımızı karantinaya aldık. Bar, gazino, gece kulübü gibi eğlence yerleri ile müze ve kütüphanelerin faaliyetlerini durdurduk. Aynı   gün,   Avrupa’dan   ve   Amerika’dan   gelen   yeni   vakalarınbelirlenmesiyle KOVİD-19 teşhisi konan hasta sayısı 18’e ulaştı. 16 Mart’ta uçuşların durdurulduğu ülkelerden gelen her vatandaşımızın 14 gün karantinada tutulmasını kararlaştırdık. Diyanet İşleri Başkanlığımız, Cuma namazlarının ve vakit namazlarının cemaatle kılınmayacağını, herkesin namazını evinde veya isterse camide ferdi olarak eda edebileceğini açıkladı. Böylece,  yaşları  sebebiyle  en  yüksek  risk  grubunda  bulunan  camicemaatinin korunması konusunda önemli bir adım atmış olduk. İnsanların toplu olarak bulunduğu kahvehane, kafe, sinema, tiyatro,konser salonu, düğün salonu, hamam, spor salonu, internet kafe, kapalıçocuk oyun alanı, taziye evi gibi mekanların da faaliyetlerine geçicisüreyle ara vermesini kararlaştırdık. Genel kurullar ve eğitim çalışmaları gibi insanların zorunlu olarak biraraya geldiği faaliyetleri de erteledik. Hızlı sonuç veren KOVİD-19 testlerinin yapıldığı laboratuvar sayısının4’ten 16’ya çıkartılmasına karar verdik. 17 Mart’ta İngiltere ve Suudi Arabistan’ın da aralarında bulunduğu 6 ülkenin daha ilavesiyle, uçuş yasağı koyduğumuz ülke sayısı 20’yeulaştı. Sağlık Bakanımız da, KOVİD-19 teşhisi konulan kişi sayısının 47’ye yükseldiğini kamuoyuyla paylaştı. Dün   itibariyle   KOVİD-19   teşhisi   konan   hastalarımızın   sayısı   98’e çıkarken, maalesef 89 yaşında bir vatandaşımızı da kaybettik. 

"Hep söylediğimiz gibi Türkiye’nin en büyük gücü birliğidir, beraberliğidir,kardeşliğidir"

Bu süreçte Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklar olarak aldığımız tedbirleredestek veren, ikazlara riayet eden, meseleye ahlaklı ve vicdanlı birşekilde yaklaşan herkese şükranlarımızı sunuyoruz. Elbette bu süreçte, adeta virüs ülkemize gelmekte niye geç kaldı diye dizlerini dövenler, yalan haberlerle milletimizin moralini bozmaya, kaos çıkarmaya çalışanlar da çıktı. Ama milletimizle birlikte, ülkemize yönelik her saldırıyı nasıl dirayet ve kararlılıkla göğüslemişsek, bu sıkıntıyı da aynı şekilde karşıladık. Ellerini   ovuşturarak   bu   virüsün   ülkemizi   esir   almasını   bekleyen muhterislere aradıkları fırsatı vermedik, vermeyeceğiz. Hem güvenlik güçlerimiz, hem adalet teşkilatımız, hem de milletimiz butür provokasyonlara karşı teyakkuz halindedir. Hep söylediğimiz gibi Türkiye’nin en büyük gücü birliğidir, beraberliğidir,kardeşliğidir. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle, bu sıkıntılı süreci de, bırakınıztökezlemeyi veya yıkılmayı, daha da güçlenerek atlatacağımıza tümkalbimle inanıyorum.

Aziz Milletim, Değerli Basın Mensupları, Biz “ÖNCE İNSAN” diyen bir medeniyetin, “İNSANI YAŞAT Kİ DEVLETYAŞASIN” diyen bir kültürün mensuplarıyız. Bunun için aldığımız her tedbir, insanlarımızın hayatını ve geleceğinikorumaya yöneliktir. Bu tür hastalıklar, pek çok insanın farkında olmadan virüse maruzkalması ve yine farkında olmadan virüsü başkalarına bulaştırmasıyla yayılıyor. Sağlıklı insanlar hastalığı rahatça atlatırken, herhangi bir rahatsızlığı olan, bağışıklık sistemi zayıf kişiler ölümcül sonuçlarla karşı karşıya kalabiliyor. Henüz aşısı ve kesin tedavisi olmayan bu hastalıktan en iyi korunmayolu, virüsün bulaşmasını engellemektir.

"Bilim insanları, KOVİD-19 virüsüne karşı en etkili tedbirin temizlik olduğu konusunda hemfikirdir. "

Alınan ve tavsiye edilen tedbirlerin tamamı, hem kendimizin, hem dediğer insanların sağlığını koruma amaçlıdır. KOVİD-19 hastalığından en iyi korunma yöntemi, herkesin kendi kendine alacağı tedbirlerdir. Hiç kimse, bencilliği veya özensizliği sebebiyle, tüm toplumun sağlığını tehlikeye atma hakkına sahip değildir. Toplumun tamamının sağlığı ve huzuru için bireyler olarak her birimizin fedakârlıkta bulunma sorumluluğu vardır. Dünyadaki diğer ülkeler gibi Türkiye’deki tedbirler de, salgın riski ortadan kalkana kadar geçici olarak uygulanacaktır. Açıklanan tedbirlere hep birlikte hassasiyetle riayet edersek, evde kalmasüresini 3 haftayla sınırlı tutabiliriz. Bu süreçte en çok hassasiyet göstermemiz gereken husus, bireysel temizliğimize ve diğer insanlarla olan mesafemize dikkat etmektir. Bilim insanları, KOVİD-19 virüsüne karşı en etkili tedbirin temizlik olduğu konusunda hemfikirdir. Hem  inancımızda,  hem  kültürümüzde,  kalp  temizliği  yanında  vücuttemizliği, hane temizliği, çevre temizliği de çok büyük önem taşır. Temizliğin imandan geldiği öğüdüne uygun şekilde, günde 5 vakit elini,yüzünü, ağzını-burnunu, kollarını, başını, ayaklarını yıkayan kişi, İslami olarak da, tıbbi olarak da en ideal temizliği yapan kişidir. Kültürümüzde   musafahalaşmak,   sarılmak,   küçüklerin   yüzlerinden,büyüklerin ellerinden öpmek elbette önemli bir yer tutar. Zira sevgisini dokunarak göstermeyi seven bir milletiz.Ancak, yaşadığımız süreç, bir müddet buna ara vermemizi gerektiriyor. Salgın tehlikesi tamamen ortadan kalkana kadar, sevgimizi yüreğimizle göstermekle ve dilimizle ifade etmekle yetineceğiz. Peygamber Efendimiz, “VEBA OLAN YERE GİDİLMEMESİNİ, VEBAOLAN YERDEN DE ÇIKILMAMASINI” tavsiye ediyor. Bugün bize düşen de, Hadis-i Şerife uygun şekilde, KOVİD-19 virüsününbulaşma ihtimali olan yerlerden uzak durmak, virüse maruz kalmışsak daiyileşene kadar diğer insanlarla teması kesmektir.

"Bugün bize düşen görev de, gereken her türlü tedbiri alarak, takdiri Allah’a bırakmaktır"

Hazreti Ömer, Şam’a gitmek üzere yola çıkacakken, orada bir salgınhastalık başladığının haberini alıyor ve yolculuktan vazgeçiyor. Bunun   üzerine   sahabeden   birisi   Hazreti   Ömer’e,   “ALLAH’INKADERİNDEN Mİ KAÇIYORSUN” diye soruyor. Hazreti Ömer’in bu soruya cevabı, “EVET, ALLAH’IN KADERİNDEN YİNE ALLAH’IN KADERİNE KAÇIYORUZ” şeklinde olur. Bugün bize düşen görev de, gereken her türlü tedbiri alarak, takdiri Allah’a bırakmaktır. İşte bu anlayışla, ülkemizin de maruz kaldığı bu virüs tehdidinin en kısasürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferberettik. Bu süreçte en büyük görev, fert fert milletimize düşüyor. Milletimin her bir ferdinden ricam, KOVİD-19 tehdidi geçene kadar,mümkün olduğu kadar evlerinden çıkmamalarıdır.Kontrol altında tutamayacağımız her türlü temas, bizi virüs taşıyıcısı haline getirebilir. Kendimiz   zarar   görmesek   de,   taşıdığımız   virüsü,  Allah   muhafaza,sevdiklerimize   bulaştırarak,   hastalanmalarına,   hatta   ölümlerine   yolaçabiliriz. Sosyal   mesafeyi   ne   kadar   korur   ve   sosyal   hareketliliği   ne   kadara zaltırsak, virüsün yayılma hızını, dolayısıyla yol açtığı tehdidi o derece düşürürüz. Toplu ulaşım araçları ve kapalı mekânlar başta olmak üzere, insanlarınçok yakın mesafede bulundukları, ortak kullanıma açık her yer, virüsün potansiyel yayılma alanlarıdır. Herhangi   bir   şekilde   virüse   maruz   kalmış   tek   bir   kişinin,   ikazlarıdinlemeyip,   gereksiz   yere   dışarıda   dolaşması   halinde,   gün   içindeyüzlerce kişiye bunu bulaştırma ihtimali vardır. Hâlbuki vakit, gönlümüzce gezme değil; tedbir, tefekkür, tevekkül, okuma,dinginlik vaktidir. Vakit; yapabileceğimiz her şeyi evimizden yapma, dış dünya ile fiziki irtibatımızı asgariye indirme vaktidir.

"Mecburiyeti olmayan hiçbir vatandaşımız, tehdit ortadan kalkana kadar,evinden çıkmamalı"

Vakit;   sevdiklerimiz   başta   olmak   üzere,   toplumun   tamamı   içinkendimizden fedakârlık etme vaktidir. Altını çizerek bir kez daha tekrarlıyorum: Mecburiyeti olmayan hiçbir vatandaşımız, tehdit ortadan kalkana kadar,evinden çıkmamalı, kimseyle temas etmemelidir. İşlerine giden vatandaşlarımız, mesai bitimiyle birlikte hemen evlerinedönmeli, kapıdan girer girmez de, kimseyle temas etmeden ilk iş sabunlaellerini, yüzünü yıkamalıdır. İster kamu, ister özel olsun tüm işyerlerinde de virüsün yayılma ihtimalinien aza indirecek tedbirlerin tamamı alınmalıdır. Çocuklarımızdan, dışarıya çıkmadan evde kitap okuyarak, derslerineçalışarak vakitlerini değerlendirmelerini istiyoruz.En   büyük   risk   grubunu   oluşturan   yaşlılarımızın,   sadece   evdençıkmamakla yetinmeyerek, bir süre, ailenin dışarıyla irtibatı olan diğerfertleriyle   de   mesafeli   şekilde   hayatlarını   sürdürmeleri   daha   doğruolacaktır. Kimi Avrupa ülkelerinin, dezavantajlı grupları, özellikle de yaşlıları adetagözden çıkartan anlayışlarına asla katılmıyoruz. Tam tersine bizim kültürümüzde, yaşlılarımızı el üstünde tutmak, dünyave ahiret saadetinin temel şartlarından biri olarak kabul edilir. Bunun için yaşlılarımızı koruyacak ve kollayacağız. Bilim Kurulumuzun önerisiyle, önce İstanbul ve Ankara’da başlatılacak bir çalışmayla, 65 yaş üzerindeki tüm yaşlılarımıza koruyucu maske vekolonya dağıtacağız. Yalnız   yaşayan   65   yaş   üzeri   vatandaşlarımızın   ihtiyaçlarının karşılanmasında, devlet kadar, yakınlarına ve komşularına da görev düşüyor. Bu   insanlarımıza   hep   birlikte   yardımcı   olarak,   süreci   suhuletlegeçirmelerini temin etmeliyiz. Kamu bankalarımız 76 yaş üzeri emeklilerimizin maaş ödemelerini,istelerse evlerinde yapacaklar.Huzurevlerimizdeki doktor sayısını da artırarak, yaşlılarımızın sağlığınıdaha yakından takip edeceğiz

Krizden en çok etkilenen kuruluşların başında gelen Türk Hava Yollarımıza da gereken desteği vereceğiz."

Bir   diğer   önemli   konu,   sağlık   sistemimizi   güçlü   bir   şekilde   ayaktatutmaktır.Bunun için, sağlık kuruluşlarımızın üzerine binecek yükü hafifletmemiz gerekiyor. Vatandaşlarımızdan, hayati olmayan sağlık sorunlarına, mümkün olduğukadar   aile   hekimleri   vasıtasıyla   çözüm   aramalarını   özellikle   rica ediyorum. Unutmayınız, salgın hastalık durumlarında hastaneler, aynı zamanda virüs bulaşma ihtimali en yüksek yerler haline gelmektedir. Yüksek ateş, kuvvetli öksürük ve nefes darlığı gibi hastalık belirtileri ortaya çıkan vatandaşlarımız ise, paniğe kapılmadan, öncelikle Sağlık Bakanlığımızın ALO 184 hattını aramalıdır. Buradan yapılacak yönlendirmeye göre hareket edilmesi halinde, sağlık kurumlarımızdan en yüksek verimle istifade edebiliriz.Bu vesileyle takdire şayan bir fedakarlıkla ve sabırla görev yapan tümsağlık personelimize şükranlarımı sunuyorum. Yaşadığımız bu kritik süreçte, gıda, temizlik, su, iletişim ve diğer temelihtiyaçların kesintisiz devam ettirilebilmesi için üretimden lojistiğe kadarher türlü tedbiri aldık, alıyoruz. KOVİD-19 hastalığına karşı aşı ve ilaç geliştirme çalışmalarını da tümhızıyla devam ettiriyoruz. Ar-Ge çalışmalarını yürüten Sanayi ve Teknolojimiz Bakanlığımız, bu konudaki tüm önemli araştırmacıları ve kurumları bir araya getirdi. Tanı kiti konusunda çok iyi bir üretim potansiyelimiz var. Önceki   gün   Almanya,   Fransa,   İngiltere   liderleriyle,   dün   de   İtalya Başbakanı ile yaptığımız telefon görüşmesinde, ülkemizin bu salgın hastalık konusunda muhataplarına yapabileceği katkıları da ele aldık. Salgın ilk başladığında Çin’e de tıbbi malzeme desteği vermiştik. Aynı şekilde Türkiye olarak biz de bu ülkelerin tecrübelerinden istifade edeceğiz. Ülkemizin bayrak taşıyıcı kurumu olan Türk Hava Yolları, hem dünyanın çeşitli yerlerindeki vatandaşlarımızın ailelerine kavuşturulması, hem de kargo taşımacılığını kesintisiz sürdürerek temel ihtiyaçların karşılanmasıkonusunda çok büyük gayret gösterdi. Krizden   en   çok   etkilenen   kuruluşların   başında   gelen   Türk   Hava Yollarımıza da gereken desteği vereceğiz.

"Karşımızdaki fotoğrafa göre bir yol haritası hazırladık"

Aziz Milletim,Değerli Basın Mensupları,Görüldüğü gibi, virüs salgınının ilk ortaya çıktığı günlerden itibaren,Türkiye olarak hızlı kararlar alarak ve süratle uygulamaya geçirerek,ülkemizin bu krizden en az şekilde etkilenmesi için elimizden geleniyaptık, yapmaya devam ediyoruz. Nitekim, çevremizdeki ülkelerde çok yoğun görülmesine, ciddi kayıplara yol açmasına rağmen, virüsün ülkemize sirayeti hem oldukça geç, hemde oldukça sınırlı olmuştur. Aldığımız   tedbirlerin   etkisiyle   ortaya   çıkan   bu   olumlu   görüntüyü sürdürmekte kararlıyız. Bunun için, tehlikenin kapımızı çalmasını beklemeden, sürekli yeni veetkili tedbirler alıyor, uygulamaya geçiriyoruz. Bu   çerçevede,   biraz   önce   de,   bakanlarımızın,   iş   dünyasından temsilcilerimizin,   resmi-sivil   ilgili   tüm   kurumlarımızın   temsilcilerinin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdik. Özellikle yaşadığımız sürecin ekonomimize, piyasaya, üretime, istihdama olumsuz etkisini azaltmak amacıyla, çok önemli kararlar aldık. Esasen, hastalığın çıktığı ilk günden itibaren arkadaşlarımız sürecin,diğer boyutlarının yanısıra ekonomik etkilerini yakından takip ediyorlar. Ülkelerin   aldığı   önlemleri,   yaşanan   ekonomik   türbülansa   karşı geliştirdikleri yöntemleri tek tek analiz ediyorlar. Ekonomi yönetimimiz ve ilgili kurumlarımız, tüm iş dünyasının taleplerinive ön görülerini toplayarak, hazırlıklarını yaptı. Karşımızdaki fotoğrafa göre bir yol haritası hazırladık

"Şimdi bu 2 aylık direnme sürecini de en iyi şekilde atlatacağımıza inanıyoruz."

Son   yıllarda   ekonomimizi   hedef   alan   saldırılara   karşı   verdiğimizmücadele sayesinde, küresel türbülanslara karşı güçlü bir bağışıklık sistemi geliştirdik. Şimdi bu 2 aylık direnme sürecini de en iyi şekilde atlatacağımıza inanıyoruz. Daha önce örneği görülmemiş bir süreç yaşıyor olduğumuz için, hasarınboyutları kestirilemiyor. Bunun için bizim tüm senaryolara hazırlıklı olmamız gerekiyor. Ancak, bu dönemde de gelişmekte olan ülkeler arasında pozitif ayrışanbir ülke konumunda bulunduğumuz bir gerçektir. Hindistan Borsası’nın yüzde 18, Japonya’nın yüzde 20, Amerika’nınyüzde 21, İngiltere’nin yüzde 22, Almanya’nın 26, İtalya’nın yüzde 32d eğer kaybettiği 28 Şubat-16 Mart tarihleri arasında, bizim kaybımızyüzde 17’de kaldı. Aynı tarihlerde Türk Lirası olarak da, gelişmekte olan ülkelerin hepsinden daha iyi bir direnç gösterdik. Şimdi ekonomimiz için koruma kalkanı olacak bir paketi devreye alıyoruz.Dün Merkez Bankamız piyasalar açısından oldukça önemli bazı adımlarıatarak, likidite sıkıntısı yaşanmayacağının garantisini ortaya koydu. Bu   kapsamda   Merkez   Bankamız,   ihracatçımız   için   de   çok   önemli uygulamalar başlattı. Nisan, Mayıs ve Haziran ayı vadeli açık reeskont kredi anapara ve faiz ödemeleri Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ertelenerek, azami vade 1 yıluzatıldı. Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında vadesi dolan reeskont kredilerinintaahhüt kapama süresi de yine 1 yıl uzatıldı. Böylece, ihracatçımız bu süreçteki belirsizliği böylece rahat bir şekilde atlatabilecek.En büyük önceliğimiz üretim ve istihdamın sekteye uğramamasıdır. İnşallah   bu   süreçten,   kamu-özel   sektör   dayanışması   ile   daha   dagüçlenerek çıkacağız

" KOVİD-19salgınının etkilerini azaltmak için toplamda 100 milyar liralık bir kaynak setini devreye alıyoruz."

Birazdan açıklayacağımız paketteki imkanlardan istifade edecek firmalariçin ön şartımız, istihdam kaybına yol açmamalarıdır. Finansal kurum ve kuruluşlarda kredi limiti olan firmaların, likidite ve nakitihtiyacına yönelik taleplerinin hızlıca karşılanması, ayrıca kredi limitlerinin kullandırılmasında kısıtlamaya gidilmemesi önemlidir. Finans kuruluşlarından, bu ortamda istihdamın muhafazası ve ekonomik büyümenin  sürdürülmesi için kredi şartlarının esnetilmesine yönelik adımlar bekliyoruz. Tüm   finans   kuruluşların;   kredi   geri   çağırma,   mevcut   kredi   limitini kullandırmama,   fiyat   artırma,   teminat   şartlarını   zorlaştırma uygulamalarından özenle kaçınmasını istiyoruz. Bunun yanında, kurumsal firmaların, KOBİ’lerin, bireysel kesimin, geçiciiş ve ciro kaybı veya benzeri nedenlerle gelir kaybı yaşayanların,kredi borçlarıyla ilgili taksit, öteleme, yapılandırma, düzenleme taleplerine süratle ve olumlu cevap verilmelidir. Türkiye Bankalar Birliğinin bu konuda aldığı tavsiye kararına, tüm finans kuruluşlarının uyacağına inanıyoruz. Biz de bu süreci yakından takip edeceğiz. Ekonomik   İstikrar   Kalkanı   adını   verdiğimiz   bir   paketle,   KOVİD-19salgınının etkilerini azaltmak için toplamda 100 milyar liralık bir kaynak setini devreye alıyoruz. Bu çerçevede devreye sokacağımız tedbirler şunlardır:

1- Perakende, AVM, Demir-Çelik, Otomotiv, Lojistik-Ulaşım, Sinema-Tiyatro,   Konaklama,   Yiyecek-İçecek,   Tekstil-Konfeksiyon   ve   Etkinlik-Organizayon sektörleri için Muhtasar ve KDV tevkifatı ile SGK primlerininNisan, Mayıs ve Haziran ödemelerini 6’şar ay erteliyoruz.

2- Konaklama vergisini Kasım ayına kadar uygulamayacağız.

3-   Otel   kiralamalarına   ilişkin   irtifak   hakkı   bedelleri  ve   hasılat   payıödemelerini Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için 6 ay süreyle erteledik.

4- İç havayolu taşımacılığında 3 ay süreyle KDV oranını yüzde 18’denyüzde 1’e indiriyoruz.

5- KOVİD-19 salgınıyla ilgili tedbirlerden etkilendiği için nakit akışıbozulan firmaların bankalara olan kredi anapara ve faiz ödemelerini asgari 3 ay öteleyecek ve gerektiğinde bunlara ilave finansman desteği sağlayacağız.

6- İhracattaki geçici yavaşlama sürecinde kapasite kullanım oranlarınınkorunması amacıyla ihracatçıya stok finansmanı desteği vereceğiz.

7- Bu dönemde işlerinin olumsuz etkilendiğini beyan ederek taleptebulunan esnaf ve sanatkârların Halkbank’a olan kredi borçlarının, Nisan,Mayıs ve Haziran anapara ve faiz ödemelerini 3 ay süreyle ve faizsiz olarak erteleyeceğiz.

8- Kredi Garanti Fonu limitini 25 milyar liradan 50 milyar liraya çıkartacak,kredilerde önceliği gelişmelerden olumsuz etkilendiği için likidite ihtiyacıoluşan ve teminat açığı bulunan firmalar ile KOBİ’lere vereceğiz.

9- Vatandaşlarımız için uygun ve avantajlı şartlarda sosyal amaçlı kredipaketleri devreye alınmasını teşvik edeceğiz.

10- 500 bin liranın altındaki konutlarda kredilendirilebilir miktarını yüzde80’den yüzde 90’a çıkartacak, asgari peşinatı yüzde 10’a düşüreceğiz.

11- Virüsün yayılmasına karşı alınan tedbirlerin etkisiyle Nisan, Mayıs veHaziran aylarında temerrüde düşen firmaların kredi siciline “mücbirsebep” notu düşülmesini sağlayacağız.

12- Stopaj gibi kaynağında yapılan kesintilerin ödemelerini içeren içerenmuhtasar beyannamelerin sürelerini 3 ay erteliyoruz.

13- Asgari ücret desteğini devam ettireceğiz.

14- Mevzuatımızdaki esnek ve uzaktan çalışma modellerinin daha etkinhale getirilmesini temin edeceğiz.

15- Kısa Çalışma Ödeneğini devreye alacak, bundan faydalanmak içingereken   süreçleri   kolaylaştırılacak   ve   hızlandırılacağız.   Böylece faaliyetine   ara   veren   işyerlerindeki   işçilere   geçici   bir   gelir   desteğiverirken, işverenlerin de maliyetini azaltmış olacağız.

16- En düşük emekli maaşını 1.500 liraya yükseltiyoruz. 17- Emeklilerin bayram ikramiyesini Nisan ayı başında ödüyoruz. Yine emeklilerimizin maaş promosyon ödemelerinin de, şubelere gitmelerine gerek kalmaksızın, doğrudan hesaplarına yatırılmasını sağlıyoruz

"Alınan kararların milletimize ve ekonomimize hayırlı olmasını dilerim"

18- Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızın belirlediği kriterleregöre ihtiyaç sahibi ailelere yapılacak nakdi yardımlar için ilave 2 milyarliralık bir kaynak ayırıyoruz. 19- İstihdamdaki sürekliliği temin etmek amacıyla 2 aylık telafi çalışmasüresini 4 aya çıkartıyoruz. 20- Küresel tedarik zincirlerindeki aksama ihtimaline karşı hem üretimde,hem de perakende de belirlediğimiz önceliklere göre alternatif kanallar geliştireceğiz. 21- Tek başına yaşayan 80 yaş üstü yaşlılarımız için, sosyal hizmet veevde sağlık hizmetlerinden oluşan periyodik takip programını devreye alıyoruz.Alınan kararların milletimize ve ekonomimize hayırlı olmasını dilerim.Basın toplantımıza iştirakiniz ve dikkatiniz için sizlere teşekkür ediyorum. Hiçbir virüsün Türkiye’den, Türk Milletinin birliğinden, beraberliğinden,kardeşliğinden,   aldığımız   ve   alacağımız   tedbirlerden   daha   büyükolamayacağını   tekrar   ederek,   hepinize   sevgilerimi,   saygılarımı sunuyorum. Kalın sağlıcakla...

Sevinirken gol yediler