Fener mutlu yarınlara, o geçmiş yıllara kavuşuyor!

Son dakika Fenerbahçe haberleri.... Fenerbahçe, Mesut Özil transferinde mutlu sona ulaştı. Arsenal ile sözleşmenin feshi konusunda anlaşma sağlayan Özil, pazartesi günü İstanbul’da olacak. Kariyerinde Schalke 04, Werder Bremen, Real Madrid, Arsenal ve Almanya Milli Takımı gibi önemli takımlarda forma giyen ve önemli başarılar elde eden 32 yaşındaki 10 numara oyuncusunun müthiş hayat hikayesini sizler için derledik. Detaylar haberimizde...
17 Ocak 2021 08:12- Son Güncelleme - 18 Ocak 2021 00:51
Google news abonelik

Barış ŞEHİRLİOĞLU-AJANSSPOR

Fenerbahçe Mesut Özil’i kadrosuna katarak sadece bir futbolcu değil, bir dünya markası transfer etti. Dünyanın en iyi '10'larından biri olan Mesut Özil'in İstanbul'un Anadolu yakasına uzanan öyküsü...

1970’li yıllarda Zonguldak’ın Devrek ilçesinin Hışıroğlu köyünde yaşayan Mustafa ve Gülizar Özil, milyonlarca kişi gibi ekmeğini gurbette arama kararı aldı. Türkiye'nin madenci şehri Zonguldak'tan Almanya'nın madenciler şehri Gelsenkirchen'e göçtüler. Zorluklar ve yoksullukla dolu bir hayatları vardı. 15 Ekim 1988’de doğan erkek çocuklarının kaderi, onlara benzemesin diye adını 'Mesut' koydular. Yani ömrü de adı gibi olsun istediler. Bir ağabeyi, iki de kız kardeşi vardır.

'Ne yapsam, annemin hakkını ödeyemem'

Mustafa Özil'in her bir kuruş için çok çalışması gerekiyordu. Önce deri fabrikasında çalıştı, sonra kahvehane ve büfe işletti. Bilardo salonu açtı. En sonunda Opel fabrikasına işçi olarak girdi. İşsiz kaldığı zamanlar da oldu. Anne Özil de çocuklarının daha iyi şartlarda yetişmesi için adeta saçını süpürge etti. Bir okulda temizliğe gidiyordu. Üstelik günde iki vardiya. İlk vardiya, saat 7.00’den 16.00’ya kadar, sonraki de 19.00’dan 22.00’ye kadar sürüyordu. Gülizar Özil, çocuklarını 16.00 ile 19.00 arasında gördü gördü, hepsi budur.

Mesut Özil, o günleri şöyle anlatacaktı: "Çok büyük bir yokluktan söz ediyoruz! Hiç yakındığını duymadım canım annemin. Bazen etrafta kimsenin olmadığını sandığı zamanlar, çalışmaktan kamburu çıkmış, sırtını tutup gerinirdi. Resmen bizim için kendini feda etti. Hayattaki tek gayesi, ailesini geçindirebilmek ve çocuklarına iyi bir gelecek verebilmek oldu. Ne yapsam onun hakkını ödeyemem"

İlhamını Zidane'dan alır

Özil Ailesi, geçim derdindeyken Mesut sıra dışı bir yeteneği olduğunu keşfeder. Top sanki onun ayağına yapışıktır. Ve ilham kaynağı da kendisi gibi bir göçmen olan Cezayir asıllı Fransız futbolcu Zinedine Zidane'dır. Mesut da onun gibi köklerinin değil doyduğu yerin milli takımın seçer. Ve Mesut da Real Madrid'de oynar...

Zidane'a olan hayranlığını şöyle anlatır: "Ne zaman Zidane'dan yeni bir hareket görsem soluğu çocukluğumun geçtiği ülkede "maymun kafesi" diye adlandırılan ve hemen hemen her mahallede bulunan tel örgülerle çevrili sahada alır, onu taklit etmeye çalışırdım."

1995 yılında doğduğu yerin amatör takımlarından DJK Westfalia 04 Gelsenkirchen'de oynamaya başladı. Üç yıl bu takımda oynadıktan sonra birer yıl da DJK Teutonia Schalke-Nord ve DJK Falke Gelsenkirchen takımlarında forma giydi. 2000 yılında babası tarafından Rot-Weiss Essen altyapı takımına yazdırıldı. Rot-Weiss Essen tarafından profesyonel sözleşme teklif edilse de, babası Mustafa Özil, bu teklifi reddetti ve 17 yaşında Bundesliga'nın önemli kulüplerinden Schalke 04'e geçer. Yıl, 2006'dır.

İlk para ve kadro dışı!

Özil, 12 Ağustos 2006 yılında Schalke 04 ile profesyonel sözleşme imzaladı. İlk sezonunda yedisi ilk on birde olmak üzere, toplam 19 maçta forma şansı buldu.  Yöneticiler, onu uzun süreli bir kontratla takımlarına bağlamak istiyordu. Kabul etmeyince kadro dışı bırakıldı. Ara transfer döneminin bitmesine saatler kala Werder Bremen'e transfer oldu. Artık futbol sayesinde Özil Ailesi'nin geçim sıkıntısı bitiyordu. 

Mesut Özil, akademi günlerini anlatırken futboldan para kazanacağını düşünmediğini söylüyordu: "Başarılı olmak için top oynuyordum, para kazanmak için değil. Başarılı olup para kazanınca da aileme ve çevreme destek olmaya başladım. Bu da benim için yaşanabilecek en muhteşem duygulardan biri. Vermek, almaktan çok daha haz veren bir şey."

Zor seçim: Türkiye mi Almanya mı?

Werder Bremen’deki ilk sezonunda Almanya Kupası’nı kazandı. Bundesliga'da ikinciliği elde ederek UEFA Şampiyonlar Ligi'ne katılmayı hak etti. Kısa sürede taraftarın sevgilisi oldu. Performansı onu bir seçim yapmaya itiyordu. Çünkü hem Almanya hem Türkiye'den milli davet alıyordu. Çok zor seçimle karşı karşıyadır.

Ailesi kararı ona bırakmıştı. Tek tek görüşlerini sordu. Annesi, "Türkiye, köklerin orası evladım” derken, amcası da aynı görüştedir. Babası ise karşı görüşü savunarak, "Mesut Almanya'da doğdu. Almanya'da okula gitti. Futbol oynamayı Alman okullarında öğrendi. Bu yüzden Almanya için oynamalı" der. Abisi Mutlu da babasından yana tavır alır. Durum 2-2'dir. Kız kardeşi Neşe ise “Ben Türkiye’nin formalarını daha çok seviyorum" diyerek olaya çok farklı bir yaklaşım gösterir. Milli tercihte skor 3-2 Türkiye'den yanadır. Ama son karar yine de Mesut'undur. Uzun uzun düşünse de aslında başından beri babasıyla aynı fikirdedir: "Almanya".

"Sayfamı hakaretler yüzünden kapatmak zorunda kaldım"

Bu seçim Türkler tarafından nahoş bulunur. Türk konsolosluğuna pasaportunu vermeye gittiğinde zorluk çıkartılır. Dahasını da kendisi şöyle anlatır: "İlk milli maçımdan önceki günlerde, internet sayfamı hakaretler yüzünden kapatmak zorunda kaldım. Oysa Almanya’yı seçme kararım, Türkiye’ye karşı alınmış bir karar değildi. Almanya için oynamaya karar vermiş olmam, Türkiye’yi kalbimde taşımadığım, kafamda bitirdiğim, kendimi Türkiye’ye ve Türk insanına kapadığım anlamına gelmiyordu. Ama derdimi anlatamadığım çok oldu."

Dünyanın en büyüğüne: Real Madrid

Üst düzey bir futbolcu olma hayaline Almanya Milli Takımı ile kavuşacağına daha çok inanır. 2009 yılından 2018 yılına kadar Almanya formasını giyer. 9 yılda 92 maçta sahaya çıkar ve 23 gol atıp 40 asist yapar.

2010 FIFA Dünya Kupası'nda turnuvanın en değerli oyuncusuna verilen Altın Top Ödülü'ne aday gösterilir. Ödülü alamaz ama dünyanın en büyük kulüplerinden ve belki de en büyüğü olan Real Madrid'in yolu açılır.

 

Real Madrid'i çalıştıran Jose Mourinho, 'büyüleyici paslar’ verebilmek için gereken hisse ve dribbling kabiliyetine sahip, asist verip kendisi de gol atabilen hırslı bir genç arıyordu. 2010 Dünya Kupası'nda Mesut Özil, gösterdiği performansla baskıya dayanacağını da gösterir. Ve Real, Werder Bremen’e 18 milyon Euro bonservis ödeyip, Mesut'u alır. Gelsenkirchen'de yokluklar içinde büyüyen çocuk da yıllık 8.5 milyon Euro'nun üstündebir rakama imza atar. Sözleşmenin toplamıysa 6 yıllıktır.

Ronaldo: Mesut ile çok rahattım

 

İlk sezonunda 25 asistle oynayarak rekor kıran Mesut, 121 golle La Liga şampiyonu olan takımın maestrosudur.

Real Madrid’de 3 sezon birlikte top koşturduğu Cristiano Ronaldo,  onun için şöyle der: “Kariyerim boyunca en rahat oynadığım, beni en iyi tamamlayan oyunculardan biri Mesut Özil’di. Mesut ile çok rahat oynuyordum, çünkü bana nasıl gol attırması gerektiğini çok iyi biliyordu. Mesut Özil’in futbolculuğunu çok beğeniyorum.” 

Mesut Özil'in 27 asist yaptığı Ronaldo, onun takımdan ayrılmasına da itiraz eder. İspanya'da birçok dünya yıldızına açılan vergi davalarından biri de Mesut'a açılır. Vergideki 2 Milyon Euro farkı ödemek zorunda kalır. 

Almanya'da efsane ama Arsenal'de...

2013-14 sezonunda Mesut Özil, Real Madrid'de yaptıklarıyla artık tüm dünya tarafından tanınıyordu. Arsene Wenger ile yeniden yenilmez bir takım olmayı hedefleyen Arsenal, onu gözüne kestirir. Arsenal, Mesut Özil için Madrid ekibine 42 milyon Pound vererek tarihinin en pahalı transferini yapar. Mesut Özil de yükseliyordu. Brezilya'da yapılan Dünya Kupası'nı muhteşem bir performansla kazanan Almanya'nın maestrosu Mesut Özil'dir. O artık Almanya Milli Takımı'nın efsaneleri arasındadır. Bırakın Dünya Kupası'nı, sırfı ev sahibi Brezilya'ya 7 gol atmış olmaları bile efsane olmaları için yeterlidir.

7 sezon boyunca formasını giydiği Londra ekibinde Thierry Henry, Dennis Bergkamp, Patrick Vieira, Robert Pires, Sol Campbell ve Freddie Ljungberg gibi efsane kategorisine erişecek yeteneğe sahiptir ama adanmışlığı yetersiz bulunur.

Ki Arsenal efsanelerinden Martin Keown bunun altını şöyle çizer: "Mesut, benim için bir efsane değil çünkü o adanmışlığı ve kararlılığı burada göstermedi. Eğer bunlara sahip olsaydı, yeteneğiyle beraber Arsenal tarihinin en iyisi olabilirdi."

Yoksulları hiç unutmadı

Evet, hayatını futboldan kazanan Mesut Özil, yeteneklerini göstererek dünyanın sayılı yıldızları arasına girer. Ama yoksulluk günleri hep hatırındadır. Dünyanın farklı yerlerinde insanlara yardım elini her zaman uzatır. Almanya’dan Brezilya'ya, Somali'den İngiltere'ye kadar kadar yardıma muhtaç olan insanlara destek olur. Mesut Özil, kimilerinin ameliyat masrafını karşılar, kimi muhtaçlara iftar yemekleri ve gıda kolileri yollar. Almanya'nın 2014 Dünya Kupası'nı kazanmasından dolayı aldığı prim, Brezilya’da 23 hasta çocuğun ameliyatı için harcar.

Nairobi'de Mesut Özil formalı çocuk

Kenyalı bir gazeteci, Aralık 2018'de başkent Nairobi’de 9 yaşındaki Lawrence Masira'nın fotoğrafını çeker. Çocuk, kırmızı-beyaz tişörtünün sırtına 10 numara ve Mesut Özil'in ismini yazmıştır. Mesut, internette gördüğü bu görüntü üzerine Kenyalı çocuğa ve ailesine imzalı forma, krampon, şapka, fotoğraf ve diğer malzemelerden oluşan bir hediye paketi gönderir.

Memleketi Zonguldak'a vefa

Kökleri Zonguldak'tadır ama onun için bunun bir anlamı var mıdır? Şöyle der: "Amcam da bu görüşteydi. Bana Zonguldak’ı anlattı, oraya gittiğinde içinde kabaran duygulardan söz etti. Ama ben hiç onun gibi hissetmiyordum! 17 yaşına kadar sadece iki defa, yaz tatilinde Zonguldak’a gitmiştim. Tamam iyiydi ama evimdeymişim gibi de gelmemişti."

Fakat, bu onun ilerleyen yıllarda şehre ilgisiz kalacağı anlamına de gelmiyordur. Devrek'te Mesut Özil Spor Kompleksi’nin yapımı için maddi destek sağlar. Desteklerinden dolayı Devrek'te bir sokağa onun ismi verilir.

Mesut Özil, yaptığı yardımlar ile ilgili olarak şöyle konuşuyor: "Yaptığım iş, insanlara yardım etmeyi kolaylaştırıyor. Futbolcular, büyük paralar kazanıyor. Çocuklara yardım etmek, onların daha rahat bir hayata ulaşmalarını sağlamak beni motive ediyor. Daha fazla çocuğu mutlu edebilmek için sahada elimden geleni yapmaya devam edeceğim. İleride başka projelere de imza atmak istiyorum."

Önce Almanya sonra Arsenal'den dışlandı

Mesut Özil için iyi giden işler 2018 yılından itibaren değişmeye başladı. Almanya Milli takım arkadaşı İlkay Gündoğan ile birlikte İngiltere'ye gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ziyaret edip beraber fotoğraf çektirdi.  Mesut Özil'e bu fotoğraftan sonra Almanya'dan büyük tepkiler geldi. Olay çok büyümüştü. Mesut Özil,  Almanya Milli Takımı’nı bıraktığını duyurdu. Özil'in yaptığı her hareket Alman basınında eleştiriliyordu. Onunla görüşmek için Londra'ya gelen Almanya Milli takım Teknik Direktörü Joachim Löw’le görüşmeyi reddetti.

Alman basınına göre bu büyük saygısızlıktı. Yıldız futbolcu, Almanya ile kararını sosyal medya hesabından paylaştı: “Bu kararı almak gerçekten çok zordu çünkü takım arkadaşlarım ve Almanya’nın iyi insanları için sahada her zaman her şeyimi verdim. Federasyon yetkilileri ise benim Türk kökenime saygısızlık yaptı. Artık yeter. Yaşanan olaylar sonrasında uzun süre düşündüm ve ırkçılık ile saygısızlığı hissettiğim için artık Almanya Milli Takım formasını giymeyeceğim.”

Almanya'da kriz çıktı

Mayıs 2018'de İlkay Gündoğan ve Cenk Tosun ile birlikte İngiltere'ye gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fotoğraf çektirir. Bu fotoğraf, Almanya'da büyük tartışma yaratır. Almanlar, Özil'in Erdoğan'ın siyasi kampanyasına destek verdiğini savunur. Ayrımcılığa varan tepkilerle karşılaşan Özil, Rusya'daki 2018 Dünya Kupası'nda maçlarda bazı taraflarca yuhalanır.

Siyasi suçlamaları reddeden Mesut Özil, şu açıklamayı yapar: "Daha önce de söylediğim gibi annem atalarımı, onların mirasını ve aile geleneklerini kaybetmeme asla müsaade etmedi. Benim için Cumhurbaşkanı Erdoğan ile fotoğraf çektirmek, siyaset ve seçimlerle alakalı değil, ailemin mensubu olduğu ülkenin en yüce makamına saygının bir gereğidir."

Başlangıçta Mesut Özil'i itham eden ve sonrasındaki ırkçılığa varan olaylara karşı tutum almakta geciken Almanya Futbol Federasyonu Başkanı Reinhard Grindel, gecikse de günah çıkartır: "Irkçı saldırılar karşısında daha net bir pozisyon almalıydım ve kendimi Özil'e siper etmeliydim."


Özil, son olarak 2018 Dünya Kupası'nda giydiği Almanya Milli Takımı formasını, aynı yılın Temmuz ayı sonunda bıraktığını açıklar.

Arsenal'den kopuş

Mesut Özil'in işleri son yıllarda Arsenal'de sarpa sarar. Çin yönetiminin Uygur Türkleri'ne karşı politikaları nedeniyle çağrıda bulunur. Sosyal medyadan yaptığı paylaşımda Sincan Özerk Bölgesi'ndeki Müslümanlar için sessiz kalınmamasını ister. Ve bu paylaşım, Arsenal yönetimini ayağa kaldırır. İngiliz ekibi, Çin pazarını kaybetmekten korkar. Ve bu yüzden Özil-Arsenal gerginliği artar. 2017/2018 sezonu sonunda Mesut'un Özil’in Arsenal kariyerini yavaş yavaş sona götürecek süreç başlar. Uzun yıllardır Arsenal'i çalıştıran Arsene Wenger görevinden ayrılır ve yerine Unai Emery takımın başına getirilir. İspanyol teknik adamla da şampiyonluk yarışından uzak kalınır.

Gerçek futboldan e-futbola!

Bu arada Kai Psotta, 2018'de 'Mesut Özil Futbolun Büyüsü ve Gerçekleşen Hayaller' ismiyle hayatını yazar. Kötü giden takıma Mesut Özil’in de eski performansından uzak kalması eklenir. Yıldız oyuncu, 42 maçta 6 gol ve 4 asistlik performans sergiler. 2019 sonunda Emery ile de yollar ayrılırken, yerine yine bir İspanyol ama aynı zamanda takımın eski yıldızlarından Mikel Arteta gelir. Değişim isteyen Arteta'nın Mesut ile yıldızı barışık değildir. 12 maçta forma giyen Mesut sadece 1 gol ve 1 asistte kalır. Sakatlık problemi de yaşayan Mesut ile Arsenal arasındaki ipler kopma noktasına gelir.

Gerçek futboldan biraz uzaklaşan Mesut Özil, diğer yandan e-spora merak sarar. 2018'de hem nişancılık oyunu Fortnite hem de EA Sports FIFA yarışmalarında yarışan e-spor takımı M10 eSports'u kurar.

Şahidi Cumhurbaşkanı Erdoğan oldu

Saha içinde zor günler geçiren Mesut Özil, saha dışındaysa mutludur. 2019 yılının Ocak ayında 2014 Türkiye güzeli Amine Gülşe ile nişanlanan Mesut Özil, aynı yılın haziran ayında da dünya evine girer. Türk gelenek ve göreneklerine göre görkemli bir düğün yapar. İstanbul'da boğazdaki bir otelde yapılan düğünde nikah şalidi de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dır. Mesut Özil ve Amine Gülşe çiftinin kızları Eda, geçen yılın Mart ayında dünyaya gelir. Maaş indirimini reddetti, kadro dışı kaldı.


Pandemi döneminde Arsenal’de en çok maaş alan oyuncu konumunda Mesut Özil vardır. Kulübün yaptığı indirim talebini reddeder: "Eğer bana yeterli bilgi verilseydi, maaş indirimini kabul ederdim. Hatta kulübün istediğinden daha fazla bile indirim yapabilirdim. Ancak durumu karşılıklı konuşmak yerine maaş indirimini kabul etmeye zorlandık. Böyle bir durumda her şeyi bilmeye, neden böyle bir talep geldiğini öğrenmeye ve paranın nerede kullanılacağını bilmeye hakkınız var.”

Böylece bağlar iyice kopar ve Arsenal, 2020-21 sezonunda Premier Lig yönetimine verdiği kadroda Mesut'u dışarıda tutar.

Moda dünyasına girdi

 

Mesut Özil, futboldan koptuğu günlerde boş durmaz. 12 Kasım 2020'de 'M10 Streetwear' adını verdiği bir giyim firması kurar. Lansmanda Mesut Özil fotoğrafları kullanılır. Adidas ile 16 Milyonluk anlaşması geçen yıl sona erdi ve uzatılmaz.
 

Fenerbahçe'nin ışığını gördü

Mesut Özil, Almanya günlerinde küçük bir çocukken üstünde Fenerbahçe forması vardır. Hiçbir zaman Fenerbahçe taraftarı olduğunu gizlememiştir. Fenerbahçe'ye olan tutkusuyla da bilinen ünlü medya patronu Acun Ilıcalı ile de çok yakın arkadaş olur. Ve başkan Ali Koç'a yakındır. Ancak hem Fenerbahçe hem Özil birbirini istese de yüksek maliyeti büyük bir engeldir. Koç, yaz döneminde de adı gündeme gelince 'Mesut Özil bir rüya" der. Ama, bir yandan da Fenerbahçe ışığı Özil için bir kere yanmıştır artık.

Nihayetin ara transferde Arsenal ile anlaşarak sözleşme feshedilir ve Tarkan'ın ünlü şarkısı çalmaya başlar:

"Gel gündüzle gece olalım
Gel gökyüzünde yıldız olalım
Seninle mutlu yarınlara koşalım
Gel beraber MESUT olalım."

Eksik parça tamamlanıyor

Dipten zirveye... Ve bunun içinde yapılmış zor seçimler, ödenmiş bedeller var...  Mesut Özil, şimdi hayatında yeni bir sayfa açıyor. Esasen bir yaşamındaki eksik bir parçayı tamamlıyor. Elbette yine para kazanacak bu eksik parçayı tamamlarken ama önceliğini bu kez çocukken sırtına geçirdiği o sarı lacivert hayali de gerçekleştirmek olduğu aşikâr. Fenerbahçe ona onunla mutla yarınlara koşmak isterken o da geçmiş yıllara; üzerinde sarı lacivertli forma olan o çocukluk hayallerine koşuyor aslında...

MESUT ÖZİL'İN KARİYERİ

Milli Takım Kariyeri:

2014 - Almanya ile Dünya Kupası şampiyonluğu
2009- U-21 Avrupa Şampiyonluğu
2010 - Dünya Şampiyonası üçüncülüğü

Kulüp Kariyeri:

2006 - Schalke 04- Almanya Gençlik şampiyonu
2009 - W.Bremen - Almanya Kupası şampiyonu
2011 – Real Madrid - İspanya Kupa şampiyonu
2012 – Real Madrid - İspanya Ligi ve İspanya Süper Kupa şampiyonu
2014,2015,2017,2020 İngiltere Kupa şampiyonu
2014,2015,2017 - İngiltere Süper Kupa şampiyonu

Dikkati çeken bazı ödülleri:

2009-10 Sezonu – Bundesliga’da en iyi asist ödülü
2010-11 Sezonu – Şampiyonlar Ligi en iyi asist yapan oyuncu
2011,2012,2013,2015,2016 – Yılın milli oyuncusu
2012-13 UEFA Yılın Takımı’nda yer aldı
2013 – Dünya oyun kurucu ödülü ikinciliği
2015-16 Sezonu – Premier Lig en iyi asist yapan oyuncu
2015 – Nisan, Kasım ve Aralık ayın futbolcusu
2016 - Arsenal yılın futbolcusu