• Diğerleri

Futbol ile görünür olma çabası: Deportivo Pachakuti

İngiliz filozof Simon Critchley, 'Futbol Düşünürken Aslında Ne Düşünürüz' kitabında oyunun poetikasını açıklamaya çalışırken şu soruyu soruyor: "Futbolun biçimindeki topluluk ve sosyalizm ile içeriğindeki azgın kapitalizm arasındaki çatışma çözülebilir mi?" Böylesi bir soruyla tanımlanmaya çalışılan futbol kendi içinde güncel politikanın nüvelerini de taşır. Oyuna bu perspektiften bakınca politik ve ekonomik çıkarların ne derece önemli olduğu da aşikar.
12 Temmuz 2020 11:09- Son Güncelleme - 12 Temmuz 2020 11:16
Google news abonelik

Hasan BEGDİLİ - AJANSSPOR

Dünya Kupası tarihi bize futbolun siyaset ya da güncel politika ile ilişkisini ortaya koyan örneklerle doludur. Arjantin'de düzenlenen 1978 Dünya Kupası, kanlı Videla iktidarının bir propaganda aracıydı. Dünya Kupası ile birlikte diktatör rejim, ülkede hayatın normale döndüğünü, insan hak ihlallerinin yaşanmadığını göstermek istiyordu.

Hatta Videla, açılış töreninde çok barışçı bir konuşma yapıyor ve, "Barışın, özgürlüğün ve adaletin ülkesine hoş geldiniz" diyordu. Gerçek ise çok farklıydı.

Diktatörlüğün işkence merkezi olarak bilinen 'Escuela Superior de Mecanica de la Armada' yani kısaca ESMA'da tutulan Arjantinli aktivist Adolfo Perez Esquivel, Dünya Kupası anılarını anlatırken maç günleri kendilerine işkence edenlerle birlikte gollere sevindiklerini söylüyordu. Ardından işkence devam ediyordu.

Luis Menotti ve diktatör Videla

Kendisini solcu olarak nitelendiren Luis Menotti'nin takımı yönetmesi hep eleştirildi ve 'Diktatörlüğe bir Dünya Kupası hediye etti' şeklinde yorumlara sebep oldu.

Menotti ise kendisini şu şekilde savunuyordu:

"Biz ordunun şeref tribünü için değil, insanlar için futbol oynuyoruz. Askeri diktatörlüğü değil, özgürlüğü savunuyoruz. Benim yetenekli futbolcularım, diktatörlüğün taktiğini ve sistemin terörünü alt ettiler."

1983'te ülkeyi terk etmesinin sebebini her ne kadar diktatörlük olarak açıklasa dahi sonralarında Videla rejimine yakınlığı iddia edildi, sıkça eleştirilere maruz kaldı.

Bugün sağ kolunda Che dövmesi bulunan Maradona, o zamanlarda diktatörlüğe karşı bir duruş sergilemiyordu. Hatta 1979 FIFA Gençler Dünya Kupası'nı kazandıktan sonra General Viola'dan ödül kabul ediyordu.

Ancak Luis Menotti sürpriz bir kararla Maradona'yı kadroya almıyor ve Mario Kempes konusunda ısrarcı oluyordu. Kempes de Menotti'nin güvenini boşa çıkarmamış, Arjantin'in şampiyonluğuna 6 golle katkıda bulunmuştu.

Böylesi bir arka planı olan 1978 Dünya Kupası, ESMA'ya sadece 2 kilometre uzaklıkta olan Estadio Monumental'de final yapıyordu. Futbol tarihinin en önemli organizasyonlarından olan Dünya Kupası böylece Videla'nın kanlı ellerinde yükseliyordu.

Bir futbol takımı ile görünür olma çabası

Peki futbolun siyasetle olan ilişkisi hep olumsuz örneklerden mi oluşuyor?

Arjantinli araştırmacı Guillermo Almeyra, "Tecrit futbol sayesinde kırılabilir; futbol ile sisteme ve ikditara birçok gizil gol atılabilir" diyerek oyunun görünür olmanın bir yolu olduğunu ifade ediyor.

Bolivya sınırları içerisinde yer alan Aymara halkının liderlerinden biri olan Felipe Quispe (eski bir gerilla) namı diğer Mallku (Tepeli Akbaba) Movimiento Indigena Pachakuti (MIP) partisinden milletvekili olarak Bolivya meclisinde yer almış siyasi bir figürdür ancak bununla da sınırlı değil.

Mallku kendi milletvekili maaşından futbol okulları finanse edip halkını görünür yapma çabası taşımıştır. Mallku, haziran 2005'te futbol sahnesine çıkan Deportivo Pachakuti takımını kurarak bu amacına ulaşmak istemşitir. Futbol takımı aynı zamanda MIP'e siyasi kadro yetiştirmeyi amaçlıyordu.

Mallku düşüncelerini şu şekilde açıklıyor:

"Köylerimizde ve derneklerimizde birçok iyi futbolcu bulunmakta, bu ülkenin insanları adeta yetenekleriyle doğuyorlar ve ben 'Deportivo Pachakuti' ile bu gençlere bir şans vermek istiyorum."

Felipe Quispe'nin düşüncesini Che Guevara'nın devrim hakkında söylediği şu söz aslında kısa bir şekilde özetliyor:

"Bizler sadece herkese aş verilsin diye devrim yapmıyoruz, aslolan yaşamı değiştirmektir."

Bazen süreç sonuçlardan çok daha önemlidir. Mallku, Aymara halkının yaşamını değiştirmek istiyordu, hayata bakışta yeni bir perspektif kazandırmayı amaçlıyordu. Beyazlara köle yetiştirmek olan sistemin çarkını kırmak istiyordu. Halkının kamusal alanda kabul edilmesini istiyordu. Bunun için de beyazların oyunu olan futbolu beyazlara karşı kullanmayı tercih ediyordu.

Mallku, "Savaş meydanında kurşun atarak kazanılıyor, spor sahasında ise gollerle" diyerek spor ve siyaset arasındaki ilişkiyi değerlendiriyordu.

Günümüzde Deportivo Pachakuti

2015 yılına kadar Mallku kulübü tek başına finanse ederken artık bunun mümkün olmadığını ifade ederek, Deportivo Pachakuti'yi satışa çıkardı. Ancak kulüple ilgili şu an ulaşabildiğimiz tek şey aktif olarak kullanılmayan bir sosyal medya hesabı.

Kendi kalesine ilginç gol