• Diğerleri

Futbola dönüş mümkün

22 Mayıs 2020 14:28- Son Güncelleme - 22 Mayıs 2020 14:36
Google news abonelik

Futbola dönüş mümkün

HÜSEYİN ÖZKÖK

Galatasaray-Beşiktaş derbisinin olduğu 13-17 Mart haftasında Süper Lig’in oynanmasını çoğunluk gibi ben de eleştirmiş ve federasyonun risk aldığını çeşitli mecralarda belirtmiştim. Nitekim Galatasaray-Beşiktaş maçı sırasında virüs taşıdığı daha sonra anlaşılan Abdürrahim Albayrak ve Fatih Terim’in iletişimde olduğu herkes ve küçücük basın toplantı odasında Terim’in toplantı yaptığı 70 basın mensubunu farkında olmadan riske atılmış oldu.

Kimse çok bilgi sahibi değildi

O hafta eleştiriler yoğundu çünkü her şey çok yeniydi. Hayatımızda ne önlem, ne test, ne sosyal mesafe, ne maske, ne de kısıtlamalar vardı. Ayrıca virüsün ne kadar insana bulaştığı hakkında kimsenin fikri yoktu. Yanı başımızdaki insandan emin değildik. İlk günlerde yapılması gereken tek şeyin statları dezenfekte etmek olduğu söylenmişti. Kısaca bir bilinmezlik hakimdi ve karşımızda ne olduğu tam olarak belli olmayan bir düşman vardı. Sadece çok bulaşıcı ve öldürücü olduğunu biliyorduk. İşte bu bilinmezlikler o zaman birçok teknik adamın, futbolcunun ve medya mensubunun itirazına neden olmuştu. O dönem için herkes bana göre haklıydı.

Artık 'Yeni Nomal' dönemindeyiz

Ama şimdi öyle mi? Birçok yeni kavram hayatımızda girdi. Bunların en başında da 'Yeni Normal' kavramı geliyor. Artık bu görünmeyen düşmana karşı ne tür önlemler alacağımızı ve hayatımızı bunlara göre devam ettirebileceğimizi biliyoruz. Ülkemiz mücadelede önemli mesafeler kat etti. Normale dönüş süreci işlemeye başladı. Dolayısıyla futbola da, aynen mücadelede en başarılı birkaç ülkeden biri olan Almanya’nın yaptığı gibi, sıkı önlemler alınarak dönülebilir. Çünkü dünyada hiçbir ülkenin bu virüs ortadan kalkana veya tüm insanlığın kullanabileceği bir aşı bulunana kadar 'futbolu, sporu durduralım' deme lüksü yok. Bu sektörden de bizler dahil yüz binlerce insan ekmek yiyor. İşte yeniden maçlara başlama nedenleri tamamen ekonomik olan Bundesliga da bunun olabileceğini bize hazırlanan güvenlik paketi ile gösterdi.

Futbolcuya pozitif ayrımcılık var

Futbolcuya pozitif ayrımcılık var

Ayrıca, futbolcuların öngörülen izolasyon ve kısıtlamalar ile özel hayatlarından çok daha düşük bir risk altında olduklarını unutmamak gerekiyor. Futbolculara yapılan pozitif ayrımcılık bugün dünyada hiçbir sektöre hatta sağlık çalışanına bile yapılmıyor. Katı bir izolasyonda yaşamak zorunda kalacak oyuncuların sağlıkçılara bile yapılmazken haftada iki kez teste tabi tutulması, Almanya’da en çok eleştiri alan konulardan biri. Bu bağlamda TFF’nin Süper Lig’i oynatmak için çaba göstermesi kesinlikle anlaşılabilir bir durum. Evet, ligi oynatmaya çalışmanın en önemli motivasyonu ekonomi. Peki, bütün büyük liglerde neden aynı değil mi? Hollanda ve Belçika yılda sadece 80 Milyon Euro yayın geliri olan ligler. (Almanya 1 Milyar 160 Milyon) Tribün gelirleri onlar için çok daha önemli. Ama bu da devreden çıktığı için en iyisi bu zahmete gerek yok deyip liglerini durdurup çeşitli şekillerde tescil ettiler. Fransa’da ise devletin katı tutumu ligin durdurulmasına neden oldu.

Ama alt ligler oynatılmasın

Ancak şerh koyacağım bir nokta var o da alt liglerin devamının düşünülmesi. TFF 2, 3 ve BAL liglerinin durdurulması gerektiğine inanıyorum. Çünkü Türkiye’nin her yerinden binlerce futbolcu, hakem ve görevlinin yer alacağı organizasyonları kontrol etmek ve izolasyon altında tutmak kesinlikle imkânsız.

Bir de şu sıralarda “O dönem oynamaya itiraz edenler şimdi birden neden oynamayı kabul ediyorlar” şeklinde eleştiriler okuyorum. Bu karşılaştırmaları yapanlar da devletimizin pandemiyle ne kadar başarılı mücadele ettiğini ve salgının gerilediğini söyleyenler. Yukarıda o dönemin gerekçelerini saydım. Ama şimdi başarıyla yapılan bir mücadele var ve insanlar artık önlem olarak neler yapılmasının gerektiğini çok iyi biliyorlar. Dolayısıyla bu 'Yeni Normal'e ve ülkenin mücadelesine güven duymaya başlamış olabilecek insanları “Neden şimdi oynamak istiyorsunuz” diye eleştirmek bence büyük haksızlık.

8. Hafta / Arsenal - Bournemouth: 1-0 (Özet)