Ajansspor

Mustafa Denizli'yi Fatih Terim antrenör yaptı

Editör: Ali Bozkurt

Son Güncelleme /

Galatasaray ve Fenerbahçe'nin eski futbolcusu Semih Yuvakuran, Mustafa Denizli'yi Fatih Terim'in antrenör yaptığını söyledi. Yuvakuran, Denizli'yi Jupp Derwall'e Terim'in önerdiğini açıkladı.

Mustafa Denizli'yi Fatih Terim antrenör yaptı
Haberin Kaynağı:
Ajansspor
Google NewsAbone OlOkunma Süresi: 8 dk
WhatsApp'ta PaylaşFacebook'ta PaylaşX'ta Paylaş
😀-
😂-
😢-
😡-
😲-

AJANSSPOR HABER


Şampiyon Kulüpler Kupası'nda Galatasaray ile yarı final oynayan, daha sonra ezeli rakip Fenerbahçe'ye transfer olan Türk futbolunun önemli isimlerinden Semih Yuvakuran, gazeteci Hakan Can’ın YouTube kanalına konuştu. Yuvakuran, Fatih Terim ve Mustafa Denizli hakkında çarpıcı bir bilgi paylaştı.

3-5-2 oynatan Galatasaray'ın hocası İvic'in kendisi için 'tam aradığım adam" dediğini  ve 'Mutlaka alınsın' direktifi verdiğini belirten Yuvakuran,  "Galatasaray 5 veriyor, Bursa 1 veriyor. Ben 'Arayı bulalım' dedim ama kabul etmediler. Bursa'ya dışarıdan gelen adam 5-10 alıyor sana diyorlar ki sen bizim çocuğumuzsun. Hâlâ devam ediyor bu sistem" dedi.

Yuvakuran Galatasaray'a transfer sürecini şöyle anlattı: "Alp (Yalman) abi numaramı bulmuş. Ben o zaman Yorgancılar Çarşısı'nda çalışıyordum. Alp Abi (Yalman) dükkanın numarasını aradı. Görüştük. Ne söylersem 'Tamam' diyordu. Ben seni bu takımın başına kaptan alıyorum. Ben 1 yıllık futbolcu almıyorum. Çeki yazıp verdi bana. 'Cayarsan pire için yorgan yakarım' dedi. Zaten çocuğum daha da korktum. 'Tamam abi ben caymam' dedim."

Ertesi gün Bursaspor’un fiyat arttırarak sözleşme imzalamasını  istediğini söyleyen Yuvakuran, "Kabul etmedim. Çünkü söz vermiştim. Sonra Mirsad Sejdiç ve 25 milyon karşılığında beni Galatasaray’a verdiler" diye konuştu.

Yuvakuran, Galatasaray'da ilk antrenmanını hayatım boyunca unutmayacağını vurgulayarak şunları söyledi: "Bursa’da çimde antrenman yapıyorduk. Galatasaray tesislerine geldim. Çim değil kiremit tozuydu. Antrenmana çıktığımda ikinci gün benim topuğum çıktı. Aslında kum çok iyi, çimden daha iyi. Ama kuruduğu zaman taş gibi oluyordu. Galatasaray’daki ilk gecemde ağladım."

"19 yaşındaydım Galatasaray’a geldiğimde Raşit, Prekazi, İsmail, Simoviç, Fatih Terim gibi büyük isimler oynuyor. Ben onlarla antrenmana çıktığıma bile inanmıyorum" diyen Semih Yuvakuran,  İstanbul'a alıştıktan sonra Bursa'ya daha nadir gitmeye başladığını söyledi.

Kendisine bu süreçte Fatih Terim'in çok yardımcı olduğunu belirten Yuvakuran, "Fatih Terim benim için ağabey gibiydi. Herkes 'Hoca' der, ben hâlâ 'Ağabey' derim. Sağ olsun bana çok yardımcı oldu Fatih Ağabey. İlk sene Türkiye Kupası'nı aldık. İkinci sene namağlup ikinci olduk. Böyle bir şey dünyada da pek yoktur herhalde" dedi.

Yuvakuran, Ivıc'in yerine gelen Almanya Milli Takımı'nın eski teknik direktörü Jupp Derwall'in kendisinin gönderilmesini istediğini söyledi. Başkan Yalman'ın buna müsaade etmediğini belirten Yuvakuran, "Derwall kitabında bana yer verdi sonra. 'Futbol hayatımda beni en çok yanıltan futbolcu oldu. Futbolda olsaydım onun karşısında oynamak istemezdim' şeklinde bahsetmişti" diye konuştu.

Semih Yuvakuran, Fatih Terim'in Mustafa Denizli'nin kariyerine nasıl etki yaptığını şöyle anlattı: "Mustafa Denizli o dönemde genç takımı çalıştırıyordu. Mustafa Denizli’yi antrenör yapan Fatih Terim’dir. Derwall’in yardımcısını Almanya’ya kursa gönderdiler. Yardımcısı yoktu o dönemde. O sırada Fatih Terim,  Jupp Derwall’e Mustafa Denizli için 'Yardımcın olabilir' diyor. Sonrasında Mustafa Denizli, Derwall'in yardımcısı oldu."

Semih Yuvakuran, Galatasaray formasıyla 14 yıl sonra gelen şampiyonluğun öyküsünden de bahsetti. Ligin son haftalarında yaptığı hatayla skorun 1-0'dan 2-0'a geldiğini belirten Yuvakuran, " Otobüse bindiğimizde herkesin surat beş karış. 'Bu senede gitti' dedik. Ben gülüyorum. İsmail (Demiriz) 'Niye gülüyorsun' dedi. 'İsmail biz şampiyon olacağız' dedim."

Ligin son maçı olan ve 2-1 kazanılarak şampiyonluğun geldiği Eskişehirspor karşılaşmasına değinen Yuvakuran şöyle konuştu: "Eskişehir maçında her yer tıklım tıklım doluydu. Ellerimiz ayaklarımız titriyordu kaybedersek diye. Son dakikada neredeyse gol yiyorduk. Eğer gol olsaydı ben soyunma odasına kaçardım. Şampiyon olunca kıyamet koptu. Stattan çıkamadık saatlerce. Sahanın içi dopdoluydu. Tesisler tıklım tıklımdı. 14 sene sonra şampiyon olan takımın oyuncusu olduğum için çok mutluyum."

Arka arkaya iki yıl şampiyon olan Galatasaray, Şampiyon Kulüpler Kupası'nda (o zamanlar Şampiyonlar Ligi yoktu) Türkiye'yi temsil etti. İlk sezonunda kupayı kazanan PSV Eindhoven'a tek yenilgiyi 2-0'lık skorla tattırdı. Ancak Hollanda'daki ilk maçı 3-0 kaybettiği için Avrupa'ya veda etti. Ertesi yıl ise Neutchatel Xamax zaferi (0-3, (5-0) ile yarı finale yükselen Galatasaray Hagi'nin forma giydiği Steau Bükreş'e (0-4, 1-1) elendi.

Semih Yuvakuran, Galatasaray'ın tarihe geçen Avrupa maçları için şunu söyledi: "PSV’nin rövanşında, Mustafa Denizli bana 9 numarayı tutmamı söyledi. 9 numara zıplamadan kafa atıyordu. Ama ona top vermedim hiç. Maç bittikten sonra bana gelip sarıldı ve tebrik etti."

Avrupa'da ikinci yıl yenilmenin akıllarına gelmediğini belirten Semih Yuvakuran, "Bu maç zor olur diye hiç düşünmüyorduk. Kaç atarız diye düşünüyorduk. Takım birbirini ezberlemişti artık. Mustafa Denizli çok iyi bir kadro yakalamıştı. Derwall çok iyi bir takım bıraktı. Ama Denizli’nin yaptığı da kolay değildi. O takımı korudu ve kendini geliştirdi" dedi.

Neuchatel zaferini değinen Yuvakuran şunları söyledi: "Maça kaybettiğimiz andan itibaren hazırlanmaya başladık. Maç 3-0 bitti. Mustafa Denizli soyunma odasına girdi daha duş almamıştık. Denizli, 'Arkadaşlar problem değil, biz bunları 5-0 yeneceğiz' dedi. Tutacağımız adamların resimlerini koyduk odalarımıza. Maça çıktığımızda numara aramıyorduk zaten tanıyoruduk adamları. İlk golden sonra 'Bu iş bitti' dedim. Maçı tekrar izlediğim zaman gözlerim hala yaşarıyor. İyi ki o zamanları yaşamışım diyorum."

Yarı finaldeki 4-0 kaybedilen Steaua Bükreş maçında hakem hataları olduğunu vurgulayan Semih Yuvakuran, "Bükreş müthiş bir takımdı. Onu eleseydik Milan’la karşılaşacaktık. Keşke olsaydı da final oynasaydık diyorum. Sürekli gelen gidenler oluyordu ama ben hep oradaydım. 8 sene boyunca hem A Milli Takım'da hem de Galatasaray’da oynadım. Evlendim evime gidemedim" dedi.

Semih Yuvakuran'ın kariyerinde iki İngiltere maçı önemli yer tutuyor. İzmir'de 0-0 biten maçın rövanşında Wembley'de İngiltere, Türkiye'yi 8-0 mağlup etmişti. Yuvakuran o maçları şöyle anlattı: "İngiltere maçından önce İzmir’de bana yine bir resim geldi. Mustafa Denizli Lineker’in fotoğrafını verdi. Adam yer uçağı gibiydi. Maç başladı, yanından hiç ayrılmadım. Tekme tokat saldırdım. Maç bittikten sonra bana 'Kerpeten' dedi ve tebrik etti. Tekmeliklerini indirdi, her yeri çizik içindeydi."

Rövanşta İngilizlerin kendilerine bilendiğini belirten Semih Yuvakuran, 8-0'lık maç için şöyle konuştu: "Bizim sahalarımız küçük. Wembley’e çıktığımızda kalenin birinden diğeri gözükmüyordu. İlk defa ölçüleri bu kadar büyük bir sahada oynadım. O maçta nefes alamamıştık. Solbek olarak sağ bek İsmail Demiriz'i göremiyordum. Ayağıma top  değmeyince kaleci Fatih'e gittim, 'Autu ben kullanayım' dedim. Top geldiğinde karşımda 3 kişi var. Rakibi saydım 11 kişi mi diye.. Maç başladı ve bitti zaten. 5. dakikada 3-0 olmuştu. Adamlar gol attıkça 'İzmir, İzmir' diyordu."

Semih Yuvakuran, Galatasaray formasıyla yaşadığı en kötü anlardan birinin Fenerbahçe karşısında Türkiye Kupası'nda 2-2'nin rövanşında alınan 4-3'lük yenilgi olduğunu söyledi. Yuvakuran'a göre ilk yarısı 3-0 önde kapatan Galatasaray'ın yenilgisinde Mustafa Denizli'nin sözleri büyük rol oynadı.

Semih Yuvakuran yaşananları şöyle anlattı: "İlk yarı 3-0 bitti. Prekazi röveşata deniyor, Mirsad bacak arası falan deniyor. Devre arasına girdik. Mustafa Denizi 'Ne yapıyorsunuz siz. Bu maç 3-0’dan 4-3 olursa görürsünüz' dedi. İlk yarı saldıran takımın sanki iliği kemiği boşaldı. Yürüyecek halimiz kalmadı. İkinci yarının başıyla golü yedik. Mustafa Denizli’nin hep o lafı geliyor aklıma. En büyük antrenörlük hatasıdır diye düşünüyorum. En son söylenecek laftır o."

Karşılaşma sonra soyunma odasının cenaze evi gibi olduğunu belirten Yuvakuran, "Bir suçlu aramadık. Kazandıysak takım olarak kaybettiysek takım olarak kaybettik. Maç sonrası sokakta Fenerbahçeliler dalga geçiyor. Elleriyle 4 işareti yapıyor. Bizimkiler 'Yazıklar olsun' diyor. 1 ay maçın etkisinden çıkamadım" dedi.

Semih Yuvakuran, Galatasaray'dan nasıl ayrıldığını da anlattı. Yuvakuran, anlaşmak için masaya oturduğunu belirterek "Beni göndermeyi kafaya koymuşlardı. O dönemde bana 600  teklif ettiler. Tamam dedim en azından 400’ünü peşin verin dedim. Kabul etmediler. Beni göndermeyi kafaya koymuşlardı. Kapıyı vurup çıktım. Beyoğlu’nda yürürken ağlıyordum" dedi.

O dönem yöneticilerin kendisine niye böyle davrandığına anlam veremediğini söyleyen Yuvakuran,  gerçeği 15 yıl sonra bir Divan Kurulu üyesinden öğrendiğini söyledi. Yuvakuran, "Bana niye bunu yaptıklarını seneler sonra öğrendim. Yöneticiler o zaman Fenerbahçe’nin beni istediğini biliyormuş. En yüksek bonservis benim ücretimdi.  Para kalmamış. Benden gelen parayla o yıl büyün futbolcuların maaşlarının ilk taksitlerini ödemişler. Yani Galatasaray’dan kopuşumun sebebi bu" diye konuştu.

Galatasaray ile anlaşamadıktan sonra dönemin Fenerbahçe Başkanı Metin Aşık'ın kendisini arayıp yanına çağırdığını belirten Yuvakuran, nasıl Fenerbahçe'ye imza attığını şöyle anlattı: "Metin Aşık beni aradı ve yanına çağırdı. 'Başkanım kötü durumdayım gelemem' dedim. Ama ısrar etti. Sonra buluştuk. Başkan 'Seni istiyoruz' dedi. Ne dediysem başkan 'Tamam' dedi. 4-5 mislini istedim... 'Tamam' dedi. Yazdı kontratı imzalattı. Daha eşim bile bilmiyordu. Beni 1 ay gizlediler. Sonra noter geldi oraya imzayı attık mecburen. Fenerli oldum sonra."

''Fenerbahçe'nin ekmeğini yemek, havasını tatmak varmış" diyen Yuvakuran, kendisini camiaya kabul ettirmesinin zor olduğunu ancak bunu başardığını söyledi. 5.5 sene sarı lacivertli formayı giydiğini vurgulayan Yuvakuran, "Şu anda çok mutluyum. Kongre üyesiyim ve Fenerbahçe’yi destekliyorum" dedi.

Yuvakuran, Fenerbahçe'nin en büyük Avrupa hezimetlerinden olan 7-1'lik Sigma Olomouc maçında sahadaydı.  Maçta hakem faciası yaşadıklarını vurgulayan Yuvakuran şöyle konuştu:  "Hakemler maçı resmen satmışlar. Hakemlere para verildiğini de biliyoruz. 150 bin dolar mı 200 bin dolar mı... Önce bizimkilerden istemişler. Bizimkiler vermemiş... Hakemler 'görürsünüz siz' diyorlar... 'A' diyorsun sarı kart, 'B' diyorsun kırmızı kart... Gerson, Hakan (Tecimer), İsmail (Kartal) atıldı. Artık adamlar 5’e 2 oynuyorduk maç sonunda. Hakeme 'Artık maçı bitir' dedim."

Fenerbahçe, UEFA Kupası 2. tur eşleşmesinin ilk maçında Çek takımı Sigma Olomouc'u İstanbul'da İsmail Kartal'ın penaltıdan attığı golle yendi.  4 Kasım 1992'de oynanan rövanşı Jorge Coroado yönetti.  Portekizli hakem, maçın başında penaltı verdi. 41. dakikada İsmail Kartal, 71. dakikada Gerson ve Hakan Tecimer'i oyundan atarak Fenerbahçe'yi 8 kişi bıraktı. Karşılaşma 7-1 Çek takımının galibiyetiyle sona erdi.

Bu videoya da göz atabilirsin

Sizin için önerilen haberler yükleniyor...