AjanssporAjansspor uygulamasını indir

Şampiyonluk matematiği

İlk Yayınlanma : 29 Ara 2020 - 09:38 / Son Güncelleme : 29 Ara 2020 - 09:40

Süper Lig'de Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe şampiyonluk mücadelesi veriyor. Hangi takım sezon sonunda şampiyonluğa ulaşacak? Ajansspor yazarı Ahmet Çakır, şampiyonluk yarışını ve şampiyonluk matematiğini yazdı.

Ahmet ÇAKIR

Bu yazı 3 hafta önce yazılmalıydı, biraz geç kaldım. 3 hafta önce Galatasaray 11 maçta 23 puana ulaşmıştı ve bu son iki sezonda ilk kez şampiyonluk adayı olduğu anlamına geliyordu.

Evet, biliyorum, bu şaşırtıcı bir ifade. Galatasaray her zaman doğal bir şampiyonluk adayı. Yarışta geri kaldığı durumlarda bile Sarı-kırmızılı takımın mutlaka hesaba katılması gerekiyor. Bunu herkes biliyor.

Ayrıca son yıllarda Süper Ligin en ağır maliyetli kadrosu Galatasaray'da. Fenerbahçe'nin 3 yılda yaptığı 48 transfer bile bu durumu değiştirmedi. Böyle bir kadrosu olan takımın doğal şampiyonluk adayı oluşu tartışma götürmez.

Peki o zaman, bu ifadeyi niye kullanıyoruz?

Çok basit, işin matematiğine baktığınızda, gerçek şampiyonluk adaylığı için mutlaka oynadığınız maç sayısını 2 ile çarparak elde edeceğiniz puanın üzerine minik bir ek yapmak gerekiyor.

Örnekle anlatalım: Son iki sezonda 3 puanlı dönemin en düşük rakamlı şampiyonlukları kazanıldı. 2018-19'da Galatasaray, geçen sezon da M.Başakşehir 69 puanla şampiyon oldu. Bu da 34 maçlık yarışta karşılaşma başına 2 puanı kılpayı da olsa aştıklarını gösteriyordu.

Kaldı ki geçmişte 83 puana kadar ulaşılan şampiyonluklar olmuştu (2005-06). Normal şampiyonluk puanının da 75'in üzerinde olduğu hesaplanabilirdi. Bu sezonki 40 maçlık yarış için de bu rakamın epeyce üzerine çıkma zorunluluğu açıktı.

Bu hesaba göre, maç başına 2 puanın üzerine çıkamadığınız sürece matematik anlamda şampiyonluk adayı değilsiniz. O sırada lider bile olsanız, bu işin matematiği size ‘aday değilsiniz' diyor.

***

Galatasaray geçen sezon bu yönden hiç şampiyonluk adayı olamadı. Evet, 8 maçlık galibiyet serisiyle çok parlak bir bilanço oluşturdu ama 24'üncü haftada 48 puanı vardı ve hala aday değildi. Pek çok kişiye göre Sarı-kırmızılı takım geride kalan 10 maçta en yüksek puanı toplayıp şampiyonluk olacaktı.

Elbette ki bunu yapabilirdi ama önce Sivasspor deplasmanında 2-2 ile bırakılan, ardından Koronavirüs sürecinin etkisini göstermeye başladığı, seyircisiz Beşiktaş maçında kaybedilen 2'şer puan, şampiyonluk matematiğinin bozulmasına yol açtı.

Koronavirüs koşullarında ligin tamamlandığı 8 maçlık serüvende neler yaşandığını biliyorsunuz. Trabzonspor'un cezası olmasa ilk 5'e bile giremeyip Avrupa'ya gidemeyecek bir Galatasaray karşımıza çıktı. Şampiyon olacağım derken sezonu 6. sırada bitirdi.

***

Bu sezonun 11.haftasında 23 puana ulaşan Sarı-kırmızılı takım uzun süredir ilk kez gerçek anlamda şampiyonluk adayı oldu. Boş haftanın ardından aradaki F.Karagümrük yenilgisiyle sarsılan Cim Bom, Göztepe ve Trabzonspor galibiyetleriyle alışkın olduğu zirveye yerleşti ve gerçek bir şampiyonluk adayı oldu.

Aslında hepsi İstanbul'da yaşanan 3 yenilgi Galatasaray için berbat bir durum. Bu, şampiyon olunan sezonların 34 maçlık serüveninde yaşanan ortalama yenilgi sayısına yakın. Ancak bu sezon farklı bir lig olacak. 21 takımlı düzende rakamlar biraz daha değişecek.

Ligin ilk yarısında şampiyonluk matematiğinin içinde yer alabilmek için en az 41-42 puan toplamak gerekiyor. Sezon sonu da 82-84 puan olarak hesaplanabilir. Elbette ki sürprizler olacak ve bu hesaplar tutmayabilecektir. Ancak 1987'den bu yana hükmünü yürüten bir gerçeğin de hiçbir önemi yoktur denilemez.

***

Aslında Galatasaray bu sezon pek de parlak bir performans ortaya koymadı. Özellikle G.Rangers'e yenilerek noktalanan Avrupa serüveni tam bir yıkımdı. Çünkü oradan gelecek 6.3 milyon Euro, bugünkü koşullarda 63 milyon Euro kadar değerliydi. Nitekim, o maçın kaybedilmesi ve hemen ardından gelen Kasımpaşa yenilgisi üzerine başkan Mustafa Cengiz, Terim'le yaşayacağı sıkıntıyı bile umursamadan yaşadığı üzüntüyü gizleyememişti. Attila Gökçe ağabeyimizin usta gazeteciliğiyle öğrendiğimiz duygularını camiada herkes paylaşıyordu.

Özellikle akılalmaz paralar ödenen Diagne ve Falcao'dan en küçük bir verim alınamaması gibisinden facialar, o paraları bulmak zorunda olan yönetim için elbette ki büyük bir yıkımdı. Üstelik, o günden sonrası için de durum pek parlak görünmüyordu. Neyse ki rakiplerin de kayıplarıyla Cim Bom yine yarışta var olmayı başardı ve her bakımdan şampiyonluk adayı olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Kuşkusuz ki 40 maçlık maratonda daha köprülerin altından çok sular akar. Herhangi bir takımın şimdiden şampiyon ilan edilmesinin getirdiği sakınca ve sıkıntılar da ortadadır. Ancak buralarda bulunmaya zaten alışkın olan Galatasaray için durum biraz daha değişiktir. Sarı-kırmızılı takım bir felakete dönüşebilecek olan zorlu dönemi başarıyla atlatmıştır. Hele takıma girmekte olan genç oyuncuların varlığı, camianın moral ve güvenini alabildiğine artırmıştır. Bundan sonrasına daha güvenli bir biçimde bakılmaktadır.

Elbette ki başta Beşiktaş olmak üzere 1'er 2'şer puan geriden Galatasaray'ı izleyen takımlar da şampiyonluk adayıdır. Önümüzdeki haftalarda zirvenin sık sık el değiştirmesi de sürpriz olmaz. Ancak puanınız maç başına 2'yi aşmadan, bu işin matematik gereğini yerine getirememişsiniz demektir.