Erol Bedir: Yüzdelik artış yerine 2-3 milyon euro sapma hakkı tanınabilirdi

17.12.2019 - 14:42 | Son Güncellenme: 17.12.2019 - 14:42

Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) harcama limit aşımının yüzde 30'dan yüzde 40'a çıkartılması ile ilgili konuşan İstikbal Mobilya Kayserispor'un eski başkanı ve Kulüpler Birliği'nin eski Asbaşkanı Erol Bedir, "Bu iş sıkı tutulursa Türk futbolunun kalkınmasının miladı budur" dedi.

 Erol Bedir, Demirören Haber Ajansı'na (DHA) verdiği röportajda ilk olarak şu ifadeleri kullandı;

"Bütçe uygulaması ve bütçeyi aşma durumunda yaptırımların gelme meselesi geçen sene Aralık aylarında başlamıştı. Çok güzel başlamıştı. TFF ve Kulüpler Birliği'nin yaptığı, UEFA'nın da katkı verdiği bir durumdu. Bütçe limiti getirilecekti, eğer bir takım bu limiti aşarsa yeni talimatlarla birlikte bir takım cezalar uygulanacaktı. Türkiye Bankalar Birliği de devreye girip yeni bir başlangıç yapılacaktı. Bu çalışma geçen senenin Aralık ayından itibaren iyice hız kazandı. Fakat bu çalışmalara rağmen bazı takımlarımızın pahalı transfer yapması nedeniyle gerek TFF, gerekse de Bankalar Birliği geri adım atmak zorunda kaldı. Yapılandırma geçen sene Ocak ayında başlayacakken, yeni lisanslama yönetmeliği de Şubat ya da Mart ayında açıklanacakken, maalesef devam etti ve o sezonu öyle kapattık. O bittikten sonra Haziran'ın sonuna doğru lisans yönetmeliği açıklandı. 'Oluşacak olan bütçeden yüzde 30 daha fazla bütçe oluşursa şu şekilde ceza verilecek' denildi. İşin garibi, Haziran'ın 28-29'unda açıklanan Lisans yönetmeliğinden önce takımlar zaten transferlerini yapmıştı. 'Bu neden gecikti?' diye soracak olursanız, geçen sene sezonun devre arasında 10-12 milyon euro bedelle futbolcu alımı yapılması, Bankalar Birliği'nin korkup geri adım atması, TFF'nin seçime gidecek olması ve gelecek yönetimin bu işi yapsın demesi bir kargaşayı da beraberinde getirdi."

"TFF'NİN VE BANKALAR BİRLİĞİ'NİN DE BU ORAN ARTIŞINI İSTEYEREK YAPTIĞINI DÜŞÜNMÜYORUM"

Takvim olarak işleyişin yanlış yapıldığını belirten Bedir, "Lisans yönetmeliği açıklandıktan sonra 2 Eylül'de bütçeler belirlendi. O tarihte takımlar transferlerini bitirmiş, lig başlamıştı. Kabaca hesap ediyorduk ama resmi olarak bir açıklama yapılmamıştı. Bütçesinin ne olduğunu bilmeyen bir takım birden bire bütçen şudur denilerek yaptırımla karşı karşıya kaldı. Takvimin düzgün uygulanmaması, lisans yönetmeliği ve bütçelerin geç açıklanmasından dolayı bu talimatın uygulanma şansının çok zayıf olduğu da bir vaka idi. Bunun için o tarihte federasyon, kulüplere yüzde 30 sapma belirleyerek bu yılı geçiştirip seneye tam anlamıyla oturtmaya çalıştı. Fakat burada da bir aksaklık vardı. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Medipol Başakşehir yüzde 30'u da aşsalar bütçelerine sığamıyorlardı. Bu durum Kayserispor için problem teşkil etmiyordu. Biz hesabımızı yüzde 30'luk oran içine sığdırmıştık. Ama bir çok sığmayan takım vardı. Yüzde 30 ile bu durum toparlanır mı diye düşünüldü. Fakat sonradan yapılan hesaplamalar, yeni transferler ile bütçelerin geç teslim edilmesi ve 5-6 kulübün yüzde 30'luk oranı aşmış olmalarından dolayı ceza gerektireceği ortaya çıktı. Bu nedenle kulüpler yavaş yavaş bunu dillendirmeye başladı. Kulüpler Birliği'nde benim dönemimde de bu durum oturulup düşünülmedi. 'Bu bütçeye biz sığamayız' diyen kulüpler vardı. O zamandan beri bu oranın yüzde 40'a, yüzde 50'ye çıkmasını isteyen kulüpler vardı. Bunun 1 tarafı da Bankalar Birliği. Borç yapılandırmasında bulunan kulüpler eğer yüzde 30'u aşarlarsa saptıkları bölümü yöneticiler kendileri karşılayacaktı. Hem Bankalar Birliği'ni hem TFF'yi ilgilendiren engeli federasyon bir nebze aşmış gözüküyor. TFF'nin ve Bankalar Birliği'nin de bu oran artışını isteyerek yaptığını düşünmüyorum. Ama geçiş dönemi olduğu için ciddi sıkıntıya soktu. Örneğin Antalyaspor'dan bahsedeyim; bütçesi 4 milyon Euro. Bu paraya bütün takımı kuracaksınız, futbolcuların primlerini ve teknik heyetin maaşlarını ödeyecek, varsa bonservis paraları ödenecek. Bunu da 4 lilyon Euro'yu geçmeyecek şekilde yapacak. İmkansız bir şey. Göz göre göre yanlış" ifadelerini kullandı.

"TÜRK FUTBOLUNUN KALKINMASININ MİLADI BUDUR"

Limit aşımı oranının Ocak veya Şubat ayında açıklanıp bir sonraki sezonu kapsaması gerektiğini savunan Erol Bedir, "Bankalar Birliği ile anlaşma yapıp da bir an önce frene basalım denildiği için geçen seneden başlandı. Yüzde 30 ya da yüzde 40 artırımda şöyle de bir adaletsizlik var; mesela Galatasaray'ın bütçesi yaklaşık 65 milyon Euro. O bütçesi yüzde 30 - 40 artırdığınız zaman 20-25 milyon Euro ilave bütçe veriyorsun. Fakat bir Anadolu kulübünün bütçesinin toplamı 12-13 milyon euro. Bir takım şampiyonluğa gidiyorsa 2 Kayserispor oluşturacak kadar transfer yap ve şampiyon ol deniliyor. Artış yapılacaksa yüzde şeklinde değil de her kulübe 2'şer 3'er milyon euro hesap hatası olacak diye standart hak verilebilirdi. Yüzdeye vurduğumuz zaman birinin bütçesi 70 milyon euro ve ona 20 milyon euro ek bütçe çıkıyor. 12 milyon euro bütçeli takıma da 2 milyon euro bütçe çıkıyor. Makas iyice açılıyor. Bu yıl karışıklığın en büyük sebebi takvimin geç açıklanması. Yaptırım yapamayacak olan 'yaparsam bir yerden döner mi?' tereddütünde olan TFF'nin böyle bir tedbir aldığını düşünüyorum. Bu iş önümüzdeki seneden itibaren sıkı tutulursa Türk Futbolunun kalkınmasının miladı budur. Eğer bu limitlere uyulursa hem yabancı sınırlamasına gerek kalmaz, yüksek fiyatlara yabancı gelmez, hem de alt yapıya ciddi önem verilir" açıklamasında bulundu.

Senin için hazırladığımız haberler